Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği 8 bin 500 yıllık Aktopraklık Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Necmi Karul başkanlığında sürdürülürken, önemli bulgular elde edildi. Bursa’nın yanı sıra Anadolu’nun tarihine de ışık tutan kazı çalışmalarında 3 yıl önce bulunan yetişkin erkek ve kadın ile çocuğa ait iskeletlerin, domuz bağıyla bağlanıp, işkenceyle öldürüldüğü saptandı.

İskeletlerin parçalanmış kafa tasları 3 ay önce Denizli’ye gönderildi. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Bora Boz’un yürüttüğü proje kapsamında iskeletlere yeni yüz yapılması için çalışma başlatıldı. PAÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi anatomi uzmanı Doç.Dr. Mehmet Bülent Özdemir, parçalı olan kafa kemiklerini bütün haline getirdi. Yeniden yüz oluşturulması için parametreleri belirledi. PAÜ Teknokent’te Ar-Ge çalışmaları yapan Elektrik-Elektronik Yüksek Mühendisi Ali Boz, da 3D teknolojisini kullanarak kadına ait olan kafatasına yüz yaptı. Yüksek Mühendis Boz, şöyle konuştu:

“Anadolu insanının doku yüz kalınlıklarının dataları kullanarak kemiklerin üzerinde yüzlendirme yaptık. Pamukkale Üniversitesi Teknopark’taki firmamızda 3D teknolojisini kullanarak mataryellere zarar vermeden yüzlendirme yapabiliyoruz. Tarihçiler, 8 bin yıllık iskeletlerin, Avrupa göç edenlerin atalarına ait olduğunu söylüyor. Bizim yüzünü yaptığımız kadına, ‘Avrupa’nın atalarından biri’ diyebiliriz.”

“ARKEOPARK’TA SERGİLENECEK”

Kardeşi Ali Boz ile yer aldığı projenin yürütücüsü Doç. Dr. Bora Boz ise, Bursa Aktopraklık Höyüğü Kazı Heyeti Başkanı Doç.Dr. Necmi Karul ile yaptıkları görüşmede, yüzlendirme yaptıkları kadının çene kemiğinin geniş olduğunu, bunun normal değer olmadığını söylediklerini anlattı. Doç.Dr. Boz, şöyle dedi:

“Çünkü, bir kadına göre çene kemiği oldukça genişti. Necmi Karul, 8 bin yıl önce bu insanların sepetçilik yaptığını, sepet yaparken sürekli ağız kısmını kullandıkları için, çenelerinin güçlü olduğunu söyledi. Bizim Denizli’ye getirdiğimiz üç kafatası bir erkek, bir kadın ve bir çocuğa ait. Üçü de domuz bağıyla bağlanıp, infaz edilmiş. Bu insanlar kurban edilmişte olabilir. Kazı bölgesinde antropolojik çalışmaların yanı sıra DNA araştırmaları da devam ederken, biz de Denizli’de etlendirme ve yüzlendirme çalışmalarını sürdüreceğiz. Yüzler bittiğinde Arkeopark alanında sergilenecek.”

08.02.2014 Bursa Hakimiyet