‘Dream of Phaselis’e Koşullu Vize

651

Antik kentin arazisinde yapılacak otel için iki kurum ‘SİT alanına girilmesin, onaylanan planlara uyulsun’ dedi. Bakanlık da ÇED istemedi.

Dünyaca ünlü antik kent Phaselis’in arazisinde ‘Dream of Phaselis’ adıyla turizm tesisi yapılması için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün ‘parselin SİT alanına giren bölümüne müdahalede bulunulmaması’, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’nün de ‘alan için onaylanan planlara uygun hareket edilmesi’ koşulunu öne sürdükleri belirlendi. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce de bu kurumlardan gelen koşullu olumlu görüşler doğrultusunda “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı aldıklarını açıkladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Antalya’da Ares Fasilis İnşaat Turizm Ticaret A.Ş.’nin SİT alanı ve milli park alanları içinde bulunan bölgede yapacağı turizm tesisini bir önergeyle Bakan Güllüce’ye sordu. Oran önergesinde şunları kaydetti: “Phaselis’in 180 dönümlük arazisine Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’nin 208 oda, 6 tenis kortu ve 3 yüzme havuzlu otel inşa edeceği gündeme yansımıştır. Arazinin Beydağları Olimpos Sahil Milli Parkı sınırlarında olduğu gibi 1. derece arkeolojik SİT alanı kapsamında kaldığı bilinmektedir. 26 Aralık 2013 tarihinde 1. derece SİT alanında yapılacak projeyle ilgili bakanlığınızca ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir’ kararı hangi hususlar göz önüne alınarak verilmiştir? Antik kenti olumsuz etkilememek adına öngördüğünüz önlemler nelerdir? Kızılçam ağaçlarını korumak için nasıl bir planlama yapmaktasınız? Proje yapılırken Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na bağlı kalınmış mıdır?” Bakan Güllüce yanıtladı Güllüce, Oran’ın önergedeki eleştiri ve sorularını şöyle yanıtladı: “878 parsel üzerinde Ares Fasilis İnşaat Turizm Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan 280 oda kapasiteli Dream Of Phaselis ünvanlı tesis projesi için 3 Ekim 2013 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin 15. maddesi kapsamında; 3 Aralık 2013 tarihinde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüze elektronik ortamda müracaat edilmiştir. İl Müdürlüğümüzce yapılan incelemede; projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı alanın arkeolojik SİT durumunun incelenmesi için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün, Milli Park sınırlarında kalıp kalmadığının belirlenmesi için de Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü’nün görüşü sorulmuştur. Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 6. Bölge Müdürlüğü Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri neticesinde il müdürlüğümüzce tesis tarafından uyulması gereken çevresel yaptırımların da ÇED ‘Gerekli Değildir Kararı’na esas teşkil eden proje tanıtım dosyasında taahhüt altına alınması sağlanarak, söz konusu karar verilmiştir. Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün kurum görüşünde; projenin SİT alanı dışında kalan kısmında bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtildiğinden, parselin SİT alanına giren bölümüne herhangi bir müdahalede bulunulmaması koşuluyla projede sakınca olmadığı belirtilmiştir. Orman ve Su işleri Bakanlığı’nın 6. Bölge Müdürlüğü Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü’nün kurum görüşünde ise ‘alan için onaylanan plan ve plan hükümlerine uygun hareket edilmesi şartıyla alanda yapılacak yatırımların sakıncası yoktur’ denilmiştir. İl müdürlüğümüzün ‘ÇED gerekli değildir’ kararı; ÇED Yönetmeliği’nin 15, 16 ve 17. maddeleri kapsamında değerlendirilip, ilgili kurumların görüşleri alınmak suretiyle, Çevre Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan mer-i mevzuat çerçevesinde uyulması gereken çevresel yaptırımların ilgili proje tanıtım dosyasında taahhüt altına alınması sağlanarak verilmiştir.”

14.04.2014 Radikal