Kadının Binlerce Yıldır Değişmeyen Rolü

481

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, kadının adının hep var olmasına karşın yerinin hep erkeğin yanında bulunduğunu, gücünü büyük oranda erkeğin konumundan aldığını belirtti.

Antik Çağ’da ülkeye hükmeden bir kadının bulunmadığını belirten Prof.Dr. Nevzat Çevik, “Antik çağların çok tanrılı dinlerinde baştanrı hep erkek oldu. Yanında da bir eş olarak tanrıça kadınlar vardı. Tıpkı kraliyetlerdeki gibi. Kadın iktidarda değildi ama iktidardı. Erkekler dünyayı yönetti, o da erkekleri” diye konuştu.

“YONTULARIN KONUSU KADIN YAPIMCISI ERKEKTİ”

Binlerce yıldır neredeyse her işin ‘kadın’ odaklı olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nevzat Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın, 40 bin yıllık duvar resimlerine, yontucuklarına yansıdı. Neolitikte tarıma, kalkolitikte kente geçildiyse ve kurulduysa imparatorluklar; yanında yöresinde hep kadın vardı. Erkek uygarlığının baş eseriydi kadın. Nerede bir yontu, nerede bir resim ve nerede bir şiir varsa erkekler bunları hep kadınlar için yaptı. Tanrıçalar erkeklerin elinde vücut buldu. En ünlü yontuların konusu kadın, sanatçısı erkekti”

ORKESTRA ŞEFLERİ HEP ERKEK OLDU

Antik Çağ’dan bahseden Prof.Dr. Çevik, “Aklın, üretimin, bereketin, doğurganlığın, baharın, doğanın dirilişinin, aşkın öncüsü tanrıçaları hep kadındı. Ama orkestra şefleri hep erkek oldu” dedi.

KADINLAR İÇİN YAPILAN SAVAŞLAR

Kadınlar yüzünden çok savaş yapıldığını anlatan Prof.Dr.Çevik, şunları söyledi: “Kadın paylaşılmazların başındaydı. Nice dünya egemenleri, sadece kadınlara boyun eğdi. 7 kıtaya hükmeden sultanlar en dokunaklı aşk şiirlerini yazdı kadınlara. Mesela koca sultan Yavuz Sultan Selim Han, ‘Sirler pençe-i kahrimdan olurken lerzan / Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek’ diyordu. Ama aynı erkekler, uğruna vuruştuğu ve şiirler yazdığı kadına egemen olmak için de tüm toplumsal kuralları erkek için erkeğe göre biçimlendirdi. Evliliğin, mirasın, tüm yaşamın kuralları erkeğe göre düzenlendi. Belki de sadece son iki yüzyıldır gittikçe yükselen bir çizgide kadın tek başına bir birey olarak toplumda yerini almaya başladı da, Merkel’ler ve daha pekçok başkaları toplumda öne çıkar oldu ve toplum da bu ivmeyle nitelikleşmeye, saygınlaşmaya başladı. Kadının sosyal durumu bir toplumun, uygarlığının aynasıdır.”

KADININ ADI “AŞK”

Tüm zamanlarda kadınsız bir hayatın sözkonusu bile olmadığını belirten Prof. Dr. Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlık varolduğundan bu yana kadın tüm yaşama damgasını vurdu. Kadının adı hep vardı ama erkeğin yanında. Kadın iktidarda değildi ama iktidardı. Erkekler dünyayı yönetti, o da erkekleri. Kadın tarihin de, coğrafyanın da her yerindeydi. Tarlada bereket, evde direkti. Sevgiliydi, anneydi, eşti, kardeşti. Vazgeçilmezdi tüm zamanlar boyunca. Tutkuydu, tehlikeydi, gerçekti. Kadının adı hep aşktı.”

05.06.2014 haberler.com