Tarihle İç İçe Yaşıyorlar

0
465

Yatağan ilçesine bağlı Eskihisar Mahallesi’ndeki Stratonikeia Antik Kenti’nde yaşayan vatandaşlar 3 bin yıllık kentte uygarlıklarla iç içe yaşıyor. Anadolu’nun yerli halkı olarak bilinen Karialılar ve Lelegler’e ev sahipliği yapan Stratonikeia Antik Kenti, Helenistik, Roma, Bizans, Anadolu beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde de önemini sürdürdü. Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik kentte, 3 bin 500 yıllık yerleşimle ilgili bulgular tespit ettiklerini, kentte tarih sürecinin her döneminden kalıntılar bulabilmenin mümkün olduğunu söyledi. Antik kentin yaşayan bir arkeoloji kenti olma özelliğiyle bir benzerinin bulunmadığını dile getiren Söğüt, antik dönemden günümüze kadar olan süreçte yapıların bir bütün olarak korunduğunu ifade etti.

Söğüt, Osmanlı dönemi taş döşeli yollarda yürünerek gezilen başka bir antik kent bulunmadığına dikkat çekerek, kenti ziyaret edenlerin Helenistik Dönem Caddesi’nde yürürken bir tarafta Roma dönemine ait meclis binası, diğer tarafta ise Osmanlı dönemine ait Ağa Evi’ni görebildiğini belirtti. Bu zenginliğin Stratonikeia Antik Kenti’nde günümüze kadar devam eden bir yaşamın göstergesi olduğuna işaret eden Söğüt, “Hala kent içerisinde yaşayan aileler var ve burada yaşamlarını sürdürüyorlar. Burada yaşayan insanlarla Stratonikeia’nın antik dönemden günümüze kadar hiç ara vermeden devamlılığını sürdürdüğünü görebiliyoruz. Tarihi süreç boyunca bu yaşam bazen çok kalabalık bazen de çok küçük olabiliyor” dedi.

YAŞAYAN AİLELER KENTİN KURUCULARI VE KORUYUCULARI

Stratonikeia Antik Kenti’nde önemli kalıntıların yanı sıra yaşayan insan hazinelerinin de bulunduğunu anlatan Söğüt, şöyle konuştu: “Roma döneminde 80 bin nüfusa çıkan bu kent şu an 5 aileye ev sahipliği yapıyor. Burada yaşayan aileler gerçek olarak buranın kurucuları ve koruyucuları. Biz de burada hem kazıyoruz hem de yaşıyoruz. Antik kentte yaşayan ailelerin hüzünleri, mutlulukları burada geçmiş. Bu nedenle buraları terk edemiyorlar. Hayatlarını bu kente adamış aileler kentin korunmasına da yardımcı oluyorlar.” Stratonikeia Antik Kenti’nde eşi ile yaşayan Ahmet Sarı ise kentin yaşayan bir arkeoloji kenti olduğunu ve bir benzeri bulunmadığını vurguladı. 1970’de antik kente yerleştiğini anlatan Sarı, “Aynı yıl başlatılan ilk kazı çalışmalarında görev aldım. Bir süre kente gelen turistlere bilet satışı da yaptım. Daha sonra kentin müze deposunda gece bekçiliği görevini üstlendim. 1997 yılında da burada emekli oldum” diye konuştu. Emekli olduktan sonra da antik kentten ayrılamadığını ifade eden Sarı, ölene kadar eşiyle birlikte kent içerisinde bulunan evlerinde yaşayacaklarını dile getirdi. Stratonikeia Antik Kenti’ne gelen ziyaretçilere çay ve kahve ikramında bulunan Dursun Okutur da Eskihisar Mahallesi’nde doğup büyüdüğüne işaret ederek, şunları kaydetti: “Tarihle iç içe yaşamak çok güzel bir duygu. Biz burada kente

gelenlere hizmet ederken diğer taraftan kentin korunması için de çaba gösteriyoruz. Ölene kadar burada yaşayacağım. Gelen misafirlere odunda çay ve kahve yapıyorum, ikram ediyorum.”

07.07.2014 Yeni Asır