Anadolu’da ‘Kazı’ Bereketi

761

Akademik yılın sona ermesiyle yeniden başlayan arkeolojik kazılar, Anadolu topraklarının bereketini ortaya koydu. Yurdun dört bir yanında yeni başlayan kazılarda çeşitli buluntuları gün yüzüne çıkarmasının yanı sıra yaklaşık 160 yıldır kazıların devam ettiği Knidos Antik Tiyatrosu ziyarete açılmak için gün sayıyor.

Yerli ve yabancı bilimadamları, arkeoloji uzmanları ve öğrencilerin katılımıyla bütün hızıyla devam eden kazı çalışmaları kapsamında, son dönemde aralarında 163 santimetre yüksekliğinde mermer bir erkek heykeli, Yunan mitolojisinde aşk tanrısı olarak bilinen Eros’u simgeleyen 6 metrekarelik mozayik ve Nevşehir’de gergedangiller fosillerinin de bulunduğu eserler açığa çıkarıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Knidos Antik Kenti’nin 4 bin 500 kişilik küçük tiyatrosunun rölöve, restitüsyon, restorasyon ve ışıklandırma projelerinin hazırlanması ve tiyatronun onarımına geçilmesi için ilk çalışmalar başladı.

1850’li yıllarda Charles Newton tarafından kısmen kazılan tiyatroda, 1970’lerde Amerikalı arkeologlar sahne bölümünü neredeyse tamamen açığa çıkartmış, orkestra bölümünde ve batı analemmanın dışında kalan son dolgu toprak 2006 ve 2013 yıllarında Türk arkeologlarca kazılmış, Knidos’un iki tiyatrosundan biri olan ‘Küçük Tiyatro’ tümüyle gün yüzüne çıkarıldı.

İlk kez kazılmaya başladığından bugüne yaklaşık 160 yıl geçtikten sonra limana hakim konumuyla eşiz bir manzaraya sahip bu görkemli anıtın eski ihtişamlı günlerine dönmesine yönelik çalışmalara hız verildi.

Bu amaçla Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Selçuk Üniversitesi adına sürdürülen Knidos Kazı ve Araştırmaları kapsamında bu kazı sezonu içinde planlanan en önemli faaliyetlerden Küçük Tiyatro’nun iki yıl içinde rölöve, restitüsyon, restorasyon ve ışıklandırma projelerinin hazırlanması ve onaylanan projeler doğrultusunda tiyatronun onarımına yönelik birinci aşamanın gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, geçen ay başlanan faaliyetlerin ilk aşamasında zemin etüdü, morfolojik ve jeolojik gözlemler ve haritalama, jeoradar, sismik prospeksiyon, elektrik rezistivite ölçümleri ve temel sondajlama çalışmaları yürütüldü. Deprem kuşağında yer alan antik kentte, ileride tiyatroda yapılacak onarımların sağlıklı ve kalıcı olabilmesine temel oluşturan faaliyetlerin yanı sıra rölöve çalışmaları da başlatıldı.

Ören yerinin hemen girişinde yer alan ve kente deniz yoluyla ulaşan ziyaretçilerin de ilk karşılaştıkları yapı olan tiyatronun, genel durumu ve ziyaret koşulları iyileştirilerek içten ve dıştan aydınlatmalar sonrasında ziyarete açılması amaçlanıyor.

-Tripolis’te mermer heykel bulundu

Denizli’de yer alan Tripolis Antik Kenti’ndeki kazılarda ise 163 santimetre yüksekliğinde mermer bir erkek heykeline rastlandı.

Denizli Müzesi Müdürlüğü başkanlığında, 60 civarında kişi tarafından 4 farklı alanda yürütülen çalışmalar neticesinde, orijinalinde cadde kenarındaki mermer paye üzerinde yükseldiği düşünülen heykelin bel kısmından kırıldığı, baş kısmının günümüze kadar korunamadığı gözleniyor.

Boydan tek parça halindeki elbise ile tasvir edildiği görülen heykelin, yapılacak restorasyon ve konservasyon çalışmaları sonrasında Denizli Müzesi Müdürlüğünde sergilenmesi öngörülüyor.

-Her yıl 4 binin üzerinde eser çıkarılıyor

Öte yandan, binlerce yıllık tarihiyle onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun dört bir yanında yerli ve yabancı bilimadamları, arkeoloji uzmanları ve öğrencilerin katılımıyla kazı çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor.

Geçen yıl 516 kazı çalışmasına yaklaşık 43 milyon lira ödenek aktarılırken bu yıl ise kazı sayısının 570’e yükselmesi ve buna bağlı olarak ödeneğin de arttırılması öngörülüyor. Balıkesir’den Adana’ya, Kütahya’dan Bartın’a, Nevşehir’den Kars’a devam eden kazılarda her yıl 4 binin üzerinde eser topraktan çıkarılıyor.

Çoğu antik kentlerde kazı çalışmaları yeni başlarken, son zamanlarda gündeme gelen buluntulardan bazıları ise şöyle:

– Adana’nın Yumurtalık ilçesindeki arkeolojik kazılarda, Yunan mitolojisinde aşk tanrısı olarak bilinen Eros’u simgeleyen ve Roma dönemine ait 6 metrekare civarında at üzerinde balık avlayan yeni mozaik bulundu.

– “Tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen ve dünyanın en eski tapınak merkezi olarak kabul edilen Göbeklitepe’deki kazı çalışmalarında kanal izlerine rastlandı.

– Amasra Çok Programlı Lisesinin temel kazısı sırasında Roma dönemine ait tapınak kalıntılarına rastlanıldı. Amasra Müze Müdürlüğünce yapılan sondaj çalışmalarında Roma dönemine ait sütun başlığı ve kaidelere ulaşılmasının ardından Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca, 3 bin metrekarelik alanda kazı yapılması kararı alındı.

– Kütahya’nın Simav ilçesinde kanalizasyon kazısı sırasında ise Bizans dönemine ait olduğu tahmin edilen bin 500 yıllık arşitrav bulundu.

– Nevşehir’in Gülşehir ilçesindeki TOKİ inşaatı esnasında fosil yataklarına rastlanmasının ardından yapılan kurtarma kazılarında atgiller, öküzgiller, gergedangiller, zürafa, domuz gibi hayvanlara ait fosiller ortaya çıkarıldı. Kapadokya Bölgesi’nin jeolojik devir faunasının belirlenmesine önemli katkı sağlayacağı düşünülen fosil örnekleri Nevşehir Müze Müdürlüğünde koruma altına alındı.

14.07.2014 TIME TURK