2 Bin 200 Yıllık Tarih Gün Yüzüne Çıkarılıyor

609

Ordu Kent merkezine 20 kilometre mesafedeki Bayadı Mahallesi sınırları içinde bulunan antik yerleşim alanı “Kurul Kayası” bölgesindeki kazı çalışmaları yeniden başladı.

Doğu Karadeniz’in ilk arkeolojik kazısı olan ve 2010 yılında kazı çalışmaları başlatılan bölgedeki Kurul Kalesi’nde çalışmalar yeniden başladı.

Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt’un kazı başkanlığını yürüttüğü çalışmalar, 25 kişilik ekiple sürdürülüyor.

Kazı çalışmalarının yürütüldüğü alanda AA muhabirine kazıyla ilgili bilgi veren Şenyurt, Kurul Kayası’nın artık bir “Kurul Kalesi” olduğuna dikkat çekerek, “Biz artık buraya kaya değil kale diyoruz” dedi.

Hedeflerinin bölgedeki tarihi ortaya çıkarmak olduğuna değinen Şenyurt, şöyle devam etti:

“Burada 2010 yılında başlattığımız kazılardan sonra Kurul Kayalığı olarak bilinen mevkinin bir kale olduğu ve buranın bir kale olarak yapıldığını tespit ettik. Daha önce sadece bir su tüneli bulmuştuk. Buranın eski bir kale, garnizon olduğunu anladık. Geçen yıl yaklaşık 45 gün süren kazılarımızda 15 arkeolog, toplam 20 işçi ile çalışmalarımızı sürdürmüştük. Bu yılki kazılarımızda 15’i arkeolog 25 kişi ile çalışmalarımızı başlatmış bulunmaktayız.”

Bu yıl da çalışmaların ödenek azlığı nedeniyle 15 gün süreceğini belirten Prof. Dr. Şenyurt, şöyle konuştu:

“Yaptığımız kazılar sonucu burasının 2 bin 200 yıllık bir geçmişi olduğunu ortaya çıkardık. Biz açıkçası daha zayıf bir mimari yerleşim alanı beklerken burada 1-2 metrelik kalın duvarları olan ve içerisinde sayısı oldukça fazla olan büyük depolama küplerinin bulunduğu ve şimdilik Saray ya da mabet diyebileceğimiz bir yapı açığa çıkmaya başladı. Bu da bize burada daha önce hem dini hem askeri hem de ticari amaçlı yerleşildiğini bize gösteriyor. Dört yıl süren çalışmalarımızın ardından önemli eserleri toprak altından gün yüzüne çıkarmayı başardık.”

Çıkarılan eserler müzede sergilenecek

Amaçlarının kazıları en az 20 yıl daha sürdürerek Kurul Kalesi’ni tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayan Şenyurt, “İnşallah burası tam anlamıyla turizme kazandırılmış olacak. Önümüzdeki yıllarda da turistlerin ziyaretine açılacak” ifadelerini kullandı.

Toprak altından birçok mimarı kalıntının çıkarılarak muhafaza altına alındığını anlatan Şenyurt, şunları kaydetti:

“Kazı çalışmalarında tepe adaları, giriş kapısı, dinsel ve kültürel alanlarda kullanılan seramik, sikke, ok ucu, tanrı ve tanrıça büstleri ve birçok ürün bulundu. Bunların yanı sıra yüzlerce yanmış ahşap kalıntıları, yüzlerce çivi, metalden silahlar ve bıçaklar, hançer uçları, baltalar, kazmalar, çapalar, keskiler ve dokuma tezgahları çıktı. Kazılar devam ettikçe bu eserlerden daha çok çıkacağına eminiz. Bu eserler köy merkezine yapılan bir kazı evinde toplanıyor. İleride kurulacak bir müzede sergilenecek.”

Prof. Dr. Şenyurt, kazının bölge tarihine ışık tuttuğunu sözlerine ekledi.

19.07.2014 haberler.com