Çocuklar Yeşilova Höyüğü’nde 8500 Yıl Öncesine Yolculuk Yapıyor

563

Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 7-11 yaş arası tarih meraklısı çocuk, İzmir’de “zaman yolculuğuna” çıkıyor. Çocuklar, üç gün süren yolculuk sırasında tarih öncesi döneme ait yaşamı, o dönemdeki gibi giyinip, o şartlarda yaşayarak öğreniyor. Keyfili vakit geçirmeyle yeni şeyler öğrenmeyi bir arada gerçekleştiren yaz okulu, tarih eserlere saygılı, onları koruma bilincine sahip nesiller yetişmesini hedefliyor.

Yeşilova Höyüğü Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin, höyüğün 8500 yıl öncesine kadar giden tarihi geçmişe sahip olduğunu ifade ederek, İzmir’de ilk yaşayan toplumun kültürünü, yaşam tarzını, yaşam koşullarını bu alandan öğrendiklerini kaydetti. Alandaki kazı çalışmalarını 2005 yılından bu yana sürdürdüklerini belirten Derin, her yıl kentin tarihi ve kültürüne ilişkin yeni şeyler öğrendiklerini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Derin, tarih öncesi dönem yerleşim alanını topluma anlatmak ve alanı turizme açmak için gayret ettiklerini aktararak, “İzmir ve çevresi tarihi zenginliklerle dolu. Klasik dönem Roma kentleri çok yoğun. Onların yolları, sütunları, belirgin mimarları varken tarih öncesi dönemlere ait bulgular günümüze kadar daha az kalabiliyor. İşte bu ilk kültürü, ilk toplumu öğretmek için burada Bornova Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ege Üniversitesi’nin desteğiyle farklı aktivite yaratmaya çalıştık” diye konuştu.

– Çocuklar arkeolog oluyor

Derin, internet üzerinden yaz okulu için kazı alanına başvuru yapan çocukların, “Yeşilova Höyüğü’nde Arkeoloji Eğitimi ve Zamana Yolculuk” projesinde 3 gün süresince tarihi yaşayarak öğrendiğini vurguladı. Çocukların öğrenmeleri için kazı alanında tarih öncesi döneme ait bir köy inşa ettiklerini anlatan Yrd. Doç. Dr. Derin, şöyle devam etti:

“Köyde o dönemin uygun kıyafetleri giyerek, buradaki kültürü yaşayarak anlatmaya çalışıyoruz. Buğdaydan un, undan ekmek yapmayı, kilden takı, taşlardan kesici alet yapmayı öğreniyorlar. Onlar için hazırladığımız kazı alanında arkeolog gibi çalışarak arkeolojinin nasıl bir şey olduğunu anlıyorlar. Bizim en büyük eksiğimiz kendi kültürümüzü ve tarihimizi çok iyi tanımamak. Hem iyi öğrenmiyoruz, hem de iyi tanıtamıyoruz. Öğrenemediğimiz için tarihi eserlerimiz çoğunlukla tahrip edilebiliyor. Toprak altından çıkan eserler hepimizin. Bunları korumak, anlamak ve geleceğe en iyi şekilde taşımak için burada projeler geliştirmeye çalışıyoruz.”

-“Tarihi eserleri korumak gerektiğini öğrendim”

Yaz okulu için Yeşilova’yı tercih eden 11 yaşındaki Deniz Özmen, annesinin yaz okulları ararken burayı gördüğünü, tarihi eserlere ilgisi nedeniyle tercihini bu yönde kullandığını ifade etti. Yaz okulunda tarihi alanlarda nasıl kazı yapıldığını öğrendiğini aktaran Özmen, burada tarihi eserlerin çok önemli şeyler olduğunu gördüğünü söyledi. Özmen, etkinlikler çerçevesinde kazı yaptıklarını, buldukları parçaları önce yıkayıp kuruttuklarını, ardından parçaları bütün haline geliştirmek için birleştirdiklerini dile getirerek, “Tarihi eserleri korumak gerektiğini öğrendim, bundan sonra tarihi eserleri koruyacağım” dedi.

Yaz okulu sayesinde ilk kez kazı alanına gelen 8 yaşındaki Mert Öztekin de arkeologların keyifli bir işi olduğunu, büyüyünce arkeolog olmak istediğini belirtti.

22.07.2014 TIME TURK Fotoğraf: Arşiv