Arkeolog İstihdam Platformunda Mesaj Var

1323

“Cumhuriyetin ilk yıllarındaki müze sayısı, arkeolojik kazı sayısı ve çalışan personel sayısı bugün ile mukayese edildiğinde; uzman personel sayısı artacağı yerde azalmıştır. Oysa 2013 yılında Diyanet İşleri Başkanlığına 3750 personel alımı yapılırken Kültür ve Turizm Bakanlığına 50 yılda bırakın arkeologu bu kadar personel dahi alınmamıştır. 2013 Haziran sonu itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığının 141,911, Adalet Bakanlığının 155.000, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ise 27,307 personeli mevcuttur. Buna karşın Kültür Bakanlığının Turizm ile birleşmesi ve kurumların özelleştirilmesi vesilesiyle çeşitli kurumlardan aktarılanlar ile personelle sayısı 17,683’e ulaşmış olsa da kültürel mirasın korunması konusunda uzman personel sayısı maalesef 700 civarındadır. 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nden Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan ödenek 5,443 milyar TL olduğu bilinmektedir. Bu haliyle Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ekonomi, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının toplam bütçelerine eşit bir bütçeye sahiptir. Fakat Kültür ve Turizm Bakanlığının Bütçesi Savunma Bakanlığı Bütçesinin sadece % 7’si kadardır. Polis sayısı 300,000’in üzerinde ve asker sayısının da 700.000 civarında olduğu düşünüldüğünde ülke genelinde 800’ü bile bulmayan arkeolog kadrosuyla devletin kültüre ne derece önem ortadadır.

Kültürel miras anlamında oldukça geniş yelpazeye sahip olan Anadolu’da arkeolojik alanların kaderi ile onlara gözbebeği gibi bakan arkeologların kaderi aynıdır. İkisi de özensizliğe mahkûm edilmektedir. Her yıl üniversitelerin arkeoloji bölümünden mezun olan arkeologların sayısı yaklaşık 2500 iken yılda atama sayısı bu sayının %1’i bile değildir.

Tüm bu adaletsizliğe rağmen bizlerin istihdamının sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı’na zorunlu kılınması mezun işsiz sayısı ile atanan arkeolog arasındaki uçurumu daha da arttırmaktadır. Arkeologların; valiliklere bağlı İl Özel İdareler ve belediyelerde kurulması zorunlu olan ancak bugüne kadar sayısı 30’u geçmeyen KUDEB’lerde, Maden Teknik ve Arama Enstitüsü’nde, Devlet Su İşleri’nde, Karayolları’nda ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığında istihdam edilmesi gerekmektedir. Oysaki 2012 KPSS Haziran atamalarında Kültür ve Turizm Bakanlığına 9 arkeolog kadrosu ayrılırken yukarıda saydığımız kurumların hiç birine alım yapılmamıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında 11 arkeolog kadrosunun 9’unda istihdam mevcuttur. MTA’da sadece 6 arkeolog bulunurken asıl arkeolog bulundurması gereken kurumların başında olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığında ne yazık ki hiç arkeolog istihdamı yoktur.

Bütün bu alternatiflerin yanında müzelerde uzman arkeolog ihtiyacı da oldukça fazladır. Çünkü müze uzmanları arkeolojik araştırmalara yetişememekte, depolardaki eserlere gerekli zamanı ayıramamakta sadece günlük bürokratik işlerle uğraşmaktadır. Hatta bir müze müdürünün mevcut personelinin yetersiz olduğu, bu nedenle kurtarma kazılarına dahi yetişemedikleri geçtiğimiz aylarda ulusal basında yer almıştır. Buna rağmen KPSS 2012 Haziran atamasında 9 arkeolog alan Bakanlığın kadroları artırmaya yönelik çaba harcamadığı açık ve net bir şekilde görülmemektedir. Bu da yetmiyormuş gibi tüm bölümlere uygulanan sözleşmeli personel alımı (4-B) nedense arkeologlara uygulanmamaktadır. Bu durum ise adaletsizliğin ve eşitsizliğin bir başka göstergesidir.

Bizlerin Bakanlığa yönelik önerilerinden biri de; ülkedeki arkeoloji bilincini arttırmak, bu ülkenin sahip olduğu kültürel mirasını ve önemini gelecek kuşaklara aktaracak olan çocuklarımıza kavratmak için Milli Eğitim Bakanlığınca orta öğretim müfredatına arkeoloji derslerinin konması ve bu derslerin de konunun uzmanı arkeologlar tarafından verilmesidir.

Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunduğumuz projelerden bir diğeri ise; müze ve koruma kurullarına bağlı bölge kazı müdürlüklerinin oluşturulmasıdır. Bu oluşum istihdam sorununa alternatif çare olacağı gibi aynı zamanda müzelerin çalışma yükünü hafifletecek hem de müze uzmanlarına kendi alanlarına yönelik bilimsel çalışma yapma fırsatı yaratacaktır.

Diğer önemli bir sorun ise, arkeologların kendi alanı dışında yapılan KPSS sınavına tabi tutularak, mesleki becerileri ve mesleklerine yönelik iş deneyimleri göz önünde bulundurmadan sınav sonucuna göre Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı “Koruma Kurullarına” ve “Müzelere” yerleştirilmesidir. KPSS atamalar neticesinde mesleki tecrübeden yoksun, kâğıt üzerinde diplomaları olan ancak Türkiye arkeolojisine yeterli düzeyde katkı sunamayacak kişiler ile arkeolojideki bilimsel çalışma kalitesi de ne yazık ki düşmektedir.

YÖK’ün her yıl arkeolog kontenjanını artırması, buna karşın devletin mevcut kültür politikasında arkeolojiyi ve arkeologları %1’lik atama ile saf dışı bırakması sonucunda, üniversitelere umutla giren ancak mezun edildikten sonra adeta kaderine terk edilen on binlerce genci ülkemizin tarihsel geçmişiyle birlikte karanlığa mahkûm etmektedir.

Bizler Arkeolog İstihdam Platformu olarak bir yandan arkeolojiye gereken önemin verilmesi yönünde çaba harcarken, diğer yandan arkeologların çalışması zorunlu olan Kurumlarda arkeolog istihdamının arttırılmasına yönelik gayret sarf etmekteyiz”

25.07.2014 Arkeolog İstihdam Platformu