Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleri, mimari yapısı ve kalıntılarıyla Urartular dönemine ait önemli bilgilerin elde edilmesini sağlayan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları 25 yıldır sürüyor.

Taş ve kerpiç işçiliğinin yanı sıra tapınak bölümündeki süsleme ve surlardaki kapartmalarla dünya üzerindeki en önemli ve özel Urartu tapınaklarından biri olan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Işıklı başkanlığında yürütülüyor.

Önceki yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan tarihi eserlerle Urartular dönemine ait çok önemli bilgilerin elde edildiği Ayanis Kalesi’nde bu yıl da öğretim üyesi, yüksek lisans öğrencileri, arkeoloji bölümü öğrencileri ve restoratörlerden oluşan 25 kişilik ekiple çalışma yapılacak.

Kazılarda çeyrek asır geride kaldı

Işıklı, yaptığı açıklamada, Ayanis Kalesi’ndeki kazının 1989 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu tarafından başlatıldığını anımsatarak, hocasından aldığı bayrağı kendisinin devam ettireceğini belirtti.

Doç. Dr. Işıklı, bu yıl kazıların 25. yılını kutladıklarını ve en büyük destekçilerinin Kültür Ve Turizm Bakanlığı olduğunu aktardı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Arkeoloji bülümü öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve öğretim üyelerinin yanı sıra, Ege ve Batman üniversitelerindeki restoratörlerden oluşan ekiple çalıştıklarını aktaran Işıklı, şöyle dedi:

“Bu yılki program içinde özellikle acil müdahale gerektiren alanlarda çalışmalarımız söz konusu. Bu nedenle restoratörlere büyük bir iş yükü düşüyor. Bu sene ayrıca Van Bölge Koruma Kurulundan onay alan tapınağın çatı projesinin hayata geçirilmesi için büyük mücadele veriyoruz. Bu hayata geçirilirse, onarımla ilgili büyük bir aşama kaydetmiş olacağız.”

Yıllardır süren kazılarda çok önemli eserlerin ortaya çıkarıldığını, son yıllarda da yapının korunmasına yönelik çalışmalara ağırlık verdiklerini dile getiren Işıklı, bu yıl tapınak alanında ayrıntılı temizleme yapıp kerpiç mimarinin basit korunması için sıva yapmayı öngürdüklerini vurguladı.

Anadolu mimarisinde kerpicin çok önemli bir yer tuttuğunu, neolitik dönemlerden bu yana insanların kerpiç malzemesini kullanarak evlerini inşa ettiğini anımsatan Işıklı, kerpicin son derece sağlıklı bir malzeme olmasına rağmen korunmasının da aynı oranda zor olduğunu ifade etti.

Ayanis Kalesi’nin çok önemli bir kültür mimarisine sahip olduğunu, eşsiz bezemelerle ve özenle inşa edildiğini kaydeden Işıklı, kalenin Urartulardan bu güne kalan en iyi tapınak olduğuna dikkati çekti.

“Bilim adamları hala başarıyı çözmeye çalışıyorlar”

Urartu’nun bölgedeki en önemli kültürlerden biri olduğunu ve transkafkasya ülkelerinde de yayılma imkanı bulduğunu kaydeden Işıklı, şöyle konuştu:

“Urartular ana kayayı çok güzel işleyerek muazzam kaleler ve kentler kuruyorlar. Bunlar inanılmaz derecede mühendislik birikimi gerektiren unsurlar. Bilim adamları bu başarıyı hala çözmeye çalışıyor. Urartu sahip olduğu birikim sayesinde depreme karşı da basit önlemler almış. Ana kaya ve duvarlar üzerinde ilginç teknikler kullanarak dayanıklılığı ve esnekliği arttırmış. Bu başarıyla kalede depremin izleri var ama buna rağmen yaşadığı süreç boyunca depremleri başarıyla atlatmış. 25 yıllık kazı tarihi çok önemli bilgiler veriyor. Güçlü bir deprem ve sonrasında çıkan büyük bir yangın sona erdiriyor kaleyi. Bunların izlerini kazı yaptığımız bütün alanlarda görebiliyoruz. Bu nedenle kale buluntusu itibariyle bölgenin en önemi kalelerinden biri.”

“Bölgenin depremselliği araştırılacak”

Van’ın iki yıl önce büyük bir deprem felaketi atlattığını ve Ayanis Kalesi kazı ekibi olarak farklı bir projeye imza atacaklarını ifade eden Işıklı, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Deprem hepimizi derinden etkiledi. Bölgede kazı yapan bizlerde etkilendik. Bunlarla ilgili çalışmalar yapılıyor ama biz de Ayanis Kalesi kazı ekibi olarak farklı proje yapmayı düşündük. İstanbul Üniversitesi Jeoloji Bölümünden öğretim üyelerinin teklif ettiği proje bu. Bölgenin depremselliği ve jeolojik haritasını oluşturmak için yürütülecek bir proje olacak. Bakanlıktan bununla ilgili bilgi aldık. Bölgedeki depremle ilgili depremin yarattığı hasarla ilgili analiz yapılacak ve bölgenin jeolojik haritası ortaya konulmaya çalışılacak.”

26.07.2014 haberler.com