Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Miras Listesine dahil edilen sultan külliyelerinden biri olan 6 asırlık Muradiye Külliyesi’ndeki 2. Murad Cami’nin restorasyonunda, Barok sanatının etkisiyle üstü yaklaşık 150 yıl önce sıvayla kapatılan, 700-800 metrekare Osmanlı erken dönem kalem işçiliği ortaya çıkarıldı.

Külliyedeki türbelerin restorasyonu sırasında da bir süre önce aynı durumla karşılaşan ve Osmanlı erken dönem tezyinatlarının üstündeki sıvayı kaldıran uzmanlar, titiz bir çalışma sonucunda tarihi camiyi de orijinal yapısına kavuşturdu.

Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Mürsel Sarı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi caminin projelerinin 2011 yılı içinde hazırlanıp, Anıtlar Kurulu’ndan onay alındığını, Mayıs 2012’de yapılan ihalenin ardından da çalışmalara başlandığını hatırlatarak, camide yaklaşık 2 yıllık bir zaman içinde çok uzun detaylı çalışmalar yapıldığını belirtti.

Barok sanatının etkisi altında, Osmanlı erken dönem kalem işçiliğinin üzerine 1800’lerin sonlarında kapatılan sıva ve Barok desenlerin, raspalanarak kazıldığını anlatan Sarı, şunları kaydetti:

“Bu çalışmalarda 700 metrekareyi aşkın, 800 metrekareye yakın kalem işleri ortaya çıkarıldı. Daha önce bunların üzeri sıva ile kapatılmış. Keza aynı durum şu anda onarımları devam eden, yine bu caminin avlusunda, külliye içinde bulunan türbelerde de söz konusu. Tabii bunlar çok uzun süreci gerektiren çalışmalar. Bunların birebir röleveleri alınarak, ayrıca bu kalem işleri paftalarının da kurul onayları gerekiyor ve bunlarla ince fırçalarla çalışılarak, bakıldığında görülecektir ki orijinal eski halleri de çıkarıldı, onlar da bırakıldı bozulmamış olanlar.”

– “600 yıllık bir eserden bahsediyoruz”

Sarı, restorasyon için 2 yılın uzun bir süre gibi geldiğini ancak bistüri ve ince fırça uçları kullanılarak, Osmanlı erken dönem kalem işçiliğinin gün yüzüne çıkarıldığını ifade ederek, “600 yıllık bir eserden, bunu geleceğe taşımaktan bahsediyoruz. Dolayısıyla çok itinalı çalışmak zorundayız. Böyle bir eser başka bir yerde yok. ‘Pardon biz hata yaptık’ deme lüksümüz de yok. Onun için itinayla çalışmak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Cami duvarlarını süsleyen 160 metrekare İznik çinilerinin yüzey temizlikleri ve arkalarında boşalan çimento harçlarının yerine Horasan harcının enjeksiyonunun itinayla yapıldığını belirten Sarı, kündekari tekniğiyle (geometrik ahşap parçalar ile bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişlerin tutkal ya da çivi kullanılmaksızın iç içe geçirilerek eserin tamamlanması) yapılan kapısının da elden geçirildiğini bildirdi. Sarı, Muradiye Külliyesi’nin çok önemli bir mekan olduğunu, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren sultan külliyelerinden birinin de Muradiye Külliyesi olduğuna dikkati çeken Sarı, bundan sonra koruma dengesini daha iyi yürütmek ve gelecek nesillere taşımak gerektiğini vurguladı. Sarı, 2. Murad Cami’nin yaklaşık 1 milyon 400 bin liraya mal olduğunu kaydetti.

– Külliyedeki türbelerin restorasyonunda aynı durum yaşanmıştı

Bursa Büyükşehir Belediyesinin hazırladığı restorasyon projesi kapsamında, türbelerdeki Barok desenlerle süslenmiş sıvayı fark eden uzmanlar, yaptıkları sondajla gizli kalmış tarihi değeri ortaya çıkarmış, yaklaşık 150 yıllık olduğunu tespit ettikleri sıvayı kaldırınca yaklaşık 6 asır yıl önce işlenen motiflerle karşılaşmıştı.

Avrupa’da 17’nci yüzyılda yaygınlaşan Barok sanatının etkisi altında, Osmanlı erken dönem tezyinatının (bezekler, süsler) üzerine kapatılan sıva ve desenler, raspalama yapılarak çıkarıldıktan sonra bistüri gibi aletler kullanılarak titiz bir çalışmayla temizlenmiş, bunun ardından orijinal Osmanlı motiflerinin yıpranan bölümleri, kök boyalarla aslına uygun şekilde onarılmıştı.

– Muradiye Cami ve Külliyesi

Bulunduğu semte adını veren Muradiye Külliyesi içindeki cami, 2’nci Murad tarafından 1424-1426 yılında “Ters T” planlı olarak yaptırıldı. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait cami, İznik Çinileri, Edirnekari tavan süslemeleri ve özellikle girişte bulunan Kündekari tekniğiyle yapılan ahşap kapısıyla dikkati çekiyor.

Muradiye Külliyesi’nde, 2. Murad Cami’nin dışında medrese, hamam ve imaret ile “2’nci Murad, oğulları Alaaddin ile Ahmed, Fatih’in annesi Hüma Hatun, oğlu Cem Sultan, eşlerinden Gülşah Hatun, ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun), 2’nci Bayezid’in eşleri Şirin Hatun ile Gülruh Hatun, oğlu Mahmud, gelini Mükrime Hatun, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Mustafa’nın yanı sıra saraya mensup kimselerin naaşlarının gömüldüğü Cariyeler ve Saraylılar türbeleri bulunuyor.

29.07.2014 bursadabugun.com