Divriği Kalesi’nde Mengüceklilerin İzi Sürülüyor

710

Sivas’ın Divriği ilçesindeki tarihi kalede yürütülen arkeolojik kazılarda, Mengüceklilere ait izlere ulaşılması hedefleniyor.

Divriği Kalesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdal Eser başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. Tarihi kalede 8 Temmuz’da başlayan bu dönemki kazı çalışmalarının Ekim ayında tamamlanması planlanıyor.

Doç. Dr. Eser, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 8 yıl önce başladıkları kazılarda bu yıl surların bulunduğu bölümde yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Kazı çalışmalarına 8 Temmuz’da başladık. Geçmişte 7 ayrı yerde kazı çalışması yapıyorduk, bu sene alanı daralttık çünkü Kültür ve Turizm Bakanlığı kalenin surlarının restorasyonu ve çevre düzenlemesiyle ilgili iki önemli proje hazırlattı. Bu projelerin ihale süreci başlamak üzere. Bu anlamda biz de restorasyonda çalışacak arkadaşlar için alanı rahatlatmak istedik. Surların bulunduğu bölümde restorasyon çalışması başlayacağı için belki de uzun süre bu alanda kazı yapamayacağız. O nedenle burayı temizleyerek, restorasyonu yapacak arkadaşlara biraz yer sağlamaya, alan kazandırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Eser, sonraki süreçte Kale Camisi’nin bulunduğu ve “bayrak direği” olarak adlandırılan bölgede çalışmalara devam etmeyi planladıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bulunduğumuz bölge ana kapı bölgesi. Yaptığımız genel temizlik çalışmalarına paralel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığının isteği doğrultusunda çevre düzenlemesi ve onarım çalışmaları yapıyoruz. Çıkardığımız yapıların duvarlarını onarım çalışmaları kapsamında doldurarak sağlamlaştırıyoruz. Bulunduğumuz alan, ilk ve dış surun hemen içinde. Sultan kapısı olarak adlandırdığımız, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’na daha yakın olan ikinci kapıda da kazı çalışmaları yürütülüyor. En son 17. yüzyılda da açık olan kapı, günümüzde bu sezon tekrar açıldı. Bir yandan, kapının neden kapatıldığını anlamaya çalışıyoruz, bir yandan da açtığımız kapı nedeniyle oluşan molozu dışarıya çıkarmaya çalışıyoruz.”

– Mengüceklilere ait izlere ulaşılması hedefleniyor

Henüz Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemine tarihlenen tabakalarda çalıştıklarını belirten Eser, “Buluntu türümüz çok zengin olmakla birlikte henüz hedeflediğimiz Mengücekliler dönemi eserine ulaşamıyoruz, Türk beyliği olan Mengüceklilere ait tabakada değiliz. Uzun yıllar burada çok büyük tahribatlar olduğu için bu alanın malzemesi, çok karışık olarak erozyon nedeniyle ve insan eliyle aşağıya akıtılmış durumda” diye konuştu.

Kalenin alt kısmında figürlü ağaç kaplamalar ve bazı malzemeler olduğunu anlatan Eser, “Bu malzemelerin yukarıdan geldiğini biliyoruz. Bunu aşağıda dolgu malzemesi olarak görebiliyoruz. Bu, tahribatın büyük olduğunu gösteren bir detaydır. Geçen yıl 75’e yakın eseri müzeye envanter olarak teslim ettik. Bu yıl ise Ekim ayına kadar o sayıda belki olmayacak ama müzeye sergilenebilir nitelikte envanter eser götürebilmeyi umuyoruz” dedi.

09.08.2014 haberler.com