Metropolis Antik Kenti Ziyarete Açılıyor

794

Antik çağda ticaret yolları üzerinde bulunması nedeniyle kervanların uğrak yeri olarak bilinen Metropolis Antik Kenti, tamamlanan yatırımla artık tarih severlerin de uğrak noktası olacak.

İzmir’in önemli arkeolojik miraslarından Torbalı’daki Metropolis Antik Kenti’nde Kültür Ve Turizm Bakanlığı, Celal Bayar Üniversitesi, Sabancı Vakfı ve Torbalı Belediyesi işbirliğinde yürütülen kazılarda bu yıl önemli bir eşik aşılıyor. Altyapısı büyük oranda korunabilmiş tarihi yapılarıyla tanınan Metropolis’in Ören yeri statüsü kazanması için gerekli yatırımlar tamamlandı. Antik kentin bu yıl ziyarete açılması bekleniyor.

Metropolis’te yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren kazı başkanı Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek, M.Ö. 3’üncü yüzyılda kurulan ve döneminde Smyrna ve Efes antik kentleri arasındaki yolda önemli bir ticaret kenti olan Metropolis’in mitolojide “Ana Tanrıça Kenti” olarak bilindiğini ifade etti.

Kentin orta büyüklükte olmasına rağmen aynı dönemde kurulan diğer kentlere göre daha estetik yapılara sahip olduğunu, özellikle kamusal binalarında kullanılan mermer işçiliğinin hayli farklı olduğunu anlatan Aybek, “Metropolis’teki tiyatro, meclis binası ve hamamlarda çok önemli bir sanatsal üslup var. Yapılar bir heykel inceliğiyle yapılmış. Yapılan kazılarda kentin sandığımızdan daha büyük olduğuna yönelik bulgulara da rastlıyoruz. Örneğin kentteki üçüncü büyük hamamda kazı çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 6 bin metrekare alana kurulu hamam gerçekten ihtişamlı bir yapı. Roma dönemi hamamının altyapısının önemli ölçüde günümüze kadar korunduğunu görüyoruz” dedi.

Antik dönemde hamamların sadece temizlik işlevi görmediğini bu yapılara kentin sosyalleşme mekanı olarak bakıldığını dile getiren Aybek, o dönemde kentlilerin günlerinin önemli bölümünü hamamlarda geçirdiklerine dikkati çekti. Hamamlarda, sıcak ve soğuk banyoları, masaj salonları ve dinlenme salonlarının yanında güncel tartışmaların yapıldığı, politikacıların söylevler verdiği salonların da bulunduğunu belirten Aybek, hamama gelen soylulara hizmet veren köleler için de servis koridorlarının bulunduğunu kaydetti.

Hamamların bir mühendislik harikası olduğuna işaret eden Aybek, kazı çalışmaları devam eden Roma hamamının altyapısının önemli ölçüde korunduğunu bildirdi. O dönemde hamamı ısıtmak için kullanılan odun ve zeytin küspesine ait küllerin dahi kazılarda sağlam bir şekilde ortaya çıkarıldığını ifade eden Aybek, antik çağda günlük yaşama ilişkin bilgi edinmek isteyenlerin Metropolis’i mutlaka ziyaret etmesi gerektiğini belirtti.

Metropolis’in Ören yeri statüsüne kavuşması için yapılan yatırımın tamamlandığını ifade eden Aybek, “Metropolis Ören Yeri Ziyaretçi Karşılama Merkezi ve Gezi Güzergahı Düzenlemesi Projesi” ile ziyaretçilerin moden teknolojiyi kullanarak tarih yolculuğuna çıkabilmesinin amaçlandığını söyledi.

10 binin üzerinde eser çıkarıldı
Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Hellenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda antik tiyatro, peristyl evler, stoa (sütunlu galeri), bouleuterion (meclis binası), üç Roma hamamı, gymnasion (spor salonu), devlet agorası, dükkanlar, genel tuvalet, sokaklar gibi antik kent dokusunu oluşturan yapılar ve mekanlar bulundu.

Ayrıca bu mekanların kazı çalışmaları sırasında seramik, sikke, cam, mimari parçalar, figürler, heykeller, kemik ve fildişi eserler, pithos (depolama küpü) ve birçok Hellenistik dönem seramikleri ile maden eserlerden oluşan 10 binin üzerinde tarihi eser gün yüzüne çıkartıldı. Kazılarda elde edilen eserler, bugün İzmir Tarih ve Sanat, İzmir Arkeoloji ve Selçuk Efes müzelerinde sergileniyor.

17.08.2014 haberler.com Fotoğraf: tursab.org.tr