Fırçalar 1400 Yıllık Dönemi Aydınlatıyor

945

MÖ 7 ile MS 7’nci yüzyıllar arasındaki bin 400 yıllık tarihi barındıran, Lidya krallığına başkentlik yapan Sardes’te 104 yıl önce başlayan kazı çalışmaları Wisconsin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nick Cahill’in başkanlığı yaptığı 35 kişilik heyet tarafından sürdürülüyor.

Salihli ilçesinin Sart beldesi yakınlarında yer alan Sardes antik kentindeki kazılar, kayıtlara göre Princeton Üniversitesi tarafından 1910 yılında başlanan ve 4 yıl sonra sona erdi. Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu ile Harvard ve Cornell Üniversitelerinin katılımı ile 1958’de tekrar başlanan arkeolojik kazılar bugün Amerikan Wisconsin Üniversitesi’nden Prof.Dr. Nick Cahill başkanlığında sürdürülüyor.

Cahill, devam eden çalışmalarla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, MÖ 7 ile MS 7’nci yüzyıllar arasındaki bin 400 yıllık tarihi barındıran Sardes’teki kazılarda, Lidya, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Osmanlı ve diğer kültürlerden eserlerin ortaya çıkarıldığını hatırlattı.

Farklı noktalara yayılmış yaklaşık 3 bin metrekare kazı alanında, akropol, gymnasium, sinagog, hamam, mahkeme binası ve evler oluşan bölümlerin bulunduğunu hatırlatan Cahill, ayrıca Bin Tepeler olarak adlandırılan bölümde Lidya Krallarının gömüldüğü 85 mezarın ortaya çıkarıldığını kaydetti.

– Çalışmalar Roma Yolu ve Artemis Tapınağı’nda yoğunlaştı

Cahill, bu sezon “Kral Yolu” olarak da bilinen Roma Yolu ile Artemis Tapınağı bölümlerinde çalışmaları yoğunlaştırdıklarını, özellikle tapınakta restorasyon ve zemin tabakasının temizlenmesi işlemlerini yürüttüklerini bildirdi. Çalışmaların özenle sürdürüldüğünü, fırça darbeleriyle şekillerin ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Cahill, zeminin önemli orandaki bölümünün bu sezon sonuna kadar gün yüzüne çıkarılmış olacağını kaydetti.

Artemis Tapınağı hakkında bilgi veden Cahill, yapının Lidya’nın son Kralı Kresus tarafından altar (Kurban Adak Yeri) olarak yapıldığını, sonraki dönemlerde genişletilerek Artemis Tapınağı’na dönüştürüldüğünü belirtti. Bugün üzerinde çalışma yaptıkları yapının MS 3.’ncü yüzyıl Roma dönemine ait olduğunu ifade eden Cahill, M.S 4’ncü yüzyılda Paganlığın (Çok Tanrılı Din) yasaklayarak tek tanrılı din olan Hıristiyanlığa geçilmesiyle tapınağın Güneydoğu köşesine bir kilise yapıldığını, buranın Hıristiyanlığın yayılmasında öneme sahip Anadolu’daki 7 kiliseden biri olduğunu ifade etti.

“Kral Yolu”nun ise MÖ 6. yüzyılda Mısır ile ticaret yapılması amacıyla ‘altın yolu’ olarak açıldığını, kenti Perslerin istilasından sonra yolun Susa ve Persepolis’e kadar uzatılarak Kral Yolu adını verdiklerini ifade eden Cahill, İpek Yolu’nun ortaya çıkmasına kadar bu yolun önemli bir ticaret hattı olarak kullanıldığını ifade etti.

– Varsayımlarla oluşturulan figürler, kazılarda bulundu

Kazılardan elde ettikleri verilere dayanarak, Sardes Kazı Heyeti’nin 1980 yılında bir Lidya evi inşa ettiğini hatırlatan Cahill, “Bu ev pişmiş topraktan yapılıp kalıba basma tekniği ile figür ve motif işlenip boyanmıştı. Bu yıl Lidya Saray Bölgesi’ndeki kazılarda çok önemli bir parça çıkarttık. Bu parçanın üzerinde yer alan figür ve desenler, varsayımlara göre inşa edilen Lidya evinin üzerindeki figürlerle birebir aynısı” diye konuştu.

Kazılarda görev alan Boston Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Doktora Öğrencisi Güzin Eren de Sardes’te oldukça az keşfedilen Pers dönemine ait bir tabakaya ulaştıklarını, ayrıca milattan sonra 4. yüzyıl tabakaları üzerindeki kazı çalışmalarına devam edildiğini bildirdi.

“Geçtiğimiz yıl yüzeyden 6,5 metre aşağıda 7. Yüzyıla ait kerpiç duvarı bulduk” ifadesini kullanan Eren şu bilgileri verdi:

“Sardes depremlerden dolayı defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği için toprak katmanları arasında ilk çağlara ait yapılara da rastlanıyor. Lidyalılar ilk kurulduğu yıllarda taştan su batmanı üzerine kerpiç duvarlar yükseltiyor çalı çırpı ile üzerlerini kapatıyorlardı. Ancak kiremit ve tuğlanın bulunmasından sonra yeni bir inşaat şekli doğdu. Buna da Lidya mimarisi adı verildi. Yerin 6-7 metre altında Lidya dönemine ait kerpiç evlere rastlanmak mümkün.”

Kazı çalışmalarında görev alan Ege Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü Lisans Öğrencisi Gencay Öztürk de Kral Yolu üzerinde çalışmalara katıldığını belirterek, yolun bugün kullanılan yola yakın ve paralel ilerlediğine dikkati çekti.

– 5 bin yıllık yerleşim yeri

Salihli ilçesi Sart beldesinde bulunan Sardes, 5 bin yılı aşkın süre çeşitli yerleşimlere sahne olduğu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezi olduğu kazı çalışmalarından anlaşılmaktadır. Antik Çağ’da Lidya Krallığı’nın başkenti olan, tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen, tarım, hayvancılık, ticaret ve Paktolos (Sart) Çayı’nda yapılan altın madenciliği sayesinde zengin bir kent haline gelen Sardes Kenti, M.Ö. 7. yüzyıldan başlayarak M.S. 7. yüzyıl erken Bizans dönemine kadar süren dönem boyunda gerek ulaşım, gerekse idari ve ticari bakımdan önemli bir kent olmuş.

Hıristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan yedi kiliseden biri olarak anılan Artemis Tapınağı’nın da yer aldığı Sardes bu yönüyle de ayrı bir öneme sahip. Profesör Doktor Nicholas Cahill’in kazı heyeti başkanlığını yürüttüğü ekip tarafından sürdürülen kazılarda çıkartılan eserlerinin bir bölümü Manisa Müzesi’nde, bir bölümü ise restorasyon araştırmaları için Sardes Kazı Evi depolarında muhafaza ediliyor.

Sart’ın yaklaşık 5 kilometre kuzeyinde “Bin Tepeler” olarak anılan Lidya kraliyet mezarlığı da bulunuyor.

19.08.2014 TIMETURK