Kuraklık Hastek Kalesi Sığınakları’nı Gün Yüzüne Çıkarttı

801

Elazığ’ın Ağın ilçesinde Keban Baraj Gölü’nün altında kalan 3 katlı tarihi Hastek Kalesi Sığınakları’nın 2. ve 3. katları, kuraklık sonucu göl sularının çekilmesiyle yeniden gün yüzüne çıktı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, ilçeye bağlı Yenipayam köyü sınırları içerisinde bulunan ve sadece kayıklarla ulaşılabilen Hastek Kalesi Sığınakları, Keban Baraj Gölü’ne dik inen kayalıkların alttan itibaren kat kat oyulmasıyla yapılmış odalar ve bu odaları birbirlerine bağlayan dar galerilerden oluşuyor. Dışarıya kapalı sığınaklarda, kimi geniş kullanımlı bir salonu, kimi bir depoyu andıran odalarda ve galerilerde ise yer yer havalandırma, ışık alma ya da düşmana karşı savunma yeri olarak kullanılan mazgal delikleri bulunuyor.

Türkmen akınlarından ya da Bizans saldırılarından korunmak amacıyla yapıldığı tahmin edilen Hastek Kalesi ve sığınaklarının, net bir bilgi olmamakla beraber tarih araştırmacılarına göre 1018’li yıllarda inşaa edildiği tahmin ediliyor.

Birinci katı baraj gölü içinde olmasına rağmen kuraklık nedeniyle sularının çekilmesiyle diğer iki katı su yüzeyine çıkan Hastek Kalesi ve sığınakları, tarih meraklılarının gezip görmesi için büyük bir fırsat olarak görülüyor.

Ağınlı araştırmacı-yazar Günerkan Aydoğmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hastek Kalesi Sığınakları hakkında yaptığı araştırmalarda, duvarlara oyulmuş Ermenice yazılara ve 1018 tarihine rastladığını belirtti.

Bu tarihin, Selçuklu beyi Çağrı Bey döneminde Türkler’in Bizans İmparatorluğu hakimiyetindeki Anadoluyu tanımak maksadıyla yaptıkları keşif akınlarının başladığı 1018 tarihine işaret ettiğini savunan Aydoğmuş, bu keşif akınlarının Erzurum, Erzincan, Kemaliye, Ağın ve adıyaman güzergahı üzerinden yapılmış olmasının da bu iddiasını doğruladığını savundu.

– “Türk akınlarından korunmak için yapılmış olma ihtimali çok yüksek”

Yaptığı araştırmalara göre, sığınakların yörede yaşayan Ermeniler tarafından, Türk akınlarından korunmak amacıyla yapılmış olabileceğini belirten Aydoğmuş, şöyle konuştu:

“Günümüzde baraj altında kalan Karasu Vadisi ile vadiden geçerek doğuyla batıyı birbirine bağlayan ve Bizanslılar tarafından ‘Kral Yolu’ olarak adlandırılan tarihi yola tepeden bakan sığınaklarda Ermenice isimlere ve 1018 tarihine rastladım. Ayrıca kayalıkların tepesinde gözetleme kuleleri ve yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta Şemenler Şehri adı verilen eski bir Ermeni yerleşim yeri bulunuyor. Elde ettiğim bulgulara göre, gözetleme kulelerinde nöbet tutan askerler bir düşman varlığı halinde Şemenler halkını uyararak tehlike geçene kadar sığınaklara saklanmalarını sağlıyordu. Fark edilmeleri halinde ise yaklaşık bir ay boyunca kale dışına çıkmadan 3 bin kişinin barınabileceği, yiyeceklerini depolayabilecekleri ve düşmana karşı savunma yapabilecekleri bir yapıya sahip olan sığınakların, Türk akınlarından korunmak amacıyla yapılmış olma ihtimali çok yüksek.”

Yenipayam köyü sakinlerinden Mehmet Özdem (55) ise kaleyle ilgili olarak dedelerinin kendilerine çeşitli hikayeler anlattıklarını ancak kesin bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.

Kayaları oymak suretiyle yapılan sığınakların sıra dışı bir yapıya ve görünüme sahip olduğunu anlatan Özdem, mutlak surette gezilip görülmesi gereken bir yer olduğunu belirterek, “O günki şartlarda çekiçlerle oyulmuş, manzaralı, güzel ve şirin bir yer. Herkesin buraya gelmesini tavsiye ederiz. Her türlü kolaylığı sağlarız. Dilimizin döndüğü kadar da buranın tarihini anlatmaya çalışırız. Suların çekilmesi, Hastek Kalesi’ni görmek isteyenler için büyük bir fırsat. Bu güzelliği ve tarihi yapıyı insanlar gelip görmeli” diye konuştu.

22.08.2014 Milliyet