Kastabala Antik Kenti Gün Yüzüne Çıkarılıyor

758

Osmaniye’nin 20 kilometre kuzeydoğusunda yer alan, geçmişi arkaik-klasik döneme (MÖ 7. yüzyıl) uzanan, 2. ve 3. yüzyıllarda Roma döneminde altın çağını yaşayan Kastabala Antik Kenti’nde arkeolojik kazı ve araştırma çalışmaları, Karadeniz Teknik Üniversitesi (Ktü) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Hacı Zeyrek başkanlığında 8 kişilik uzman ekip tarafından yürütülüyor.

Prof. Dr. Zeyrek, AA muhabirine, Kastabala Antik Kenti’nde 2009’da Bakanlar Kurulu kararıyla kazı ve araştırma çalışmalarına başlandığını belirterek, bu yıl 6. etap kazıları devam eden antik kentin, Anadolu’daki Roma dönemine ait Perge, Bergama ve Efes ile aynı özellikleri taşıdığını söyledi.

Kentin, Roma döneminde Anadolu ile Mezopotamya arasında anahtar konumunda olduğunu, Doğu Kilikya ve Amanos bölgesinin kontrolü için stratejik önem taşıdığını anlatan Zeyrek, Kastabala’da anıtsal yapıya çıkan sütunlu ana cadde, kale, tiyatro, hamam, pazar yeri ve tapınak bulunduğunu ifade etti.

Antik kentin bu özellikleriyle Anadolu’da Roma dönemine ait sayılı kentler arasında yer aldığına dikkati çeken Zeyrek, “Hierapolis, Antakya ve Tarsus’taki antik kentler gibi modern yerleşim yerlerinin altında kalmamış, bölgede kent kimliği ön plana çıkan tek antik kenttir. Kastabala’yı gün yüzüne çıkarıp ülke ve bölge turizmine kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi.

“ÇALIŞACAK İŞÇİ BULAMIYORUZ”

Zeyrek, öncelikli hedeflerinin antik kentteki tiyatro ile sütunlu yolu ortaya çıkarmak olduğunu aktararak, “Bir antik kentin kısmen de olsa ayağa kaldırılması için en az 10 yıla ihtiyaç var. Tarihi hazine niteliğindeki bu yerleşim birimlerinin gün yüzüne çıkarılmasında bakanlık tarafından yeterli bütçenin sağlanması ve yerel yönetimlerin desteği çok önemli. Bilimsel ekip oluşturmakta zorluk yaşamıyoruz fakat Mali sorun yaşıyor ve yerel yönetimlerden yeterli ilgiyi maalesef göremiyoruz” diye konuştu.

Kendisinin de kazma kürekle zaman zaman ekibe yardım ettiğini vurgulayan Zeyrek, şunları kaydetti:

“Kazı ve araştırma çalışması için en az 30 kişilik ekibe ihtiyacımız var. Bölgede, iş gücünün tarımda kullanılması dolayısıyla yaz aylarında asgari ücret ve sigortalı çalışacak işçi bulamıyoruz. Önceki yıllarda da yakınlardaki bir açık cezaevinden iş gücü hizmet alımı yaparak kazı çalışmalarımızı sürdürdük. Bu yıl da işçi bulamazsak aynı yola başvuracağız. Geçmiş yıllarda öğrencilerimiz kazılara katılır, usta çırak ilişkisiyle bu işleri öğrenir, kazı alanlarını bir atölye olarak değerlendirirdi. Şimdi öğrencilerimize kazıdan bahsettiğimizde hemen ücreti soruyor.”

30.08.2014 haberler.com