40 Dereceye Varan Hava Sıcaklıklarında Çalışıyor

814

Biga sahilinden yaklaşık 100 metre içerideki Parion Antik Kenti’nde kazılar, aşırı sıcak havalara rağmen 130 kişilik ekip tarafından yürütülüyor Kazı Grubu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ergürer: “Yaklaşık 100 metre uzağımızda denize giriliyor.

Arkeologlar ve işçiler, yaklaşık 100 metre ileride “deniz, kum ve güneş üçlüsü”nden yararlanan vatandaşlar gibi tatilin keyfine varamasa da tarihi eserleri gün ışığına çıkarmanın mutluluğunu yaşıyor.

Kazı Grubu Başkan Yardımcısı ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ertuğ Ergürer, AA muhabirine, Parion kazılarının 10’uncu sezonuna, güney nekropol, tiyatro, odeon, Roma hamamı, yamaç ve sondaj yapılarında devam ettiklerini söyledi.

İçdaş Çelik, Enerji, Tersane ve Ulaşım AŞ’nin ana sponsorluğunda yürütülen kazılarda 2006 yılından bu yana görev aldığını belirten Ergürer, “Arkeolojik kazılar bazı heyecanlar içerir. Bu bilim çok farklı. Yüzlerce öğrenci başvuruyor ama kısıtlı sayıda öğrenci seçebiliyoruz. Burada bir kamp ortamı ve çok büyük bir heyecan var” dedi.

Ergürer, kazı ekibinin, 60’ı akademisyen ve öğrenciler olmak üzere 130 kişiden oluştuğu bilgisini verdi.

Aşırı sıcak havalarda çalıştıklarını vurgulayan Ergürer, şunları kaydetti:

“Sıcağın en yoğun olduğu dönemde çalışıyoruz. Bunun önlemini şapka ya da çadırlarla alıyoruz ama çalışırken sıcak hava pek düşünülmüyor. Bizim için önemli olan çıkarılan eserlerdir. Öğrencilerimiz ve diğer ekibimiz, sıcağa aldırmadan sadece eser bulmaya çalışıyor. 2,5-3 ay buradayız. Yaklaşık 100 metre uzağımızda denize giriliyor. Deniz de çok güzel aslında ama bu deniz bize sadece bir fon oluşturuyor. Yani deniz burada bizim için sadece bir manzara. Denize gidebilecek zaman bulamıyoruz. Arazi işleri bittikten sonra laboratuvar çalışmaları başlıyor. Seramik çizimleri, eserlerin değerlendirilmesi, fotoğraflanması, belgelenmesi derken yoğun bir tempomuz var. Deniz, aklımızda bile değil.”

“Çok farklı bir heyecan”

Nekropol açma sorumlusu, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Dr. Büşra Elif Kasapoğlu da kazılara 2007’den bu yana katıldığını bildirdi. Seramik eserleri fotoğraflayıp kayıt altına alarak bilimsel araştırmaları yürüttüklerini anlatan Kasapoğlu, yaz aylarında tatile gitmek yerine kazıda çalıştıklarını dile getirdi. Arkeolojiyi “farklı bir aşk” olarak nitelendiren Kasapoğlu, “Kazıda bir şey bulup onu oradan çıkarmak, çok farklı bir heyecan” ifadesini kullandı.

Parion’daki Roma Hamamı’nda 9 sezondur görevli olduğunu söyleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Araştırma Görevlisi Alper Yılmaz, kazılarda Roma döneminin sosyal ve aktif hayatının gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti. Çalışmalarının yoğun ve sıcak bir ortamda geçtiğine işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu: “Kazılara başladığımızda lisans öğrencisiydik. Hoca olana kadar eğitimlerimizi burada tamamladık. Burası bizim için farklı anlamlar ifade ediyor. Bir arkeoloğun topraktan bir şey çıkarması ya da keşif yapması, onun için en önemli şeylerden biridir. Sadece kazı yapmıyoruz, yeni arkeologlar yetiştiriyoruz, bilinç oluşturmaya çalışıyoruz. Buradan çıkan 2 bin, 3 bin yıllık bir eseri Elle tutmak çok önemli bir duygu.”

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Ömer Akbay ise işini ve görevini severek yaptığını belirtti. Mezun olduktan sonra da arkeolojiyle uğraşmak istediğini söyleyen Akbay, “Kazılarımız aşırı sıcak havalara rağmen çok eğlenceli geçiyor. Biz öğrenciler, her şeye merakla bakıyoruz. Çoğu arkadaşım şu anda tatil yaparken ben burada 40 derece civarında bir havada mesleğimin aşkıyla çalışıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

08.09.2014 haberler.com