Tlos Antik Kenti’nde Yaşam Hala Devam Ediyor

749

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Tlos Antik Kenti’ndeki yaşam, 11 bin yıldır sürüyor Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Korkut: “Buraya gelen insanların bölgede modern bir kültür kurduğunu biliyoruz.

Likya uygarlığının önemli yerleşim merkezleri arasında yer alan Seydikemer ilçesindeki Tlos Antik Kenti’ndeki yaşam, 11 bin yıldır sürüyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan antik kentte, akropol, tiyatro, stadyum, büyük hamam, bazilika ve Kronos Tapınağı’nda yapılan kazılara öncelik veriliyor. Kentte, 2005 yılından bu yana yapılan kazı çalışmalarında Likya uygarlığına ışık tutan buluntuların yanı sıra, bölgede modern bir yaşamın 11 bin yıldır sürdüğünü gösteren belgeler gün yüzüne çıkartıldı. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Korkut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Likya Bölgesi’nin batı ucunda yer alan ve Tlos Antik Kenti’nin üzerinde kurulu Yaka Mahallesi’nde yaklaşık 4 bin kişinin yaşadığını söyledi. 1 Temmuz’da başladıkları kazı çalışmalarını 5 Eylül itibariyle tamamladıklarını belirten Korkut, yurt içi ve yurt dışındaki farklı üniversitelerden öğretim üyeleri, üniversite öğrencileri ve bölgede yaşayan 25 işçinin de kazı çalışmalarına katıldığını ifade etti. Korkut, kazı çalışmalarında bugüne kadar güzel sonuçlar elde ettiklerini, kentin ve bölgenin tarihini aydınlatmanın yanı sıra Anadolu’nun tarihini şekillendiren çok önemli buluntulara ulaştıklarını dile getirdi.

Kentte yapılan kazı çalışmalarında bölgede yaşamın günümüzden 11 bin yıl önce başladığını tespit ettiklerine değinen Korkut, şöyle konuştu:

“Buraya gelen insanların bölgede modern bir kültür kurduğunu biliyoruz. Bize bu kültürel mirası bırakan insanların şu an bölgede yaşayan insanların akrabası olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki önümüzdeki yıllarda daha çarpıcı ve bunları destekleyecek buluntulara ulaşacağız. Tlos kent merkezi, Girmeler Höyük Yerleşimi ve Tavabaşı Mağarası buluntuları bu bölgede yaşayan modern insanların tarihini şimdilik günümüzden 11 bin yıl öncesine geri götürdü.”

Korkut, kent ile ilgili MÖ 500’lü yıllardan sonrasını içeren yazılı belgeler olduğunu, buna dayanarak da Likya uygarlığının bu bölgede yaşadığını vurguladı.

Daha önceki yazılı belgelerin günümüze ulaşmadığını kaydeden Korkut, “O dönemlerde ne konuştuklarını, ne yazdıklarını ve dillerini bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var ki, hayatın burada sürekli olduğu. Dolayısıyla Likya olarak adlandırılan halkla, daha önceki halkların aynı olduğu. Bu doğrultuda insanların buraya çok önceden geldiği ve zaman içerisinde kültürlerini geliştirip, gelişmiş bir topluma dönüştüklerini söyleyebiliriz” dedi.

“Kalıcı listeye girmek istiyoruz”

Tlos Antik Kenti gibi diğer Likya kentlerinin bir çoğunun 2009 yılından bu yana, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer aldığına işaret eden Korkut, sadece Lettoon ve Ksantos’un Fransız meslektaşlarının yaptığı çalışmalarla kalıcı listede bulunduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Korkut, Tlos’taki çalışmaları kalıcı listeye girmeye yönelik sürdürdüklerini, bunun için de çok emek sarf etmeleri gerektiğini anlattı.

Kenti korumak ve yaşatmak için uzun vadeli programlar yapılması gerektiğini belirten Korkut, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kriterleri çok ağır ama bunu başarmak için çalışıyoruz. Kalıcı listeye herkes girmek istiyor. Bizde elimizden geldiği kadar yaptığımız çalışmalarla o listeye girmek istiyoruz. Ancak, o listeye girsek te, girmesek te gönlümüzde bu kent, bu doku bütün bu coğrafya korunması gereken bir öneme sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı da buna yönelik çalışma yapıyor.”

09.09.2014 haberler.com