Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın Romanı Yazılıyor

954

Amerikalı romancı Judith Starkston, üzerinde çalıştığı ve Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın hayatını konu edindiği romanına ilham kaynağı olması için Tatarlı Höyük kazısını ziyaret etti.

Starkston, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Çukurova Üniversitesi adına yapılan Tatarlı Höyük kazısını ziyareti sırasında, Kraliçe Puduhepa hakkında yazmaya devam ettiğini ve yaklaşık bir yıl sonra piyasaya süreceği romanının üzerinde halen çalıştığını söyledi. Puduhepa hakkında tarihsel gizemlerin olacağı bir seri düşündüğünü belirten Starkston, “Bu kitaplarda zeki ve bilgili bu yöneticiyi bir dedektif olarak düşünüyorum. İlk gizemli olayda, Lawazantiya’da yaşayan genç Puduhepa II.Ramses ile savaşından dönen ve Tanrıça İştar’a bir teklif yapan III. Hattusili ile buluşuyor. Sonrasında Hattusili onu bitirmek için düzenlenen bir cinayet planına karışıyor ve Puduhepa Hattusili’nin ismini temize çıkarmak zorunda kalıyor. Puduhepa’nın Hattusili’ye aşık olması ve tanrıçasının bu karşı konulmaz adama yardım etmesi için onu desteklediğini hissetmesi yapacakları için ona daha fazla neden veriyor. Bu öykü beni inanılmaz etkiledi” şeklinde konuştu.

ESKİÇAĞ TARİHİNDE MÜSTESNA BİR KARAKTER

Ziyaretle ilgili Çukurova Üniversitesi arkeoloji Bölümü Kurucu Başkanı ve Tatarlı Höyük Kazıları Başkanı Yrd. Doç. Dr. K. Serdar Girginer şu bilgileri verdi:

“Puduhepa eskiçağ tarihinde çok müstesna ve önemli bir karakterdir. Puduhepa, Kadeş Savaşı yıllarında, M.Ö. 13 YY’da Lawazantiya kentinde babası Başrahip Pentipşarri ile yaşarken, Hitit Kralı III. Hattusili’nin rüyasına Tanrıça İştar girer. Ve ona bu akıllı ve nitelikli kadın ile evlenmesini önerir. Bu motif, tabii ki uzun yıllar bağımsız bir şekilde yaşamış olan muazzam ve eşsiz bir bölgede krallık kurmuş olan Kizzuwatna Ülkesini (yaklaşık 4000 yıl önce günümüzün Çukurova Bölgesi) evlilik yoluyla kendilerine bağlama yöntemidir. Gerçekten de Kadeş Savaşı dönüşü III.Hattusili Puduhepa’yı alır ve Başkent Boğazköy’e kraliçe olarak götürür. Bir süre sonra bu akıllı kadın Kizzuwatna bölgesinin tüm kültür özelliklerini Hitit Ülkesine taşımaya başlayacaktır.”

“PUDUHEPA, HİTİT DÖNEMİ’NİN ’HÜRREM SULTANI’”

Puduhepa’yı Hititler’in “Hürrem Sultanı” olarak adlandırmanın yanlış olmayacağını ifade eden Girginer, “Puduhepa Adana’nın marka değerlerinden birisidir. Kazısını yaptığımız Tatarlı Höyük ise son yıllardaki buluntularıyla Lawazantiya kentiyle aynı yerleşme olması olasılığına daha da yaklaşmıştır. Dolayısıyla Lawazantiya da Adana’nın marka değeri olma yolunda ilerlemektedir ve iki marka değerimiz Adana’nın tanıtımında çok büyük roller üstlenmeye başlamıştır” dedi.

KİTABI, ADANA’NIN TANITIMINA KATKI SAĞLAYACAK

Amerikalı yazar Judith Starkston’un Lawazantiya olma olasılığı çok yüksek olan Tatarlı Höyük ve yakın çevresinde bulunan kutsal “7 Pınar”ı ziyaret ettiğini ve yazmaya başladığı romanıyla ilgili Puduhepa’nın gençlik yıllarını geçirdiği mekanları ve konuşmaları kurguladığını kaydeden Girginer, “3 cilt olarak yazmayı düşündüğü romanlarının Türkçe’ye çevrilmesi Adana ve kentin turizm hareketliliği konusunda son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki, Christian Jacq’ın yazdığı Mısır romanları Mısır turizminde bir patlama sağlamıştı” diye konuştu.

09.10.2014 Milliyet