Kırklareli’nde 21 yıldır sürdürülen Aşağıpınar arkeolojik kazılarında, 8 bin yıl önce bölgede tarımla uğraşan eski topluluklara ait kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorik Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığındaki, 45 kişilik ekip bu dönemin kazı çalışmalarını sonlandırdı.

Özdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kazı çalışmalarını uzun yıllardır heyecanla sürdürdüklerini söyledi.

Kazı çalışmalarında Anadolu’dan gelen ve tarımla uğraşan toplulukları gün yüzüne çıkarttıklarını belirten Özdoğan, elde ettikleri verilerin kendilerini ve bilim dünyasınında mutlu ettiğini ifade etti.

Aşağıpınar mevkisinin son derece önemli olduğunu dile getiren Özdoğan, şu bilgileri aktardı:

“Bunun önemi M.Ö. 6200 yıllarına kadar inen bir yerleşimin olması. Avrupa uygarlığının çekirdeği burada oluşuyor. Bu yıl en eski kültür katı olan 8. ve 7. kültür katlarına ait yapı ortaya çıktı. Bunların ilginç tarafı, tabanları da kırmızı boyalı sıvalı ve bu Anadolu’dan bildiğimiz bir gelenek. Diğer taraftan kırmızı aşı boyası ile tabanları benzemişler ve bununla beraber kutsal hendek çıktı. Bir hendeğimiz zaten vardı. Ama ondan daha eski bir hendeğin, hendekle bağlantılı adak törenlerinde kullanılan malzemelerin atıldığı veya saklanmak için biriktirildiği çok derin çukurlar ortaya çıktı. Bu da bizim için çok heyecan verici sonuç.”

Gelecek yıl çok daha kapsamlı kazı çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Özdoğan, şöyle devam etti:

“İlk yaşam dediğimiz zaman bundan 8 bin yıl öncesini düşünmemiz lazım. Uygarlık tarihindeki en önemli devrimlerden biri üretim devrimi dediğimiz insanların avcılıktan yerleşik yaşama geçmesidir. Bu Anadolu’da başlıyor ve Anadolu’da hayvanlar koyun, keçi, sığır, domuz evcilleştirdikten sonra buğday, arpa, mercimek ve baklagiller tarıma alındıktan sonra buraya hazır olarak bu model geliyor. Buraya gelenler ilk çiftçiler. Yanlarında tohumları ve o hayvanları da beraberinde getiriyorlar. Çok kısa sürede Trakya ortamına uyum sağlıyorlar.”

– Açık hava müzesi

Açık hava müzesi yapımı için çalışmaların başlatıldığını belirten Özdoğan, müzede, jeolojik dönemden, cumhuriyet dönemine kadar olan yaşam anlatılacağını dile getirdi.

Çalışmaları titizlikle sürdürdüklerini anlatan Özdoğan, müzenin gelecek yıl açılması için gayret gösterdiklerini kaydetti.

Kazıları ve ilk yaşamı maketlerle müzede canlandıracaklarını ifade eden Özdoğan, “Trakya’nın, Istrancaların bitki örtüsünü biyo dünyasını sergilemeyi düşünüyoruz. Giderek arkeolojik çalışmalar, gerek tarih öncesi köy müzesi, gerekse deneysel arkeoloji ve eğitim alanı, arkeoloji müzesi bir jeoparkla birlikte bir kompleks halinde Türkiye’deki ilk örneği olacak. Dünyada da bunun birimleri ufak olarak var. Ama jeopark ile arkeoparkın birleşmesi dünyadaki ilk örneği Kırklareli’de gerçekleşecek.

– Yapay kazı alanı oluşturuldu

Özdoğan, üniversite ve ilkokul öğrencilerine yönelik yapay kazı alanı oluşturduklarını bildirdi.

Yapay kazı alanının Türkiye’de bir ilk olacağına dikkati çeken Özdoğan, “Öğrencilerin kazı çalışmaları yapabilmesi amacıyla yapay kazı alanı oluşturduk. Öğrenciler kazı alanına gelerek çalışmalarını sürdürecekler. Yapay kazı alanıyla öğrenciler arkeolojiyi ve tarihi sevecekler. Öğrencilerimize eğitmen nezaretinde kazı yaptıracağız.”

Özdoğan, kazı çalışmalarının yaklaşık 3 yıl daha süreceğini sözlerine ekledi.

11.10.2014 Bugün