Metropolis’te Eski Bir Hamam Daha Gün Yüzüne Çıktı

839

Sabancı Vakfı’nın desteğiyle İzmir’in Torbalı ilçesi yakınlarında süren Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarında, üçüncü Roma hamamı bulundu.

Bu yılki kazıda, Anadolu’nun “en erken SPA merkezlerinden biri” olarak nitelendirilebilecek Roma hamamı ortaya çıkarıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kazı Başkanı Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Aybek, hamamın Metropolis halkı için, yöneticilerin onlara sunduğu en önemli toplumsal aktivitelerden biri olduğunu belirtti. Aybek, “Roma döneminde hamam ve spor alanından oluşan bu yapı, kentin en canlı noktası. Şüphesiz Metropolisliler için bir cazibe merkeziydi” değerlendirmesinde bulundu.

Aybek, günümüzün popüler mekanları arasında olan SPA merkezlerinin her yaş gurubundan insan için bir rahatlama imkanı sunduğunu anlatarak, bu kültürün Romalılar’daki hamam ve yıkanma geleneği ile benzerlik içinde olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Aybek, SPA’nın açılımının Latince ‘Sanitas Per Aquam’ olduğunu, suyla gelen sağlık anlamına geldiğini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

“Birçok uzman tarafından tanımlandığı gibi Roma dünyasının hamamlara yüklediği sosyal anlam, spor ve temizlenme eşliğinde gerçekleştirilen sohbetlerle anlam kazanan keyifli bir keşif yolculuğudur.

Hamamlar, komşu dedikodularından, politik ve felsefi sohbetlere, hatta kente dair alınan önemli kararlara varıncaya değin her türlü sohbetin yapıldığı, yemek davetlerinin verildiği, tüm işlevlerinin yanında, belki de bir tür terapi merkezi gibi yorumlanabilecek mimari bir kurgudur. Geniş bir sosyalleşme ağı sunan ve Roma döneminin belki de en önemli simgesi haline gelen bu yapılar topluluğuna, şüphesiz Metropolisliler için de vazgeçilemeyecek değerde bir anlam yüklenmişti.”

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan da Metropolis’te saklı tarihin dünya kültür mirasına katılmasına destek sunmanın heyecanını yaşadıklarını anlatarak, “Geçtiğimiz yıl zemininde keşfedilen ayak izleri ve 70 metre uzunluğundaki koridorlarla herkesi şaşırtan hamam yapısı bu yıl büyük ölçüde açığa çıktı. Anadolu topraklarında yaşayan nesiller boyunca bozulmadan günümüze ulaşmasıyla heyecan veren Metropolis’in taşıdığı sırların aydınlanmasını merakla takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

– “Hamamın iki salonu ortaya çıkarıldı”

Roma Hamamı ve Palaestra olarak tanımlanan büyük yapı kompleksinde bu yıl sürdürülen çalışmalarla hamam yapısının en görkemli iki salonu ortaya çıkarıldı.

İlk salon, Roma hamamlarının en temel bölümlerinden biri olan “frigidarium” oldu. Soğuk su banyosunun yapıldığı bölüm olan ve “soğukluk” da denilen frigidarium, ince ayrıntılarla bezenmiş tasarımı ve mimari açıdan kaliteli işçiliğiyle dikkati çekiyor. Frigidarium’un havuzunu dolduran su sistemi için tasarlanan üç kubbedeki sarı, kırmızı, beyaz ve mavi renkli mermerlerden yapılmış mozaikler ve kaplamalar, bölgedeki nadir örnekler arasında yerini aldı. Frigidarium bölümünün yanındaki diğer salon ise yan yana dizilmiş beş odası ve mozaikli zemini ile hamam yapısının ana mekanlarından biri olarak göze çarpıyor.

-Metropolis kazıları

Torbalı yakınlarında, 1990’dan bu yana sürdürülen kazılarla gün ışığına çıkarılmaya çalışılan Metropolis Antik Kenti, Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında yer alıyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Geç Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Helenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda Helenistik döneme ait Antik Tiyatro, Bouleuterion (Meclis Binası), Stoa (Sütunlu Galeri) ile Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen iki hamam yapısı, hamam ve palaestra (Spor Alanı) kompleksi, Mozaikli Salon, Peristyl Ev, Dükkanlar, Genel Tuvalet, Sokaklar gibi antik kent dokusunu oluşturan yapılar ve mekanlar bulundu. Ayrıca bu mekanların kazı çalışmaları sırasında seramik, sikke, cam, mimari parçalar, figürler, heykeller, kemik ve fildişi eserler, pithos (depolama küpü) ve birçok Helenistik dönem seramikleri ile maden eserlerden oluşan 11 binin üzerinde tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda elde edilen eserler, bugün İzmir Arkeoloji, İzmir Tarih ve Sanat ile Selçuk Efes müzelerinde sergileniyor.

22.12.2014 TRT Türk