400 Bin Yıllık Yarımburgaz Mağaraları Harabeye Dönmüş!

2198

Tarihe ışık tutan 400 bin yıllık Yarımburgaz Mağaraları harabeye dönüşmüş, içler acısı durumla karşı karşıya bırakılmış!

CHP’li Meclis Üyeleri tarafından yapılan incelemede; tarihe ışık tutan 400 bin yıllık Yarımburgaz Mağaraları, Birinci Derece Su Alanı ve Koruma Kurulu tarafından Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescillenmesinin bir anlamı olmadığının ve korunmasının yapılmadığının gerçeği ortaya çıkarıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP’li Üyeleri; Zeynel Yılmaz, Ümit Yurdakul, Av. Erhan Aslaner ve Müh. Ercan Ulaş Kaya, Başakşehir Yarımburgaz Mağaralarında inceleme gerçekleştirdiler. CHP’li Meclis Üyelerinin yerinde gerçekleştirdikleri inceleme neticesinde; Birinci Derece Su Alanı ve Koruma Kurulu tarafından Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescillemesinin bir anlamı olmadığının ve korunmasının olmadığının gerçeği ortaya çıkarıldı.

Mağaraların Film Yapımcıları, Mantar Üreticileri ve Tinercilerin istilası sonucu tahrip edildiği gözlendi. İnsanlık tarihi için en önemli merkezlerinden olan Yarımburgaz Mağaraları’nın korunması ve turizme kazandırılması için harekete geçen CHP’li İBB Meclis Üyeleri gördükleri manzarayı ve yapılması gerekenleri yazılı önerge haline getirdi. Önergeyi Başakşehir Belediyesi ve İBB Meclisinin CHP’li Meclis Üyesi Zeynel Yılmaz İBB Meclisinde sözlü olarak okuduğu önerge:

“Atalarımız “Home Erectus” namı diğer ademoğulları günümüzden yüz binlerce yıl önce dünyaya yayılırken bir kısmı da Avrupa’ya geçmek için “Yarımburgaz Mağaraları ve Menekşe Plajı” parkurunu güney kuzey istikametinde kat etmiş. Yaklaşık 400 bin yıl önce Marmara Denizinin doğusundan geçip Küçükçekmece Gölü ve Sazlıdere’yi takip ederek Yarımburgaz Mağaralarına gelmiş ve binlerce yıl bu mağaraları barınak olarak kullanmış, aletler üretmiş, avlanmış, çoğalmış ve evrimi sürdürmüş. Gazeteci Coşkun Aral’da “İlk Avrupalı” belgeselinde bu yolu izlemiş ve yolun insanlık tarihi için evrensel değerde ipuçları taşıdığını anlatmaya çalışmıştı.

Mağara 1.8 milyon yıl önce kalkerli kayaların yer altı sularıyla oyulması sonucu olmuştur. Mağaralardan söz eden ilk isim Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane ‘de Jeoloji ve Maden Öğretmeni olan Macarlı İbrahim Bey olmuştur. İlk sistematik arkeoloji araştırmalarını ise Şevket Aziz Kansu yapmıştır. 1986- 88 yıllarında ise İstanbul Üniversite’nden Mehmet Özdoğan ve Güven Arsebük Öğrencileriyle mağarada kazılar yaptılar. Paleolitik çağa ait çok önemli bulgulara rastladılar. Türkiye’de Paleolitik çağlardan Bizans’a kadar 400 bin yıllık insanın yerleşim serüvenine ait çok az rastlanacak kadar iyi korunmuş buluntularla en eski yerleşim yeri bu mağaralardır. Mağaranın duvarındaki eski gemi resimleri buranın bir zamanlar deniz ticaretinin deposu olarak kullanıldığını da gösteriyor.

Türkiye’de bilinen en eski yerleşim yeri yakın geçmişte definecilerin, kaçak kazı yapanların, mantar üreticilerinin, filmcilerin ve tinercilerin tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Mağaralar filmcileri için 1960’lardan beri bir film platosu işlevi de görüyor. Hemen hemen bütün tarihi filmler burada kaydedildi. Tarkan filmlerini izleyenler hatırlar, Leyla ile Mecnun, Küçük Ağa gibi filmlere de mekan oldu burası. Daha önemsiz yüzlerce macera filmlerini saymıyoruz. Kısa bir zaman önce burada Muhteşem Süleyman dizisi için mağaranın içinde ateşler yakıldı, çukurlar açıldı. Birkaç sene önce “Yor” filmi için mağaranın içinde bir su havuzu yapılmış ve sahne gereği bu havuz dinamitle patlatılmıştı. Yani çok hassas el aletleriyle, diş fırçalarıyla arkeologların çalışması gereken alan dinamitlenmişti maalesef.

Birinci Derece Su Alanı ve Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescilli olan mağarada 1.No’lu Koruma Kurulu bu bilgilerin ışığında 10 Mayıs 2012 günü söyle karar almıştı: “Altınşehir Güvercintepe Mahallesi’nde yer alan Yarımburgaz Mağarası’na daha önce verilen zararlarla ilgili olarak suç duyurusu kararının devamına mağaradaki film çekimleri sırasında tahrip olan yapının ilgili belediyece tekrar yapılmasına, bundan sonra mağarada yapılmak istenen film, dizi çekimlerinin geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar vereceği nedeniyle uygun olmadığına, mağara ve çevresinin bütününü kapsayacak bir çevre düzenlemesi projesi hazırlanarak kurula iletilmesine, mağara ve çevresinde güvenlik önemlerinin ilgili belediye tarafından alınmasına karar verildi” ibareleri yer aldı.

Aradan 3 yıla yakın bir zaman geçti. Girişinde demir parmaklıklı bir kapısı olan, ama her yeri kırılan parmaklıklardan içeri girmenin zor olmadığı mağaraya Belediye Meclis Üyeleri Erhan Aslaner, Ercan Ulaş Kaya, Zeynel Yılmaz ve Ümit Yurdakul olarak girdik ve resimlerini çektik. İnsanlık tarihine yakışmayan ve mezbele durumda olan bu evrensel değerin, içler acısı durumundan kurtulması için meclise taşınmasına karar verdik. Parti ayrımı yapmadan hepimizin ortak değeri olduğuna inandığımız, bu sorun için soru sormuyoruz. Öneri getiriyoruz; Kurulun almış olduğu kararları takiben ve kurul kararları esas alınarak Yarımburgaz Mağarası’nın rehabilete edilmesi, yapılaşma tehdidinden kurtarılması, onarılması, çevre düzeni yapılması, tanıtım broşürleri hazırlanması, yön levhaları konulması, korunması ve turizme açılması için gereğinin yapılmasını istiyoruz.

02.02.2015 Gerçek Gündem