Antalya 1’inci İdare Mahkemesi, Rixos oteller zincirinin en özgün halkası olarak Phaselis Antik Kenti ve Beydağları Olimpos Milli Parkı etkileşim sahası içinde projelendirilen ‘Dream of Phaselis’ için yapılan tahsise ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Dream of Phaselis, Antalya’da her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği Phaselis Antik Kenti ve Beydağları Milli Parkı etkileşim sahası içinde 180 dönüm alan üzerine 208 oda, 6 tenis kortu ve 3 yüzme havuzuyla turizmci Fettah Tamince’ye ait Rixos zincirinin en özgün halkası olarak projelendirildi. Alan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından gruba tahsis edilirken, Antalya Valiliği de Sit antik kent ve milli park sınırları içindeki proje için ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli değildir’ kararı aldı.

Aralarında Kemer Esnafları ve Turizmcileri Derneği, Doğa Dostları Spor Derneği, Çıralıyı Sevenler Derneği gibi sivil toplum örgütleriyle birlikte 15 isim projeye karşı hukuki mücadele başlattı. Önce Antalya 2’nci İdare Mahkemesi, ‘ÇED raporu gerekli değildir’ kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı aldı. Ardından Antalya 1’inci İdare Mahkemesi, alanın tahsisine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Mahkeme kararında, alanın özelliği dikkate alındığında başlayacak inşaat faaliyetlerinin telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekildi, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bu konuda yeniden karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Davacıların konuyla ilgili yazılı açıklamasında, projenin kamu vicdanını yaraladığını belirterek, Akdeniz Üniversitesi’nin bölgede yaptığı teknik çalışmalar sonucu, tahsis edilen alanda daha önce saptanamamış çok sayıda antik kalıntıya ulaşıldığının altı çizildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Phaselis’in arkeolojik çalışmalarla değerlendirilmesinin, bölgemiz turizmine katkısı, buranın milli park olarak korunması otel projelerinden çok daha önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Alanda çalışma yapan bilim adamları en son bölgede 24 liken taksonu saptamış ve bu türlerden birinin Antalya’da daha önce bulunmadığını dile getirmişlerdir. İhtiyacımız olan şey, sahip olduğumuz doğal, kültürel ve tarihi değerlerimizi korumak ve geliştirmektir. Turistler bir bölgeye yalnızca orada oteller olduğu için gitmezler. Aynı zamanda bir bölgenin zenginliği sadece gelen turist sayısıyla, o bölgenin getirdiği gelirle ölçülemez.”

Milli parklar, doğal sit alanları ve tabiat alanları korunması gerekirken Türkiye’de vahşi bir şekilde yapılaşmaya açıldığına dikkat çekilen açıklamada, “10 yıla yakın bir süre boyunca, Beydağları Sahil Milli Parkı’nın sınırları değiştirilmiş, proje için gerekli alanlar turizme tahsis edilmiş, süreçler tersine işletilerek, usulsüz bir şekilde uzun dönem planları değiştirilmiş, imar planları projeye göre yeniden düzenlenmiştir” denildi.

10.04.2015 haberler.com