Salı, Ocak 24, 2017

Monthly Archives: Mayıs 2015

by -
1021

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde 16 yıl görev yaptıktan sonra emekli olan Konservasyon Uzmanı ve Arkeolog Ayşe Temiz, müzede eksik ve sahte eserler olduğuna dair inceleme yapılmadığını iddia etti.

Geçtiğimiz günlerde, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Emel Özkan’ın, müzedeki tarihi eser niteliği taşımayan topların ve bazı duvarların boyatılmasından dolayı hakkında düzenlenen müfettiş raporu doğrultusunda, Muğla Müze Müdürü olarak atandığı ortaya çıkmıştı. Konu hakkında İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez ve Bölge Laboratuvar Müdürlüğüne bağlı bir ekip toplar üzerinde inceleme başlatırken, yeni iddialar arasında müzede eksik ve sahte eserler olduğuna dair inceleme yapılmadığı yer aldı.

bodrum-arkeoloji-muzesinde-eksik-ve-sahte-eser-iddiasi-1
16 yıl boyunca Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde görev yaptıktan sonra emekli olan Konservasyon Uzmanı ve Arkeolog Ayşe Temiz, Bodrum’da yerel bir televizyona yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Toplar yapıldığı günden beri koruma amaçlı olarak boyanırlar. Boyadan başka bir şey kurtarmaz çünkü demirdir. Demir çok çabuk ufalanır. Arkeolojik kazılardan demir eser çıkması mümkün değildir. Çünkü toprakta korozyona uğrar ve erir. Saf demir eserin ele geçmesi mümkün değildir. 2863 sayılı yasa gereği son 6 padişahın çıkardığı sikkeler bile tarihi eser sayılmıyor, kaldı ki bu toplar demir dökümdür. 1855’den sonra yapılmıştır. Döküm eser tarihi eser olmaz. Ben Haziran ayında İngiltere’de ki British Museum’daydım oradaki toplar da boyalıydı.”

“GÖKTEPE BİRİNCİ DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI İLAN EDİLECEK”
Müzeyle ilgili yapılan spekülasyonların, başka bir önemli olayı örtbas etmek için bilinçli olarak çıkarıldığını ve temelinde büyük rantların yattığını iddia eden Temiz, “Bilinçli olarak başka şeyleri örtbas etmek için çıkarılmış bir yaygara bu boyalı top meselesi. Kökeninde rant vardır bu işin. Şuanda Müze Müdürü olan Emel Hanım, iki tane çok önemli nekropol alanı bulmuştur. Bir tanesi daha önce izin verilerek Göktepe’de yapılan inşaat alanının hemen yanındaki parselde mezarlık alan bulunmuştur ve birinci derece SİT bölgesi ilan edilecektir. Diğer yer ise Şalvarağa mevki dediğimiz yerde nekropol alanı bulunmuştur. Kesinlikle konu ranta dayanıyor” diye konuştu.

“MÜZEYE GÖNDERİLEN MÜFETTİŞLERİN ASIL GELİŞ AMAÇLARI EKSİK ESERLERİ TESPİT ETMEKTİ”
Bakanlık tarafından Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne gönderilen müfettişlerin asıl görevlerinin müzedeki eksik eserlerin tespiti olduğunu söyleyen Temiz, “Yukarıda eksik eser var. Bir müzede eksik eser ne demek. Bunu üzerine neden gidilmedi? Aynı sayı verilmiş eser var. Yani aynı sayı kullanılmış bu ne demektir? Eksik eser demektir ve sahte eserdir. Bunlar müfettiş tarafından neden kovuşturulmadı? Müfettiş bu işler için gelmişti ama toplarla ilgilendi. 19. yüzyıldaki topun boyasına döndü olay. Bakanlık bunu iyi bilir. Bir müzede eksik eser çok önemlidir” ifadelerine yer verdi.

Öte yandan eksik eser, mükerrer kayıtlı eser ve sahte olan eserlerin bulunması için Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü tarafından çağrılan, eser sayım ve tasnifi için gelen müfettişlerin ise bu çok önemli iddiaları es geçerek, topların ve sur duvarlarının boyanmasından dolayı soruşturma yapıp, ceza verilmesinin sağlandığı da iddia edildi. Müzeye denetim için gelen ve düzenlenen raporda imzası olan Başmüfettişin de, hakkındaki bazı iddialar dolayısıyla 8 Mayıs 2015 tarihinde üçlü kararnameyle görevden alındığı iddia edildi.

30.05.2015 Sabah

by -
715

Muğla’nın Bodrum ilçesinde Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndeki, plastik boyayla boyanan 600 yıllık tarihi topların eski haline dönüştürülmesi için çalışmalar başladı.

Bodrum’da, geçen sene 4-5 Haziran’da düzenlenen, 4’üncü Türk Konseyi Zirvesi öncesinde dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi önündeki Osmanlı topları plastik boyayla boyanmıştı. Topları boyatarak tarihi dokuya zarar veren müze müdürü Emel Özkan, geçen hafta görevinden alınmış, ancak bu sefer de Muğla Müze Müdürlüğü’ne atanmıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez ve Bölge Laboratuvar Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışma kapsamında üç konservatör ve iki restoratör, müzenin giriş ve üst avlusunda bulunan tarihi sekiz topu tekrar orijinal haline getirmek için çalışıyor.

29.05.2015 diken.com.tr

by -
1195

İspanya’da bulunan insan kalıntıları üzerinde yapılan bir araştırma, tespit edilen en eski cinayetin 430 bin yıl önce işlenmiş olabileceğini ortaya koydu.

İspanya’nın kuzeyindeki Sima de los Huesos arkeolojik kazı bölgesinde bir mağarada 28 kişiye ait 430 bin yıllık kalıntılar bulundu.

Paleontologlar tarafından yürütülen araştırma, kalıntılar arasındaki 52 parçanın bir araya getirilmesiyle yeniden oluşturulan bir kafatasındaki neredeyse aynı iki çatlağın “aynı objeyle” ve “birden fazla darbe” sonucu oluştuğunu ortaya çıkardı.

en-eski-cinayet-430000-yil-once-islenmis

Bilim adamları, bunun “öldürme” amacıyla vurulmuş bir darbenin sonucu olabileceğini söyledi.

Madrid’deki Health Carlos III Enstitüsü’nde yürütülen araştırma ekibinin başkanı Nohemi Sala, “Kafatasının ait olduğu kişinin uygulanan şiddet sonucu öldüğünü düşünüyoruz. Kafatasında neredeyse aynı yerde meydana gelen benzer iki çatlak kazara olamaz” diye konuştu.

Sala, ayrıca kafatasındaki iki derin çatlağın etrafında hiçbir iyileşme izine rastlanmadığını, bunun da kurbanın darbeyi aldıktan hemen sonra öldüğünü gösterdiğini belirtti.

Ayrıca, 28 kişiye ait kalıntıların mağaradaki derin bir kuyunun içinde dikey bir şekilde bulunması, 430 bin yıl önceki insanların cenazelerini bir araya toplama gibi sosyal bir davranış sergilemiş olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmanın sonuçları “PLOS One” dergisinde yayımlandı.

28.05.2015 Anadolu Ajansı

by -
2029

Adana’nın Dilekkaya köyünde yaşayan Hatun Dilci, Roma dönemine ait paha biçilmez onlarca arkeolojik eseri, müze müdürlüğünün izniyle evinin bahçesinde sergiliyor.

Anavarza Kalesi eteklerine kurulan Dilekkaya köyündeki adeta açık hava müzesini andıran evin bahçesinde, Roma dönemine ait lahit, heykel, sütun başlıkları ve kabartmalardan oluşan çok sayıda arkeolojik eser bulunuyor.

tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-5

EVİNİN BAHÇESİNDE ÇOK SAYIDA TARİHİ ESER VAR
Hatun Dilci (72), 8 çocuğu bulunduğunu, 1966’da başladığı Anavarza Antik Kenti’ndeki bekçilik görevini 2005’te emekli olana kadar sürdürdüğünü, bu sürede güvenlik amacıyla Adana Müze Müdürlüğünün izniyle tarihi eserleri evinin bahçesine getirdiğini söyledi.

Yaşamını 22 yıl önce yitiren eşi Kanber Dilci’nin de antik kentte bekçilik yaptığını, bu görevi şimdi büyük oğlunun devam ettirdiğini belirten Dilci, “Devlet yetkililerin bizlere güveni, bizim de görevimize sarılmamız sonucu evimizin bahçesi açık hava müzesine döndü” dedi.

tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-2

EVİNİN TEMELİNİ KAZARKEN MOZAİK BULDU
Ev yapmak için temel kazarken tesadüfen rastladıkları mozaik zeminin, antik kentte bekçilik görevine başlamalarına vesile olduğunu anlatan Dilci, şöyle devam etti: “Başımızı sokacak bir ev yapmaya karar verdik. Köyde bulduğumuz araziyi temizlerken ‘Balıklı Mozaik’i bulduk. Durumu yetkililere bildirdik. Bize mükafat olarak 500 lira verip, evi biraz ileri yapmamızı istediler. İkinci yere evin temelini kazarken bu kez de başka bir mozaik zeminle karşılaştık. İki tavuk satıp yol parası yaparak Adana’ya valiliğe gittik. Valiyle görüştük. Vali, müze müdürüne telefon edip çağırttı. Hep beraber valinin pikabıyla mozaiği bulduğumuz yere geldik. Yetkililer, bir süre inceleme yaptıktan sonra bize ‘Kral Kızı Mozaiği’ni bulduğumuzu söyledi. Vali, kocamı alnından öptü, burada bekçilik teklif etti. Devlet üniforma ve silah verdi, o günden sonra geçim sıkıntımız azaldı.”

tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-3

TARİHİ ESER KAÇAKÇILARINA KARŞI AMANSIZ MÜCADELE
Birkaç yıl sonra kendisini de bekçi olarak işe aldıklarını ifade eden Dilci, göreve başladıktan sonra tarihi eser kaçakçıları ve definecilere karşı mücadele ettiklerini vurguladı.”Bir yandan uçsuz bucaksız antik kenti koruyor bir yandan da ortalıkta bulunan eserleri, başına bir şey gelmemesi için birer birer evimizin bahçesine getirmeye çalışıyorduk” diyen Dilci, kaçakçı ve definecilerle birçok kez karşı karşıya geldiklerini söyledi.

Dilci, “Vazife kutsal, devletin bize güvenini sarsmamamız lazım. Aldığımız maaşın helal olması için hiçbir kaçakçı ve defineciye göz yummadık. Nerede değerli bir eser varsa getirdik, kaçakçıdan kazıcıdan aldık, getirdik, bahçemize koyduk” bilgisini verdi.

tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-4

İlerlemiş yaşına rağmen ziyaretçi ve turistlere antik kent konusunda rehberlik yapan Dilci, şunları kaydetti: “Bu tarihi kent için hayatımı verdim. Bu kent yüzünden başıma gelmedik kalmadı. Kaçakçılar ve defineciler evimi yakmaya çalıştılar, hayvanlarımı zehirlediler, ineklerim öldü, arı kovanlarıma zehir sıktılar. Uyarı ve ikazlarımız yüzünden köylüler bizden fazla hoşlanmazdı. Sit alanında araziyi süren, surlardan taş söken köylülerimle çok defa karşı karşıya geldim. Her ne yaptılarsa yılmadım, görevimin hakkını vermeye gayret ettim. Bu yaşımdayım hala buraların gönüllü bekçiliğini yapıyorum. Gece sabaha kadar o pencereden bu pencereye gözetler dururum. Kendi oğluma bile güvenmem.”

tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-1

Anavarza Antik Kenti’nde yeniden başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarına sevindiğini belirten Dilci, köyünün sokaklarının yerli ve yabancı turistlerle dolduğu günleri görmek istediğini ve sonraki nesillerin tarihi kalıntılara daha iyi sahip çıkacağına inandığını sözlerine ekledi.

28.05.2015 haberler.com

by -
2396

Etiyopya’da 3,5 milyon yıllık yeni insansı kalıntılar bulundu. The Woranso-Mille Araştırma Projesi Başkanı Yohannes Haile-Selassie, bugün Addis Ababa’da yaptığı basın toplantısında, 3,3-3,5 milyon yıllık olduğu tahmin edilen dişler ve çene kemiğine ait kalıntıların, ülkenin Afar bölgesindeki Burtele arkeolojik kazı sahasında dört yıl önce bulunduğunu söyledi.

Haile-Selassie, bulunan bu yeni fosiller, daha önceden yine aynı bölgede bulunan 4 milyon yıllık insansı iskeletten çok farklı özelliklere sahip olduğunu kaydetti.

Bulunan kalıntıların insan evrimini daha iyi anlamamıza yardım edeceğini belirten Haile-Selassie, “Ne kadar çok fosil bulursak insan evrimi hakkında o kadar çok bilgiye sahip oluruz” ifadesini kullandı.

etiyopyada-yeni-bir-insan-atasi-turu-kesfedildi-1

Araştırma ekibinde yer alan bilim adamlarından Stephanie Melillo, aynı bölgede 1974 yılında bulunan ve “Lucy” ismi verilen insansı fosile göre, bu yeni fosilin daha küçük dişlere ve daha sağlam bir alt çeneye sahip olduğunu söyledi. Melillo, bulunan bu yeni fosilin, insan soy ağacının şimdiye kadar bilinmeyen bir üyesine ait olabileceğini belirtti.

Dünyanın en ünlü insansı fosili olarak bilinen ve başkentteki Ulusal Müze’de sergilenen “Lucy”, ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

28.05.2015 Hürriyet

by -
1089

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan ve Anadolu’nun Orhun Abideleri olarak nitelendirilen Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nda kazı çalışmaları başladı.

Boyları 4,5 metreye varan, üzerindeki yazı ve motiflerle her biri sanat eseri niteliği taşıyan mezar taşlarını bünyesinde barındıran İslam mezarlığında, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Recai Karahan başkanlığında yürütülen “Eski Ahlat Şehri Kazıları”, bu yıl da devam ediyor.

Prof. Dr. Karahan, gazetecilere yaptığı açıklamada, mezarlıktaki eğri taşların düzeltilmesi ve likenlerin temizlenmesine büyük önem verdiklerini belirtti.

ahlat-mezarliginda-bakim-ve-temizlik-calismalari-basladi

Mezarlıktaki otların temizlenmesi ve çevre düzenlemesine yönelik çalışmaların sürdüğünü anlatan Karahan, 7-8 taşın liken temizliğini tamamladıklarını söyledi.

Karahan, ziyaretçilerin çok sık uğradığı bir yer olması nedeniyle temizliğe önem verdiklerini bildirerek, “Bu yıl da eğilen taşların düzeltilmesi, sandukalar dahil restorasyonlarının yapılması, likenlerin temizlenmesi, taşların okunması ve çevre düzenlemesi şeklinde çalışmalarımız devam edecek. Ayrıca jeofizik ve jeoradar çalışması da bu dönemde yapılacak” dedi.

ahlat-mezarliginda-bakim-ve-temizlik-calismalari-basladi-1

Temizlik çalışmasının sadece mezar taşlarının okunabilmesi için değil, likenin taşa verdiği zararı da ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığına değinen Karahan, “Likenler taşın her tarafını kapattığı için taşları da okuyamıyoruz. Çünkü liken kökleri çok çabuk gelişen ve yayılan bir bitki. Müdahale edilmediğinde taşı hızla tahrip ediyor. Biz de bunu önlemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

27.05.2015 ntv.com.tr

by -
945

Büyük Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Aeneas ile Aeneas’ın Altınoluk’tan İtalya’nın Castro şehrine gittiği antik geminin 5 metre yüksekliğindeki heykeli için proje hazırlandı.

Büyük Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Aeneas ile Aeneas’ın Altınoluk’tan İtalya’nın Castro şehrine gittiği antik geminin 5 metre yüksekliğindeki heykeli için proje hazırlandı. Projeye kapsamında heykelin, Kaletepe Mevkisi’ndeki Altınoluk-Edremit Karayolu üzerindeki Antandros Kazı Alanı girişine dikileceği bildirildi.

Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneği, yeni bir proje hazırladı.Avrupa Birliği Bakanlığı ve Pro Loco Castro ile ortaklaşa hazırlanan ‘Altınoluk’tan Castro’ya Zamanda Yolculuk Projesi’ni Avrupa Birliği Sivil Toplum Diyaloğu-2 programına 25 Nisan 2011’de onaylatan dernek yöneticileri şimdi de Aeneas heykeli projesi ile yeni bir çalışma başlattı. İlk projede, Büyük Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Aeneas’ın Antandros’tan İtalya’nın Castro kentine Tempest gemisi ile yaptığı tarihi yolculuk yeniden canlandırılacaktı. Şimdiki projede ise Aeneas ve ünlü gemisi Tempest’in heykelinin yer alacağı bildirildi.

PROJEDE NELER VAR?
Projeler hakkında bilgi veren Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Gülçin Cömert, Antandros’un, antik kaynaklarda adının çok sık geçtiğini, Antandros’u da içinde barındıran İda Dağı’nın (Kazdağı) pek çok efsanenin kaynağı olduğunu söyledi.

Bu efsanelerden en önemlilerinden birisi de Aeneas Efsanesi olduğunu vurgulayan Cömert, “Efsaneye göre, Aeneas Afrodit’in ‘Truva kahramanı’ Ankhises’ten olan oğludur. Tanrılar Aeneas’tan Truva kadar güçlü ve büyük bir devlet kurmasını ister. Aeneas, babası Ankhises ve oğlu Ascanios’u yanına alarak bir grup Truvalı ile birlikte Antandros’a gelir. İda Dağı’nın ağaçlarından 20 gemi yaparak denize açılır ve İtalya’nın Castro Şehri’nde karaya çıkar. Daha sonra Roma İmparatorluğu’nun Başkenti Roma’yı kurar. Bu efsane Vergilius tarafından Aenas Destanı olarak yazılır. Altınoluk’tan Castro’ya Zamanda Yolculuk projemizde, yelkenli ve kürekli Tempest (Fırtına) Gemisi’nin benzerinden iki tane yapılacak. Gemiler Altınoluk’tan yola çıkacak, Aeneas’ın rotasını izleyerek Castro’ya ulaşacak. Gemilerin biri İtalya’da kalırken biri Altınoluk’a dönecek ve turizme açılacak. Ayrıca Truva’dan Altınoluk’a gelen bir dağ yolu belirlenecek ve ‘Aeneas Yolu’ olarak kültür turizmine açılacak. Yol üzerinde antik döneminin canlandırılacağı küçük konaklama yerleri, İda’nın doğal güzelliklerinin tanıtılacağı, burada elde edilen bitkilerden yapılan yemek ve içeceklerin sunulduğu tesisler inşa edilecek” dedi.

5 METRELİK AENEAS HEYKELİ DİKİLECEK
Aeneas Heykeli hakında da bilgiler veren Cömert, “Antandros, Aeneas’ın Anadolu’dan denize açıldığı son noktadır. Bu nedenle Aeneas’ın yola çıktığı sahile, Antandros Antik Kent kazı alanının girişine 5 metrelik Aeneas heykeli dikilecek. Heykel, Aeneas’ın yolculuk yaptığı ‘Tempest’ adı verilen geminin arka bölümünde yer alacak. Geminin orta bölümünden Edremit-Altınoluk karayolu geçtiği için boş kalacak, devamında karanın denizle birleştiği yere Tempest’in burun kısmı yapılacak. Heykelin etrafında Antandros ve İda Dağının, milli parkın tanıtımının yapılması için gelecek gezi otobüslerinin park edeceği bir alan oluşturulacak. Antandros’la ilgili tanıtım kitapları ve hediyelik eşyalar da bu alanda sergilenip satışı yapılacak. Projelerimiz, hem Antandros’un hem Balıkesir’in HemTürkiye’nin tanıtımına katkı sağlayacak. Balıkesir Valisi Mustafa Yaman, AK PartiliBalıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur ve Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerine projeleri anlattık çok beğendiler. Şimdi harekete geçmek için destek bekliyoruz” diye konuştu.

Dernek Başkanı Gülçin Cömert, projenin, bölgedeki turizmi canlandıracağını, Antandros Antik Kenti’nin yeni bir Efes olacağını da söyledi.

27.05.2015 haberler.com

    by -
    846

    Irak Şam İslam Devleti örgütü (IŞİD) iki hafta önce ele geçirdiği Suriye’nin Palmira antik kentinin son halini gösterdiği iddia edilen bir video kaydı yayımladı. Terör örgütüne yakın internet sitelerinde yer alan amatör kamera kaydında kentteki tarihi kalıntıların tahrip edilmediği görülüyor.

    Suriye hükümet kaynakları da IŞİD militanlarının korkulanın aksine UNESCO Dünya Mirası listesindeki antik kente zarar vermediği bilgisini teyid etti.

    IŞİD’in Irak’taki Ramadi kentiyle eş zamanlı işgal ettiği Palmira’da çatışmalar ise aralıksız sürüyor. Şam yönetimine bağlı askeri uçaklar dün de örgüte ait hedefleri vurdu. Suriye resmi haber ajansının geçtiği fakat bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan haberlere göre bombardımanda terör örgütü IŞİD çok sayıda kayıp verdi.

    IŞİD, Palmira’yı kontrol altına aldıktan sonra Irak’ın Anbar vilayetiyle stratejik bir koridor açmıştı.

    Diğer yandan örgütün Suriye’de Jezel petrol kuyularını da ele geçirmek üzere olduğu öne sürüldü.

    26.05.2015 tr.euronews.com

    by -
    930

    Antalya’nın Kumluca Belediyesi tarafından ihalesi yapılan ve harcamaları Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından karşılanacak Rhodiapolis antik kentindeki restorasyon çalışmaları devam ediyor.

    2006 yılında Akdeniz Üniversitesi tarafından kazı çalışmalarına başlanan ve aradan geçen sürede büyük bir bölümü gün yüzüne çıkartılan antik kentteki tiyatro ve stoanın (Sütunlu galeri) restorasyonu çalışmaları devam ediyor. Restorasyon çalışmaları tamamlandığında antik kentin tiyatrosu, tiyatro sahnesi ve stoası (Sütunlu galerisi) ayağa kaldırılarak aslına uygun hale getirilmiş olacağı belirtildi.

    Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, restorasyon çalışmaları devam Rhodiapolis antik kentinde incelemelerde bulunarak, restorasyon çalışmalarını yürüten yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Çetinkaya, Rhodiapolis antik kenti kazılarına bugüne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere, Akdeniz Üniversitesi, Antalya Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Antalya Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü ile Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın destek verdiklerini söyledi.

    rhodiapoliste-restorasyon-calismalari-devam-ediyor-1

    8 YILDIR KAZI ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜLÜYOR
    Yaklaşık iki aydır devam eden restorasyon çalışmalarının, bir yıla kadar tamamlanmasının beklendiğini belirten Başkan Çetinkaya, “Rhodiapolis antik kenti, Kumluca’ya tarih anlamında büyük değer katıyor. Yaklaşık 8 yıldır sürdürülen kazı çalışmaları sonunda ortaya çıkan eserler restore edilecek. Bu restorasyon çalışmaları, hem tarih anlamında kenti daha anlamlı hale getirecek, hem de günlük yaşam içerisinde restorasyonu yapılacak olan tiyatro işlevsel olarak günlük yaşamda aktif halde kullanmamızı sağlayacak. Restorasyonu tamamlandığında, antik kent ilçeyle de bütünleşmiş olacak. Biz bu anlamda bu çalışmayı çok önemsiyoruz. Antik kentin hem tarih, hem de sosyal hayata yapacağı katkı Kumluca’ya artı değerdir” diye konuştu.

    27.05.2015 Milliyet

    by -
    1028

    Rusya’nın Kırım bölgesinde, 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi bulundu. Rus basınına göre, gemi 100 yılın en büyük arkeoloji buluşu sayılıyor.

    Rusya’nın Kırım bölgesinde, Karadeniz’in Sivastopol kentine yakın sularında 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi bulundu. Rus basınına göre, “Rostov” dalgıç kulübü tarafından denizin 82 metre derinliğinde ortaya çıkarılan gemi, 100 yılın en büyükarkeoloji buluşu sayılmakta.

    GEMİNİN BATMA NEDENİ BİLİNMİYOR
    Rus bilim adamlarına göre, 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi belirlenemeyen bir nedenle batmış. Gemide çok sayıda anforlar da bulundu. Rus bilimadamları anforlarla yağ ve şarap taşındığını anlattı.

    BAŞKA KEŞİFLER İÇİN GENİŞ ÇALIŞMA BAŞLATILACAK
    Savunma Bakanlığı ve Coğrafi Derneği’nden oluşan heyetin bölgede başka gemi vearkeoloji eserleri bulmak için daha geniş çalışmalar yapacağı kaydedildi. Rus heyetin 10 Haziran’da bölgede araştırma yapacağ ifade edildi.

    27.05.2015 haberler.com