İsviçreli Jeoarkeolog Dr. Eberhard Zangger, Anadolu’nun tarihinin bildiğimiz gibi olmadığını ve gerçekler ışığında baştan yazılması gerektiğini söylüyor. İddialarının merkezinde az bilinen Luvi Uygarlığı ve Truva var.

Truva’yı Yunanlı tarihçi Homeros’un destansı eseri İlyada’dan biliyoruz. Ancak belki de bildiklerimizi sorgulamanın zamanı gelmiştir. Zira İsviçreli Jeoarkeolog Dr. Eberhard Zangger’in bu şehir hakkında farklı bir tezi var. Ona göre bugüne kadar öğrendiklerimiz yanlış ve bir uygarlık yok sayıldığı için eksik. Bahsettiği uygarlık Luviler. Milattan önce 2000’li yıllarda Anadolu’da yaşayan Luviler hiçbir zaman merkezi bir devlet kurmamış. Bu yüzden de birçok kaynakta yer almıyorlar. Bilim, sanat ve felsefede dönemlerinin çok ilerisinde oldukları biliniyor. Yazıyı Yunanlardan en az 300 yıl önce kullanmaya başlamışlar. İleri bir matematik ve mühendislik bilgisiyle yaptıkları şehirler birçok Avrupa kentinin yapımına ilham kaynağı olmuş.

dr-eberhard-zangger-gercek-troianin-truva-yerini-ariyor-1

Zangger onları “Arkeoloji biliminin 100 yıllık ihmali ve Anadolu’nun kayıp tarihi”olarak tanımlıyor: ‘Luvi Medeniyeti’nin ortaya çıkarılması ile hem Anadolu hem de Avrupa tarihinin değişeceğine inanıyor: “Luviler tarihte hak ettikleri yeri aldığında bugün Grek medeniyeti üzerinde yükseldiğini düşünen Avrupa’nın aslında Luvi medeniyeti üzerinde yükseldiği görülecek.”

Truvalılar kimdir? Dr. Zangger, arkeoloji dünyasında bu sorunun yanıtının artık net olmasına karşın kimsenin yüksek sesle söyleyemediğine dikkat çekiyor. Neden? Ona göre bu sorunun cevabı şu: “Ege tarihinin kronolojisini oluşturan Arthur Evans, ‘Antik Helen Kültürü’nün büyük bir hayranıydı ve bulduklarını o yöne çekti.” “Avrupalı arkeologların Luvileri atlamasını anlayabiliriz. Ancak Türk arkeologlar neden bu koca medeniyeti fark edemedi?” sorusunaysa kısa ve öz yanıt veriyor: “Çünkü Türk arkeologlar da Avrupa’da eğitildi.” Avrupa’da ‘Luvi’ diyen tarihçilere deli gözüyle bakıldığını iddia ediyor: “Ben onlardan biriyim. Yıllarca Yunanistan’da çalıştım. Birikimim beni Luvilere doğru götürdüğünde ise aforoz edildim. Çünkü bu arkeolojinin baştan beri yazılan tarihini değiştirecek. Örneğin, Hititlere ve Grek medeniyetine ait olduğu düşünülen birçok şeyin Luvilere ait olduğu fark edilecek.” 

BİLDİKLERİMİZDE BİR GARİPLİK VAR

Zangger, Truva şehrinin henüz keşfedilmediğini, esas şehrin Karamenderes ve Dümrek nehirlerinin alüvyonla kapladığı ovanın altında olduğunu söylüyor. Bugün Truva olarak adlandırılan tepeninse sadece önde gelen ailelerin yaşadığı küçük bir bölge olduğunu savunuyor.

Yine Zangger’in sözleriyle bitirelim: “Homeros ve İlyada destanının keşfinden önce de Avrupa’da Truva büyük bir hayranlıkla kuşaktan kuşağa anlatılıyordu. Özellikle ‘Ortaçağ Avrupası’nda herkes Truva hayranıydı. Hatta Avrupa devletlerinin soyluları köklerini oraya dayandırıyordu. Buna Roma İmparatorluğu’nun başındakiler bile dahildi. Bence iki tarih var: Birisi yaşanan, diğeri de yazılan. Ve ne yazık ki yazılan tarih bizi aldatıyor” takdir sizin.

17.05.2015 Hürriyet Fotoğraf: Arşiv