Salı, Ocak 24, 2017

Monthly Archives: Haziran 2015

by -
562

Kütahya’da Roma dönemine ait antik kent, köylü kadınların desteğiyle gün ışığına çıkartılıyor. Uzman ekibe ikramlarda bulunan kadınlar, kazılarda da önemli rol alıyor.

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde Roma döneminden kalma Aizanoi Antik Kenti’nde kazılar devam ediyor. Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından sürdürülen kazılarda civar köylerde yaşayan kadınlar da görev alıyor. Kazı grubu başkanı olan ve aynı zamanda Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Elif Özer, 14 köylü kadının arkeoloji çalışmalarına katıldığını belirterek, “Köylü kadınlar çevreyi çok iyi biliyorlar. Önceleri gönüllü olarak ekibimize ev sahipliği yapıyorlardı. Bizi evlerine davet ettiler, ikramda bulundular. Daha sonra kazılara yardım etmeye başladılar. Bu işlere çok yatkınlar. Biz de bu çalışmaya istekli olduklarını göz önüne alarak kendilerini istihdam ettik. Verimli bir çalışma sergiliyorlar. Performanslarından memnunuz”dedi. 2011 yılından beri devam eden kazılarda önemli eserlere ulaşıldığını anlatan Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün “Aizanoi 3 bin yıllık bir geçmişe sahip. Roma İmparatorluğu döneminden kalma önemli bir kent. Dünyanın ilk borsası burada. Kraliçesi Berenike’nin 10 tonluk mermer lahdi bu kazılarda ortaya çıkarıldı” dedi.

28.06.2015 Sabah

by -
679

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Sabancı Vakfı’nın destek verdiği Metropolis Antik Kenti kazı çalışmaları Celal Bayar Üniversitesi işbirliğinde 25 yıldır elde edilen bulgularla tarihin izini sürmeye devam ediyor.

MESEDER (Metropolis Sevenler Derneği) ve Torbalı Belediyesi ile yurt içi ve yurt dışından farklı üniversitelerin de katkı verdiği arkeolojik alan çalışmaları Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek başkanlığında 1 Temmuz’da başlıyor.

Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarında bugüne kadar Türkiye ve dünya arkeoloji dünyasını heyecanlandıran birçok yeni buluntu ve eser gün yüzüne çıkartıldı. Helenistik döneme ait Antik Tiyatro ve Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen hamam ve palaestra (Spor Alanı) kompleksi, mozaikli salon, peristyl ev, dükkanlar, genel tuvalet, sokaklar gibi antik kent dokusunu oluşturan yapılar ve mekanların bulunması iki bin yıl öncesinin toplumsal yaşamına yönelik ipuçlarını da ortaya çıkarttı.

Anadolu’nun en özgün yapılarından biri
2008 yılından bu yana kazı çalışmaları devam eden Roma Hamamı Palaestra Kompleksi’nin 2015 kazı sezonu itibariyle tamamlanması planlanıyor. Kompleks, yedi yıldır zengin buluntularıyla ve özgün mimari dokusuyla Metropolis Antik Kenti’nin en önemli yapılarının başında geliyor. Ayrıca, ölçüleri ve mimari özellikleri bakımından Anadolu’nun en özgün yapılarından biri olma özelliği taşıyor. Yapının sahip olduğu mozaik işçiliği ve zengin bezeme çeşitliliği Roma Dönemi’nin tüm özelliklerini sergiliyor.

Her yıl aynı heyecanla ve merakla kazılara başladıklarını belirten Kazı Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek ” Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik araştırma ve kazıların 25. yılına girerken kentin böylesine merkezi bir yapısını tamamen gün yüzüne çıkartmak bizler için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır. ” dedi.

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Metropolis’te yapılan çalışmalarla her yıl Anadolu tarihi açısından büyük önem taşıyan bulgulara ulaşıldığını belirterek “Kazılar süresince gün yüzüne çıkan her bir parça Türkiye’de ve dünyada tarih severleri heyecanlandırdı, tarihin bir dönemine ışık tuttu. Sabancı Vakfı olarak bu projeyle yaklaşık 2 bin beş yüz yıllık bir tarihin ülkemizin kültürüne ve turizmine de kazandırılmasına destek olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ” dedi.

Bu yıl, Anadolu’nun iyi korunmuş tiyatrolardan biri olan Metropolis tiyatrosunda temizlik, düzenleme faaliyetlerinin yanı sıra Orta Kent’te ve Akropol’de kazı faaliyetleri de devam edecek.

Metropolis Hakkında
1990’dan bu yana sürdürülen kazılarla gün ışığına çıkarılmaya çalışılan Metropolis Antik Kenti, İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında yer alıyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Geç Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Helenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda Helenistik Döneme ait Antik Tiyatro, Bouleuterion (Meclis Binası), Stoa (Sütunlu Galeri) ile Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edilen iki hamam yapısı, hamam ve palaestra (Spor Alanı) kompleksi, Mozaikli Salon, Peristyl Ev, Dükkanlar, Genel Tuvalet, Sokaklar gibi antik kent dokusunu oluşturan yapılar ve mekanlar bulundu. Ayrıca bu mekanların kazı çalışmaları sırasında seramik, sikke, cam, mimari parçalar, figürler, heykeller, kemik ve fildişi eserler, pithos (depolama küpü) ve birçok Helenistik Dönem seramikleri ile maden eserlerden oluşan 11 binin üzerinde tarihi eser gün yüzüne çıkartıldı. Kazılarda elde edilen eserler, bugün İzmir Arkeoloji, İzmir Tarih ve Sanat ile Selçuk Efes müzelerinde sergileniyor.

29.06.2015 turizmhaberleri.com

by -
821

Suriye sınırının sıfır noktasındaki Karkamış Antik Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmaları sonucunda bulunan eserler kamuoyuna tanıtıldı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, belediye meclis salonunda düzenlenen toplantıda, uygarlık tarihinin Anadolu olmadan yazılamayacağını söyledi.

Bölgenin en önemli merkezlerinden birisinin de Gaziantep olduğunu belirten Şahin, “Bütün medeniyetlerin en zengin dönemleri bu topraklarda yaşanmış. Bastığımız toprakların altında büyük bir medeniyet, büyük bir kültürel miras var. Bu kültürel mirasın kıymetini bilmek en büyük görevlerimizden birisi” dedi.

Gaziantep’i küresel bir şehir haline dönüştürmek istediklerini ifade eden Şahin, arkeoloji ve gastronomi turizminde büyük hedefleri olduğunu vurguladı.

karkamis-antik-kentinin-cevresine-guvenlik-duvari-oruluyor-1

Şehirde 5 ayrı antik kentte aynı anda kazı çalışması yapıldığını dile getiren Şahin, şunları söyledi:

“Sanayiyi sanatla taçlandıramazsak, sanayinin altyapısını kültürel hazinemizle birleştiremezsek bir şeyler eksik kalacak. Anadolu’nun bütün hazinelerinin merkezi, Gaziantep’te kurulacak Arkeoloji Enstitüsü ile bütün dünyaya tanıtılacak. Dünya tarihi yazılırken eksik kalmış noktaları hızlı bir şekilde açığa çıkarmak istiyoruz.” 

Zeugma Mozaik Müzesi karşısına Karkamış müzesi yapmak için çalışmalara başladıklarını kaydeden Şahin, ayrıca antik kentlerin belgesellerini de hazırlamak istediklerini ifade etti.

Karkamış ekibi için kazıevi ve Arkeolojik Araştırma Merkezi yaptıklarını aktaran Şahin, Suriye’de yaşanan savaşın kazı çalışmalarına engel olmaması için de antik kent etrafında duvar örüleceğini kaydetti.

Şahin, konuşmasının ardından kazı başkanı Nicolo Marchetti’ye “fahri hemşehri” beratı verdi.

Toplantıda daha sonra Marchetti ve Yrd. Doç. Dr. Hasan Peker, çalışmalarda çıkan tarihi eserler hakkında slayt eşliğinde bilgi verdi.

Gazeteciler, toplantının ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nce Karkamış’ta yaptırılan kazıevi ve Arkeolojik Araştırma Merkezi’ni gezdi.

Çıkarılan eserler arasında çeşitli heykeller, kireç taşından yabani dağ keçisi heykeli, bazalt üzerinde aslan tasviri, Asur Kralı 2. Sargon’un sarayının bir bölümü ve 14 metre derinliğinde bir kuyu ve kuyu içerisinden çıkarılan çivi yazılı belgeler dikkati çekti.

29.06.2015 Radikal

by -
818

İzmit’te yer alan Roma Nekropolü’nün kalan son kısımları da yok oluyor. Sokaktaki antik mezarların yola taştığı arsada lüks konut inşası var.

Nikomedia döneminin akropolisi (yukarıda bulunan kenti) Bağçeşme’de yer alan Geç Roma ve Bizans dönemine ait nekropol (mezarlık) bölgesi yıllardır inşaat firmaları tarafından talan ediliyor. Müze Müdürlüğü, Anıtlar Kurulu ve belediyelerin denetimlerdeki eksiklerini fırsat bilen inşaat firmaları, yapılaşmaya açılan bölgelerde gece kazılarıyla tarihi mezarları çıkarıyor, temelini kazdıkları binalar için, sit alanı olması gereken arsaları tonlarca betona boğuyor.

Kocaeli’nin yaşadığı en büyük felaketlerden olan 1999 Marmara Depremi’nin ardından kayalık yapısıyla vatandaşların göz bebeği olan ve zengin yurttaşlar çekim merkezi haline gelen Bağçeşme’de yapılaşma göz açıp kapayıncaya kadar tamamlandı. 2003 yılında başlayan büyük sitelerin yapımı günümüze kadar sürdü.

Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu bilinen nekropol kalıntılarına son olarak Kent Konut tarafından inşa edilen Tuana Evleri inşa edildi. Çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan Tuana Evleri’nin temel kazma çalışmaları sırasında birçok kalıntıya rastlanmış, konuyla ilgili Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Ayşe Çalık Ross kimi girişimlerde bulunmuş ancak dönemin İl Kültür Turizm Müdürü Adnan Zamburkan mezarlığın tahrip edilmediğini söyleyerek temel kazma çalışmalarının sürmesine izin vermişti.

Bölgedeki son tahribat Topçular Mahallesi Yazar Sokak’taki arsada yaşandı. Başlatılan çalışmalar kapsamında metrelerce derinlikte temel kazıldı.

Kent tarihçisi Yavuz Ulugün: “Bu alanda koruma kararını kim kaldırdı? Müze Müdürlüğü’nün kaldırma yetkisi var. Mezarlar olduğu gibi dururken böyle bir çalışmaya izin verilmesi mümkün değil. Yıllardır bu talana göz yumuluyor” dedi.

29.06.2015 Birgün Haber: Uğur Enç

by -
727

Perre Antik Kenti’ndeki kazılarda bulunan Jupiter Dolichenus kabartmasındaki savaşçının elbisesinden esinlenerek  tasarlanan deri kıyafet Adıyaman Müzesi’nde sergileniyor.

Tasarımcı Filiz Can’ın 2016’da Nemrut Dağı’nda düzenleyeceği defile için hazırladığı savaşçı kıyafetinin ziyaretçilerin beğenisine sunulması nedeniyle müzede tören düzenlendi. 

Adıyaman Müze Müdürü Fehmi Eraslan, burada yaptığı konuşmada, sergilenen kıyafetin, 2001 yılında Perre Antik Kenti’ndeki kazılarda ortaya çıkan Jupiter Dolichenus kabartmasından esinlenilerek hazırlandığını söyledi.

Müzedeki kabartmanın yanında sergilenen kıyafetin, 2016’da yapılacak defileye yönelik önemli bir çalışma olduğunu belirten Eraslan, bu sayede kafalarda defile hakkında somut bilgiler oluştuğunu kaydetti.

Tasarımcı Filiz Can da sergilenen tasarımı, Kommagene Uygarlığı dönemi kıyafetleri konsepti çerçevesinde 2016’da düzenlenecek defile için hazırladığını ifade etti.

Perre Antik Kenti nekropol kazılarında bulunan Jupiter Dolichenus’un kıyafetini deri malzeme kullanarak hazırladığını belirten Can, tasarımın sadece tanıtımda kullanılacağını dile getirdi.

Can, 2016 yılında yapılacak defile için çalışmalara kısa sürede başlayacağını sözlerine ekledi.

26.06.2015 Radikal

by -
1015

Arkeologlar, Almanya ile Danimarka’yı birleştirecek tünelin inşasında yaptıkları incelemelerde 5 bin 500 yıllık parmak izi taşıyan seramik bir kap buldu.

Almanya’nın Fehmarn ile Danimarka’nın Lolland adalarını birleştirecek Femern Belt tünelinin inşası esnasında binlerce yıllık bir tarihi eser ortaya çıkarıldı. Altı düz, gövdesi ise huniye benzeyen seramiğin, kuzey-orta Avrupa’da 2800 ile 4000 bin yıl önce var olan ‘funnel beaker’ kültürüne ait olduğu düşünülüyor.

Lolland’ın güneyinde kalan kıyılarda bulunan seramik parçanın en ilgi çeken özelliği ise üzerinde binlerce yıl öncesine ait bir parmak izi bulunması.

Discovery News’e açıklama yapan Lolland-Faster Müzesi’nden arkeolog Marie Olesen, aynı bölgede geçtiğimiz yıl yine 5 bin yıl öncesine ait çakmataşından balta bulunduğunu belirtti. Baltanın çanak gibi eşyaları üretildiği yeri gösterdiği tahmin ediliyor.

Olsen, bilinçsizce seramik üzerinde bırakılan parmak izinin ise binlerce yıl önceki Avrupalıların yaşamlarına ışık tutan bir bilgi olduğunu belirtti.

Daha birçok iz bulunabilir
Yakın zamanda birçok arkeolojik delilin ortaya çıkarıldığı bölgede, Danimarkalı arkeologlar binlerce yıllık ayak izleri de bulmuştu. 

Arkeologlar, Lolland Adası civarında bulunan eserler sayesinde bölgede yaşamış olan halkın hayatını yavaş yavaş gözleri önünde canlandırabildiklerini belirtti. Tarımın 6 bin yıl önce başladığı bölgede ilk insanlar balık tutmada ustalaşmıştı.

27.06.2015 aljazeera.com.tr

    by -
    1080

    Moğolistan’ın başkenti Ulanbator’a yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Nalayik bölgesinde Türk tarihine ışık tutacak yeni kazı çalışması başlayacak. Koruma altına alınan Tonyukuk anıtları alanında yapılacak kazıya Türk ve Moğol arkeologlar katılacak.

    Dokuz Eylül Üniversitesi ile Moğolistan Bilimler Akademisi arasında geçtiğimiz Mayıs ayında konuyla ilgili protokol imzalandı. Dokuz Eylül Üniversitesi adına ve maddi desteğinde yapılacak olan kazılarda amaç; Bilge Tonyukuk’un anıt mezarına ulaşmak.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Kafkasya Orta Asya Arkeoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Abdullah Semih Güneri: “Bu önemli kazı izninin alınabilmesinde Altay Dağları bölgesindeki 13 yıllık çalışmalarımız ve Moğolistan Altay Araştırmaları Enstitüsü’nün de tek Türk üyesi olmam sağlamış olabilir. İlk planda kazmayı planladığımız kurganda (soylu mezarı) hiç birşey bulamayabiliriz. Ama bunca yıllık bölgedeki deneyimlerimiz bu kazılarda Türk Tarihi’ni aydınlatacak önemli bulgulara ulaşacağımızı bize haber veriyor” dedi.

    Kazı çalışmaları önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.

    27.06.2015 haberler.com

    by -
    969

    Milas’ta bir inşaatın sondaj kazıları sırasında milattan önce 3. yüzyıla ait olduğu sanılan gülle atan sporcu heykeli bulundu.

    İsmetpaşa Mahallesi’ndeki sit alanında, Milas Müze Müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde özel izinle sürdürülen bir inşaatın sondaj kazıları sırasında heykele rastlandı. Müze yetkilileri, 143 santimetre boyundaki baş, kol ve bacaklarının bazı bölümleri bulunmayan heykelin ilk incelemelere göre Roma dönemine ait olduğunu belirledi.

    muglada-2-bin-300-yillik-sporcu-heykeli-bulundu-1

    Muhafaza edilmek üzere Milas Arkeoloji Müzesine götürülen heykelin eksik parçalarının bulunması için yetkililer tarafından kazı çalışması sürdürülüyor.

    Milas Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, heykelin, milattan önce 3. yüzyılın başlarında yaşayan ünlü Yunanlı heykeltraş Lysippos’un eserlerinden esinlenilerek yapıldığı düşünülüyor.

    26.06.2015 Anadolu Ajansı

    by -
    648

    Bursa’nın Yenişehir İlçesi’ndeki Sinan Paşa Külliyesi’nin kentin sosyal ve kültürel yaşamında kullanılacak bir merkez haline getirilmesi için geçen ay başlatılan restorasyon çalışmalarında, araç ve malzeme girişini sağlamak amacıyla tarihi duvarın yıkılarak kapı açılması, tepkilere neden olmuştu.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bursa’da Sinan Paşa Medresesi’ndeki restorasyon uygulamaları sırasında bahçe duvarının izinsiz yıkıldığının belirlendiğini ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Bakanlık açıklamasında, ‘Binanın tamamında görülen çatlakların durumunun irdelenmesi ve statik sorunların derinliğinin anlaşılması için sıva raspası yapılmasına’ kararı alındığına değindi. 

    Hürriyet’te yer alan habere göre, Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, Sinan Paşa Medresesi’nde yürütülen restorasyon uygulamaları sırasında medreseye ait bahçe duvarının yıkılması üzerine, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyelerince inceleme yapıldığı belirtildi. Açıklamada, “Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı Sinan Paşa Medresesi imzalanan protokolle Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmektedir.

    Burada daha önce Koruma Kurulunca uygun bulunan projenin dışında herhangi bir uygulama yapılabilmesi için Bakanlığımıza bağlı Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınması gerekmektedir. Ancak kamuoyuna yansıyan işlemlerle ilgili hiçbir şekilde izin alınmamıştır. Olayın duyulmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in talimatıyla Koruma Kurulu bugün yerinde incelemelerde bulunulmuştur” denildi.

    Açıklamada, yapılan inceleme ve alınan kararla ilgili şu bilgilere yer verildi:

    “- Medresenin bulunduğu parselin doğu yönünde yer alan 3.50 metre genişliğinde bir bölümün tamamen yıkıldığı,
    -Yıkılan taş duvar ile birlikte duvar üzerinde bulunan kirpi saçaklı bölümün de yıkıldığı yıkılan duvarda meydana gelen açıklığa, demir profilli tel ızgaralı bir kapının yerleştirildiği, tel ızgaraların önünün yeşil bir branda ile kapatıldığı tespit edilmiştir.
    Bunun üzerine 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak tescilli Sinan Paşa Medresesinin bahçe duvarının yıkımına ilişkin konunun değerlendirilebilmesi için bugün Bursa Koruma Kurulunca yerinde bir toplantı gerçekleştirilmiştir.
    Alınan karar ile;
    a) Binanın tamamında görülen çatlakların durumunun irdelenmesi ve statik sorunların derinliğinin anlaşılması için sıva raspası yapılmasına ve çıkan verilere göre statik raporun güncellenmesine; bu zaman zarfında binanın yıkılmaması için statik ve yapısal önlemlerin alınmasına ve tüm bu çalışmalar doğrultusunda rölöve ile yıkılan duvarın ihyasına yönelik uygulamayı da kapsayan restorasyon projesinin revize edilmesine,
    b) Sinan Paşa Külliyesinin tarihsel sürecinin ve mevcut durumunu içeren detaylı araştırma yapılarak sanat tarihi raporunun hazırlanmasına,
    c) 18.4.2014 tarih ve 3163 sayılı karar ile onaylı jet-grouting uygulamasına, üst yapı ile ilgili tüm sorunların belirlenip restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra devam edilebileceğine,
    d) Yapının plan şemasının bütünüyle yorumlanabilmesi amacıyla avluda kuzey-batı yönünde iç köşede duvarın devam edip etmediğinin anlaşılabilmesi için ilgili Müze Müdürlüğü denetiminde temel araştırma kazısı yapılmasına,
    e) Yıkılan duvarın ne zaman yapıldığının tespiti için; duvarların muhtelif yerlerinden alınan malzemelerin analiz edilmesi ve sonuçlarının Koruma Kuruluna iletilmesine,
    f) Tescilli yapıya ait yıkılan duvarın Kurulumuz bilgisi dışında ve izinsiz olarak yıkıldığı anlaşıldığından, söz konusu duvar yıkımını gerçekleştiren sorumluları hakkında 2863 sayılı yasa kapsamında yasal soruşturma açtırılarak sonucundan Koruma Kuruluna bilgi verilmesine karar verilmiştir.”

    25.06.2015 t24.com.tr

    by -
    871

    Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Ömerbey Mahallesi’nde yapılacak olan rezidans inşaatının temelinden Antik Roma Dönemi’ne ait kent kalıntıları çıktı. Bölgede araştırma yapmak üzere görevlendirilen Bilim Kurulu, burada rezidans yapılıp yapılmayacağına karar verecek.

    Bursadabugün’nün haberine göre Myrleia Antik Kenti’nin hemen üstünde bulunan denize nazır alana, bir inşaat firması tarafından açılan sondajlarda önemli tarihi kalıntılara rastlandı. Rezidans yapılmak istenen arazidenin 150 cm derinliğinde Roma Dönemi’ne ait bir cadde duvarı, kanalizasyon hattı ve mozaikler bulundu.

    Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından oluşturulan ve 3 kişiden oluşan Bilim Kurulu inşaat arazisi hakkında araştırma yapmak üzere görevlendirildi. Kurul yaptığı incelemeden sonra  buraya rezidans yapılıp yapılmayacağına karar verecek.

    Myrelia Antik Kenti Üzerine AVM Dikilmişti
    Daha önce Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde bulunan Myrleia Antik Kenti üzerine AVM kurulması projesine izin vermişti. Bunun üstüne bölgede AVM inşaatına başlandı ve yaklaşık MÖ. 7. Yüzyıla tarihlenen Myrleia Antik Kenti kalıntıları günyüzüne çıktı. AVM’nin bodrumunda rezalet bir şekilde kitlenen tarihi kalıntılara karşı tepkiler büyüdü. Yerel halk ve sivil toplum kuruluşlarının itirazları ve protestoları ile olay büyümüştü ve mahkemeye kadar taşınmıştı.

    Myrleia Antik Kenti üstüne AVM yapılmasına onay veren Bursa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 9 üyesi hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçuyla Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Kurul üyeleri 1 ila 3 yıl hapis cezası ile yargılanıyor.

    26.06.2015 Arkeofili