İstanbul’un Osmanlı döneminden kalma en eski eserlerinden biri olan 511 yıllık tarihi “Çardaklı Hamamı”, bakımsızlıktan adeta yok olma tehlikesi yaşıyor. 1503 yılında Kapı Ağası Hüseyin Bey tarafından Kadırga semtinde inşa ettirilen tarihi hamam yıllardır kaderine terk edilmiş bir halde ihya edileceği günü bekliyor. Çatısında otların bittiği, duvarlarında çatlakların oluştuğu tarihi eser adeta bir harabeyi andırıyor. Özel şahıs mülkü olan ve hisselerinin çoğunluğu Fahrettin Kerim Gökalp Vakfı’na ait tarihi hamamın diğer varislerinin ise kimler olduğu tespit edilemiyor.

Hisselerin yıllar içerisinde kuşaktan kuşağa geçtiği ancak bu kişilerin bir türlü saptanamadığı belirtiliyor. Bir türlü bulunamayan varisler nedeniyle tarihi eserin ne kapısı açılıyor, ne restore ediliyor, ne de kamuya devri yapılabiliyor.

İçler acısı hali üzüyor
Osmanlı döneminden kalma 511 yıllık tarihi Çardak Hamamı, İstanbul’un önemli kültür mirasları arasında bulunuyor. Kadırga semtindeki tarihi hamamın yıllardır kapısı açılamazken, ‘Böylesi ancak Türkiye’de olur’ dedirtecek bir durum yaşanıyor. Çoğunluk hisselerinin Fahrettin Kerim Gökay Vakfı’na ait olduğu tarihi yapının diğer hissedarlarının kimler olduğu hiçkimse tarafından bilinmiyor. Hissedarların ortada olmaması nedeniyle tarihi yapının restorasyon ve devri yapılamıyor. Yıllardır kapısı kilitli bulunan Osmanlı’dan kalma eserin durumu ise görenleri derinden yaralıyor. Adeta bir harabeyi andıran tarihi hamamın duvarlarında oluşan çatlatlar dikkatlerden kaçmıyor. Çatısında otların yeşerdiği hamamın demir parmaklı kırık penceresinden bakıldığında ise iç kısmının viraneye döndüğü anlaşılıyor. Tarihi yapı mevcut haliyle sokak hayvanlarının meskeni haline gelirken, bahçe duvarlarının bir bölümü de yıkılmış durumda bulunuyor. Çardaklı Hamamı’nın içler acısı hali ise hem Kadırga sakinlerini hem de kültürel mirasa sahip çıkmak isteyenleri üzüyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü ise özel şahıs mülkü olan tarihi hamama hukuki açıdan restore etme hakkına sahip bulunmuyor.

Hisse çoğunluğunu elinde bulunduran Fahrettin Kerim Gökay Vakfı yetkilileri tarihi eserin şu andaki durumu hakkında şu bilgileri veriyor: 
“Eser üzerinde çok ortaklı bir durum söz konusu. 20, hatta 30 yılı aşkın süredir kapısı kilitli bulunuyor. Tarihi eseri ne restore ettirebiliyor, ne de kiraya verebiliyoruz. Yarıya yakın hisse vakfımıza ait olmakla beraber diğer yarısının kim veya kimlerde olduğunu bir türlü bulamıyoruz. Bu konuda bir bilgisi olan varsa bize ulaşıp aktarırsa çok sevineceğiz. 1974 yılından bu yana hissedarlar arasındayız. 40 yıldır diğer ortaklardan hiç kimseye ulaşamadık. Hamamın diğer varislerinin bir an önce ortaya çıkmasını istiyoruz. Böylelikle restorasyon, devir veya kiralama söz konusu olabilir.”

Yıllarca depo olarak kullanıldı
Kapı Ağası Hüseyin Bey tarafından 1503 yılında inşa ettirilen Çardaklı Hamamı, 1575 yılında Mimar Ömer Bin Veli ve 1600 yılında da Mehmet Bin Üveys tarafından restore ettirildi. Ancak tarihi hamam, 1918 yılında şahıs işletmesine devredildikten sonra 1940’lı yıllarda depoya ve atölye olarak kullanıldı. Tarihi yapının, 30 yılı aşkın süredir kapalı tutulduğu ve bakımsızlıktan yok olmak üzere olduğu biliniyor.

İstanbul’un en önemli mirasları arasında
Koruma Uzmanı Mimar Gülsün Tanyeli, şu bilgileri verdi: “Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi (ICOMOS) tarafından yanılmıyorsam 3-4 ay önce tarihi hamamın durumu Koruma Kurulu’na bildirildi. Hukuki prosedürleri bilmiyoruz. Ancak bakanlık ve yetkili merciler hukuki altyapı düzenleyip 511 yıllık eseri kurtarabilir. Çardaklı Hamamı, İstanbul’un en önemli mirasları arasında ve eserin anıtsal statüye sahip. Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıfları denetleyen bir kurum olarak harekete geçerek hukuki altyapının oluşturulmasına öncülük edebilir. Vakıflar; Çardak Hamamı’nın kurtarılması için gerekirse hissedarların hissesi bağlamında restorasyonu yaptırıp sonrasında tahsilatı gerçekleştirebilir.”

24.05.2015 Milliyet