Muğla’nın Seydikemer ilçesinde bulunan ve Likya uygarlığının önemli yerleşim merkezleri arasında bulunan Tlos Antik Kenti’nde 2015 yılı arkeolojik kazıları başlıyor. Ayrıca antik kentteki tiyatro ve akropol surlarının ayağa kaldırılması için önemli restorasyon projeleri hazırlandı.

2005 yılından beri bilimsel ekip eşliğinde süren kazılarda bu yıl, antik kentin tiyatrosunda, kent bazalikasında, Kronos tapınağında ve stadyum alanında çalışmalar devam edecek.

Restorasyon Projeleri Hazır
Antik tiyatronun sahne binasının her bir taşı tek tek belgelendiğini ve kağıt üzerinde orijinal yerlerine taşındığını belirten Tlos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Taner Korkut, restorasyon projesini hazırladıklarını, onaylandığında hemen çalışmaya başlayacaklarını söyledi. Aynı şekilde akropolün etrafını çevreyen surlar için de restorasyon projesi hazırladıklarına değinen Prof. Dr. Korkut, bu projeleri Muğla Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını sözlerine ekledi.

Özel Bir Kent
Tlos Antik Kenti Tiyatrosunun MÖ 3. yüzyılda inşa edildiği çeşitli yazılı belgelerle kanıtlandı. MS. 240 yılında yaşanan depremden sonra onarılarak günümüze ulaştığı belirtiliyor. Akropol alanında bulunan Kronos Tapınağı ise bu kentin önemini gösteriyor. Kronos Tapınağı, tanrıların tanrısı olarak bilinen gök tanrısı Kronos’a adanmış. Ayrıca Anadolu’da Kronos’a adandığı bilinen başka bir tapınak bulunmuyor.

Tlos Antik Kenti
Fethiye’ye 40 kilometre uzaklıkta bulunan Tlos Antik Kenti UNESCO, Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Tlos kent adının Tremilus ile Praksidike’nin dört oğlundan biri olan Tloos’tan geldiğine inanılıyor. Likyalıların daha Ege Göçleri öncesinde bu topraklardaki varlığı, antik yazıtlarla ve arkeolojik buluntularla belgelenmiştir. Bölgenin coğrafi olarak tanımlanmasında kullanılan Lukka/ Lukki ifadeleri hem Hitit hem de Mısır metinlerinden, MÖ. 15. Yüzyıldan itibaren bilinmektedir.

Tlos Antik Kenti Xanthos, Patara, Pinara, Olympos ve Myra gibi birliğin üç oy hakkına sahip en büyük altı şehrinden biri kabul edilmiştir. MS 43 yılında Roma İmparatoru Claudius Likya Bölgesi’ni bir Roma eyaletine dönüştürür. Bu dönemde de Tlos birlik içindeki önemini korumuş ve Metropolis unvanını taşımaya devam etmiştir. Bu önemden kaynaklanmış olsa gerek ki, Patara’da dikilen Yol Klavuz Anıtı’nda vurgulandığı gibi, Likya yol ağı yedi farklı yönden Tlos’a bağlanmıştır.

Hristiyanlık Dönemi’nde Tlos, Likya’nın önemli piskoposluk merkezlerindendir. Bu dinsel önemin MS 12. yüzyıla kadar devam ettiği arkeolojik verilerle belgelenmiştir. Tlos, Likya sınırları içerisindeki önemini Osmanlı Dönemi’nde de hissettirir. Bölgeye en son 19. yüzyılda gelen ve “Kanlı Ali Ağa” olarak ünlenen Osmanlı Derebeyi, Tlos Akropolünün zirvesine antik dönem kalıntılarını da kullanarak şatosunu inşa etmiştir. Bugünkü modern Yaka Köyü antik Tlos yerleşiminin üzerine kurulmuştur.

02.07.2015 Arkeofili