Buldan ilçesindeki Tripolis Antik Kenti’nde, sürdürülen arkeolojik kazılarda, tahıl ambarı olduğu belirtilen bin 900 yıllık yapılar ortaya çıkarıldı.

Helenistik dönemde Frigya, Karya ve Lidya üçgeninin kesişim noktasında bulunan Lidya kenti Tripolis’teki arkeolojik kazılar, Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Duman başkanlığı devam ediyor.

Doç. Dr. Bahadır Duman, AA muhabirine, Tripolis Antik Kenti’nde 2015 Mart ayında başladıkları kazı çalışmalarında gelinen aşama ve ortaya çıkartılan yeni yapılara ilişkin açıklamalarda bulundu.  

Yüzey araştırmalarında bölgedeki yerleşimin günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar gittiğini kanıtladıklarını ifade eden Duman, en ihtişamlı çağını Roma döneminde yaşayan kentte, milattan sonra 2. yüzyıldan itibaren yeni bir yapılanmaya gidildiğini gözlemlediklerini kaydetti.

Tahıl ambarları ortaya çıktı
Bu yılki çalışmalarda yeni yapılar ortaya çıktığını anlatan Duman, şunları söyledi: “Bu yıl çalışma yaptığımız alanlardan birisi ‘tahıl ambarları’ olarak isimlendirdiğimiz alan. Yaklaşık 45×4,5 metre uzunluğunda ve uzunlamasına dikdörtgen ve birbirine bitişik iki binadan oluşuyor bu tahıl ambarları. Tripolis, bölgenin önemli tarım havzalarına sahip, özellikle Menderes Nehri’nin suladığı bir ovanın kenarında. Dolayısıyla da önemli tarım faaliyetlerinin, günümüzde olduğu gibi antik çağda da yapıldığını kanıtlayan önemli bir veri oldu bizim için bu ambarlar. Yaklaşık 400 metrekarelik kapalı alana sahip, 6 metre yüksekliğinde beden duvarlarını tespit ettiğimiz bu yapının içinde biyoloji ve jeoloji bölümünden akademisyenlerin destekleriyle analizler yapıyoruz. Bu tahıl ambarlarında acaba ne tür tahıllar biriktiriliyordu? Bunun ihracatı yapılıyor muydu? Yapılmıyor muydu? Bu detaylar üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.”

“Depolanan hububat, ticaret nesnesi olarak kullanılmış olmalı”
Roma döneminde inşa edildiği düşünülen tahıl ambarının önemli bir yapı olduğuna dikkati çeken Duman, “Şu anda biz bu ikiz binanın devamını da bekliyoruz. Jeoradar çalışmaları yaptık. İlk tespitlere göre bu yapılar devam ediyor” dedi. Doç. Dr. Duman, Tripolis’in en önemli geçim kaynaklarından birisinin tarım olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Hayvancılık da yapılıyor ama bu yılki buluntularla beraber biz Tripolis’te tarımın, hububatın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu yıl ortaya çıkarttığımız binalar, devasa binalar. Bunlar sadece bu kentin ihtiyacını karşılamak için değil, çevre kentlere ticaret anlamında da mutlaka gönderiliyordu. Buradaki hububat ticaret unsuru olarak kullanılmış olmalı diye düşünüyoruz.”

Duman, erozyon toprağıyla içi tamamen dolan depoların bulunduğu her iki koridorun güney ucunda zemin seviyesine inildiğini ve duvarların açığa çıkarıldığını sözlerine ekledi.

02.07.2015 Radikal