Güneydoğu AnadoluBölgesi’nin turizm potansiyeli yüksek kentlerinden biri olan Mardin’deki tarihi kalede yürütülen arkeolojik kazılarda gün ışığına çıkarılan eserler kentin tarihi derinliğine ışık tutuyor.

 “Gecesi gerdanlık gündüzü seyranlık” olarak nitelendirilen taşın ve hoşgörünün kenti Mardin’de Hamdaniler tarafından 10. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Artuklu döneminin en büyük medeniyet eserlerinden biri olan, bin 200 metre yükseklikteki kalenin ören yeri olarak turizme kazandırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde geçen yıl başlatılan güçlendirme, restorasyon ve arkeolojik kazı çalışmaları sürüyor.

Hazineye ait olan ancak askeriyeye tahsis edilen alanda bulunan kalede 16 uzman ekiple gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda 1860 yılından önceki döneme ait yapıların yanı sıra sikke, savaşlarda kullanılan zırh parçaları, gülle, ok uçları, kap, seramik ve pipo gibi taşınabilir 600’ü aşkın kültür varlığı bulundu.

“Kalenin tarihi ortaya çıkmış olacak”
Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan, AA muhabirine, tarihi kaledeki arkeolojik kazıların kentin tarihine ışık tutması bakımından önemli olduğunu vurgulayarak, kazılarda Artuklu döneminden Osmanlı dönemine kadar mimari izler ve kalıntılara rastladıklarını söyledi. Kalede ayakta olan ve toprak altında bulunan çok sayıda yapının mevcut olduğuna işaret eden Erdoğan, “5 yıl içerisinde toprak altında kalan yapıların açığa çıkarılması, restore edilmesi, fonksiyon verilmesiyle hem kalenin tarihi ortaya çıkmış hem de yapıların ayağa kaldırılması sağlanmış olacak” dedi.

Erdoğan, kazılarda en üst tabaka da yakın dönem, aşağıya doğru indikçe de insan elinin değdiği tarihi ve kültür katmanlara ulaştıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu kültür katmanlarından Artuklu dönemine kadar belli alanlara sondajla indik. Tarihi kaynaklara göre bu alanda Roma dönemine kadar giden bir kültür katmanı olduğunu düşünüyoruz. Çoğu yapıların fonksiyon değişikliğiyle diğer dönemlerde de kullanıldığını tespit ettik. Yani Artuklu dönemindeki bir yapının genç Osmanlı’da askeri bir mutfağa dönüştürüldüğünü belirledik. Cami ve medreseler ile diğer bazı yapılar da sürekli kullanımdan dolayı fonksiyon değiştirerek mevcudiyetini devam ettirmiş.”

“Eserler kale turizme açılana kadar müzede teşhir edilecek”
“Kalede tarihe ışık tutacak çok önemli ipuçlarına ulaştık. Kentin hemen hemen 700-800 yıllık geçmişini kaledeki kazı çalışmaları tamamlandığında izlenebilir hale getirmeyi planlıyoruz” diyen Erdoğan, kalenin 1860’lı yıllara kadar fonksiyonunu sürdürdüğünü aktardı. Erdoğan, bu tarihten sonra kentteki imarın kalenin eteklerinde devam ettiğini anlattı. Kalede gün ışığına çıkarılan 600’ü aşkın kültür varlığına ilişkin Erdoğan, şunları kaydetti: “Kazılarda yaklaşık 300 sikke bulundu. Tarihlendirme açısından önemli olan sikkeler bize hangi döneme ait olduğu konusunda bilgi veriyor. Bunun yanı sıra bulunan ok uçları, kaplar, seramikler, pipolar gibi eserler, o dönemdeki yaşama dair ipucu niteliğinde. Ramazan Bayramından sonra devam edecek kazılarla bu eserlerin sayısı daha da artacaktır. Kalede bulunun eserlerin yapılacak incelemenin ardından kale turizme açılana kadar müzede teşhir edilecek.”

16.07.2015 Radikal