Perşembe, Haziran 29, 2017

Monthly Archives: Ağustos 2015

    by -
    677

    Macaristan’da son haftalarda yaşanan kuraklık nedeniyle Tuna Nehri’nden sonra ülkenin en büyük ikinci nehri olan Tisza Nehri’nde sular çekilince 1562 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından inşa edilen asma köprünün kalıntıları ortaya çıktı.

    Szolnok şehrinin Janos Damjanich Müzesi arkeoloğu Dr. Robert Kertesz İHA muhabirine köprü kalıntılarını göstererek önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Kertesz, Osmanlı İmparatorluğu’nun Szolnok şehrinin 1552 yılında fethettiğini, 1562 yılında ise Budin paşası Güzelce Rüstem Paşa’nın emriyle köprünün yapıldığını, köprünün Tisza Nehri üzerinde yapılmış ilk ahşap köprü olduğunu kaydetti. Dr. Kertesz, meşe ağacından yapılan köprünün 110 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde, 2 öküz çeken kanı arabasının karşılıklı geçebileceği genişlikte yapıldığını açıkladı.

    Köprünün yapılmasının bölge ve Avrupa ticaretine büyük katkı sağladığına değinen Dr. Kertesz, “16 ve 17. yüzyıllarda O dönemde köprü üzerinden Batı ve Doğu Avrupa pazarlarına yıllık on binin üzerinde büyük ve küçükbaş hayvanın geçişi sağlandı. Türkler bu geçişlerden belirli bir ücret alıyorlardı. En düşük ücreti bölge halkı ödüyordu. Ticaret yapanlardan ise daha yüksek geçiş ücreti alınıyordu” diye konuştu.

    Szolnok şehrinin Osmanlı İmparatorluğu için önemli bir şehir ve kale olduğunu dile getiren Dr. Kertesz, 16. Yüzyılda Macaristan’daki en büyük ikinci caminin Osmanlı tarafından buradaki kalede yapıldığını, Sultan Süleyman Camisi adındaki caminin Osmanlı’nın çekilmesiyle bölgeyi alan Avusturya İmparatorluğu tarafından yıktırıldığını belirtti. Türk devletinden köprü ile ilgili yapmak istedikleri çalışmalar için destek de isteyen Macar bilim adamı Dr. Robert Kertesz, araştırmaların nehirden ve havadan yapılacak çekimlerle devam edeceğini ve toplanan fotoğraflarla köprünün üç boyutlu bir modelinin hazırlanması için gayret edeceklerini söyledi.

    30.08.2015 Haber 7

    by -
    698

    Adıyaman’da ki Perre Antik Kent Nekropol alanında bulunan yaklaşık 150 metrekarelik mozaik koruma evi yapılmasıyla yeniden gün yüzüne çıkacak.

    MÖ. I. yüzyılda Kommagene Krallığının beş büyük kentinden birisi olan Perre Antik Kentteki çalışmalarda sona gelindi. Perre Antik Kenti Çevre Düzenlemesi ve Uygulamaları işi 2013 yılında ihale edildi.
    Ziyaretçilerin gezebilecekleri net gezi güzergahlar, rahat dolaşım, dinlenme ve genel ihtiyaçlarına cevap verecek üniteler yapıldı. Proje kapsamında yürüyüş yolları, aydınlatma, güvenlik kameraları, çevre duvarı ve tel çit, karşılama merkezi yapıldı. Son olarak 150 metrekare büyüklüğündeki mozaiğin koruma evi yapılıyor. Çelik konsorsiyum ayaklar üzerine branda ile kapatılarak, çevre koruması yapıldıktan sonra mozaik yeniden açılacak.

    2009da-bulunan-ve-korunamadigi-icin-uzeri-ortulen-mozaik-yeniden-cikariliyor-1

    2009 YILINDA ORTAYA ÇIKAN MOZAİĞİN ÜZERİ ÖRTÜLMÜŞTÜ
    2009 yılında Adıyaman Müze Müdürü Arkeolog Fehmi Eraslan başkanlığında Perre Antik Kentte yapılan kazılarda ana kaya oyularak yapılan tapınak ve 150 metrekare büyüklüğünde çeşitli figürlerin bulunduğu mozaik bulunmuştu. Mozaiğin alt kısmında ise ana kayaya oyulmuş tapınak bulunmuştu.

    Perre Antik Kentin nekropol alanında bulunan tapınakta 3 kartal kabartması yer alırken, alt kısmında ise adak yazıları bulunuyor. Yaklaşık 30 metrekare olan tapınağın üzerinde ise büyük bir mozaik bulunuyor. Roma dönemine ait olduğu tespit edilen mozaikte, evcil ve yabani hayvan figürlerinin yanı sıra, üzüm gibi meyve figürleri de bulunuyor. Koruma amaçlı kazıda ortaya çıkan mozaik daha sonra üzeri tekstil ile kaplandıktan sonra kapatıldı.

    Müze Müdürü Fehmi Eraslan, Valilik imkanlarıyla yapılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan mozaiğin turistlerin ziyaretine sunulacağını belirterek, “2009 yılında Müze Başkanlığında, Adıyaman Valiliği imkanlarıyla Perre Antik Kentin nekropol alanında bir kurtarma kazısı yaptık. Burada bir yer altı mabedi ve üzerinde de mozaikli alan ortaya çıkartıldı. Yaklaşık 150 metrekare büyüklüğünde olan bu mozaik ortaya çıktıktan sonra bir koruma evi yapmak üzere, üzerini kapattık. Tekstil serdik, bir de kum ve toprakla kapattık. Şuan buranın üzerine bir koruma evi yaparak koruyacağız ve koruma evi bittikten sonra biz tekrar mozaiğin üzerini açacağız ve halka sunacağız. Mozaikte geçmiş Roma döneminde yapılmış, üzerinde yabani hayvanlar ve evcil hayvanların olduğu, yine bitkisel desenlerin bulunduğu bir mozaiktir” dedi.

    Çalışmaları inceleyen Gaziantep Röleve Anıtlar Bölge Müdürü Mustafa Ayar ise, yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Perre Antik Kent’in ihalesini 2013 yılında yaptık. 200 bin metrekare civarında bir alanın çevresini taş duvarlar ile koruduk ve üzerine tel çit yaptık. 2 bin metre civarında yürüme yolları yaptık. Bunların aydınlatmasını yaptık. Bundan sonra karşılama merkezi yaptık, karşılama merkezinde insanların rahat edeceği ve dinleneceği kafeterya, lavabolar, sinevizyon odası bulunmaktadır. Şuanda da bulunduğumuz alanda mozaik alanı var. Bunun üzerine çelik konsorsiyum yapıyoruz” dedi.

    Mozaiğin bulunduğu alanda çalışmaların Eylül ayı içerisinde tamamen bitmiş olacağı ve yıl sonu itibariyle ziyaretçilerin hizmetine sunulacağı öğrenildi.

    21.08.2015 Haber Türk

    by -
    731

    Bitlis’in Ahlat İlçesi’nde bulunan ve Ulu Cami olarak nitelendirilen alanda kazı çalışmaları başlatıldı. Ahlat Müze Müdürü ve Kazı Başkanı Ziya Kılıç, çalışmaların 20 Eylül’e kadar devam edeceğini söyledi.

    Ahlat Müze Müdürlüğü başkanlığında, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celil Arslan’ın bilimsel danışmanlığında, Ulu Cami olarak nitelendirilen alanda kazı çalışmaları başlatıldı. Emir Bayındır Kümbeti’nin yanında bulunan 150 metrekarelik alanda, Ulu Cami kalıntıları içindeki toprağın tahliyesi ve duvar tespiti çalışmaları yapılıyor.

    Ahlat Müze Müdürü ve Kazı Başkanı Ziya Kılıç, 2010 yılında durdurulan kazı çalışmalarının, bu yıl 10 kişiyle tekrar başlatıldığını söyledi. 11 Ağustos’ta başlayan çalışmaların 20 Eylül’e kadar devam edeceğini belirten Kılıç şöyle dedi: “Eski Ahlat Şehri’nde bulunan hamamın ve mağaraların temizliği ile kazı alanındaki hafriyatın tahliyesi ve duvarların tespiti yapılacak. 45 günlük program doğrultusunda çalışmalarımızı yürüteceğiz. Ayrıca alandaki bu yıl cami içini ortaya çıkarmayı planlıyoruz.”

    ‘ÖNEMLİ SELÇUKLU MERKEZİ’
    Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celil Arslan da daha önceki yıllarda Ahlat Müzesi’nde görev yaptığını hatırlatarak, toprak altında gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen birçok eserin olduğunu söyledi. Doç. Dr. Aslan şöyle konuştu: 
    “Burası önemli bir Selçuklu merkezidir. Burada yapılacaklar sadece bu üç yapıyla sınırlı değil. Toprak altında gün yüzüne çıkmayı bekleyen ve bu döneme ait başka eserlerin olduğunu da biliyoruz. Bizim veya başkaları tarafından bu eserler gün yüzüne çıkartılacaktır. Bu bilgilerin de bilim alemi ve insanlarımızın istifadesine sunulacağını ümit ediyorum.”

    21.08.2015 Haber Türk

      by -
      764

      Aktivistlerin ve görgü tanıklarının bildirdiğine göre IŞİD 30 Ağustos günü Suriye’deki Palmira’da başka bir tapınağın bir bölümünü patlayıcılarla yok etti. Bel Tapınağı’na verilen zararın boyutu henüz belli olmamasına rağmen, bölgede yaşayanlar Pazar günü öğleden sonra büyük bir patlamanın duyulduğunu söylüyor.

      İsmini Nasser al-Thaer olarak veren bir Palmira sakini  Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada “Bu topyekün bir yıkım. Tuğlalar ve sütunlar yerlerde” dedi. Nasser al-Thaer “Sağırların bile duyacağı bir patlamaydı. Tapınağın sadece duvarı kaldı.” diye ekledi.

      Tapınağın ağır hasar aldığı, sosyal medya aktivistleri ve Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından duyuruldu.

      Yaklaşık 2,000 yıllık olan tapınak, Roma İmparatorluğu Dönemi’ne tarihleniyor.

      Bel Tapınağı’nın Palmira’daki en iyi korunmuş kalıntı olduğu düşünülüyordu. Tapınak bir Sami tanrısı olan Bel’e adanmıştı.

      Bel Tapınağı IŞİD’in Palmira’da bu ay içinde saldırdığı ikinci tapınak oldu. IŞİD tam bir hafta önce, 23 Ağustos’ta Palmira’daki Baal Şamin tapınağını patlayıcılarla havaya uçurmuş, ve daha sonra bu yıkımın görüntülerini yayınlamıştı. UNESCO bu eylemin, Suriye’nin kültürel miras sembollerinden birini yok etmeye yönelik bir savaş suçu olduğunu söylemişti.

      31.08.2015 Arkeofili

      by -
      636

      Kırşehir’de yaklaşık 5 bin yıllık tarihe sahip Kalehöyük kazılarının yapıldığı tepeye Arkeopark kuruluyor.

      Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma ve Helenistik dönemlere ait kalıntıların bulunduğu Ahi Evran Mahallesi’ndeki kazı alanında gerçekleştirilecek Arkeopark ile tepe, açık hava müzesine dönüşecek.

      Ahi Evran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Işık Adak Adıbelli’nin bilimsel danışmanlığında Kırşehir Müze Müdürlüğünce 2012 yılından itibaren yürütülen kazılarda Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma ve Helenistik dönemlerine ait birçok tarihi buluntu gün yüzüne çıkarıldı.

      Kırşehir Belediyesince Kalehöyük kazı alanının bulunduğu yer için hazırlanan ve temeli atılan Arkeopark Projesi tamamlandığında bölge turizm amaçlı ziyaretlere açılacak.

      Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyle bölgenin turizme kazandırılmasının amaçlandığını belirterek, şunları ifade etti:

      “Bu proje ile Kalehöyük ve çevresinde arkeolojik ve kültürel değerlerin korunarak yaşatılması, yeni fonksiyonlarla Kalehöyük alanının Kırşehirliler tarafından kullanımının sağlanması, kazı evi ile arkeolojik çalışmalarda çıkarılan parçaların paylaşılması, gençlerimizin ve çocuklarımızın kendi tarihi değerlerini koruması amaçlanmıştır.”

      28.08.2015 TRT Türk

      by -
      704

      Edirne’nin Enez ilçesindeki arkeolojik kazılar 1971’den bu yana devam ediyor. İstanbul Üniversitesi emekli öğretim üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Sait Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1971’den bu yana Enez Kalesi ve ilçenin çeşitli yerlerinde kazı çalışması yürütüldüğünü söyledi.

      Çalışmaların “Su terazi nekropolisi ve Kral Kızı bazalikası” mevkisinde yoğunlaştığını aktaran Başaran, “Su terazisindeki kazılar henüz yeni olmasına rağmen bazı tahribatlara rastladık. 1950 ve 1970 yıllarında yapılmış su borusu alanın ortasından geçmekte. Buradaki üst tabaka mezarları tahrip etmiş durumda” diye konuştu.

      Uzman arkeologların daha önce çıkarılan keramik ve metal objelerin konservasyonunu yaptığını anlatan Başaran, şöyle devam etti: “Ayrıca kazı sırasında bulunan kemiklerin tasnifi, temizliği ve DNA çalışmaları arkadaşlarımız tarafından yapılıyor. Öte yandan, kazı alanlarında da çeşitli çevre düzenleme çalışmaları yapıldı. Kalıntıların daha iyi görülmesi için otlar temizlendi ve birikmişler ortadan kaldırıldı. Bir diğer çalışmamız olan Has Yunus Bey Türbesi ve çevresindeki mezarların çevre düzenlemesi yapıldı.”

      Başaran, kazılarda çıkartılan tarihi mermer taşların ocak araştırmasının yapılacağını belirtti. İlçe merkezindeki Üç Kızlar Hamamı’ndaki çalışmaların da devam ettiğini vurgulayan Başaran, bu yılki programları içerisinde Enez Kalesi’nin aydınlatma projesinin yer aldığını kaydetti. Başaran bu yılki kazı döneminin eylül ayında sona ereceğini ifade etti.

      Pek çok medeniyetin izleri var
      İlk çağlarda Ainos olarak bilinen Enez, Balkanlar’ı Ege ve Anadolu ‘ya bağlayan önemli bir liman şehri olarak kayıtlarda yer alıyor. Pers, Makedon, Hellenistik çağda Ptolemaios, Seleukoslar daha sonra Roma, Bizans medeniyetlerinin hakimiyetlerini yaşayan Enez, Geç Bizans çağında Cenovalıların hakimiyetine girdi. Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Has Yunus Bey donanmayla Enez limanına demirlemesinin ardından şehrin anahtarı savaşmadan Fatih Sultan Mehmet’e teslim edildi.

      25.08.2015 Radikal

      by -
      698

      Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde Selçuklular döneminden kalan Evdirhan’ın gün ışığına çıkarılması çalışmalar sürerken kazılarda işçi olarak çalışan kadınlar da evlerine katkı sağlıyor.

      Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, kazı alanını ziyareti sırasında yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Genç, Döşemealtı’nın Neolitik çağdan itibaren insanlık tarihine ev sahipliği yaptığını ve bölgedeki Karain Mağarası ve Termessos Antik Kenti’nin buna en iyi örnek olduğunu kaydetti. Tarihi Evdirhan’ın Anadolu Selçuklular döneminde inşa edildiğini ve yaklaşık 800 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Genç, “Evdirhan, Anadolu Selçuklular’dan bize miras kalan tarihi bir handı fakat içler acısı bir durumdaydı, yok olma noktasına gelmişti. Belediye olarak en büyük sorumluluğumuz tarihsel ve kültürel eserleri geleceğe taşımak, çocuklarımıza tanıtmaktır” dedi.

      Genç, Evdirhan’ı gün yüzüne çıkarmak için çalışmalara başladıklarını ifade ederek öncelikle Vakıflar Genel Müdürlüğünden tahsis alındığını anlattı. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden öğretim üyelerince hazırlanan projenin ardından restorasyon ve kazı çalışmaları için destek sağladıklarını dile getiren Genç, “3 aylık kazı çalışmalarından sonra uygulama restorasyon aşamasına geçildi. Bu alanda şimdilik 32 işçi çalışıyor ve bunların 20’si ev hanımlarından oluşuyor. Kazı çalışmalarının 2-3 yıl sonra bitmesiyle Evdirhan’ı Antalya’ya kazandırmış olacağız” diye konuştu.

      “Evde oturmaktansa verimli olmak güzel”
      Kazı alanında çalışan ev kadınlarından Halime Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Evdirhan’ın ikinci etap kazı çalışmalarında 15 gündür görev yaptığını söyledi.

      Yaptığı işten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şahin, “Toprak kazıyoruz, tarihimizi ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ev hanımı olarak bir şekilde çocuklarımıza, geleceğimize yatırım yapıyoruz. Evde oturmaktansa burada oturup verimli olmak ne güzel. Hem tarihimiz hem de geleceğimizle ilgili bir yatırım yapmış oluyoruz” dedi.

      28.08.2015 Haber 7

      by -
      1058

      Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nde günümüzdeki adı “Behramkale” olan Assos Antik Kenti girişinde ziyaretçileri karşılayan ünlü filozof Aristoteles’in heykeli, kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi.

      Ayvacık İlçesinde bugün Behramkale Köyü olarak anılan ve antik dönemde önemli bir liman kenti olan Assos girişine, 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca ilk felsefe okulunun kurucusu Aristoteles’in heykeli dikildi. Assos Antik Kenti’nde yaklaşık 2 bin 400 yıl önce önce yaşayan ve antik kentte açtığı felsefe okulunda dersler veren Aristoteles’in (Aristo), antik kent girişinde turistleri karşılayan heykeli, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce tahrip edildi. Heykelin sağ kolu kırıldı. Yüz kısmında da önemli tahribat oluştu.

      Kimliği belirsiz kişiler tarafından sağ kolu kırılan ve yüzü tahrip edilen heykel onarılması için Behramkale Köyü Muhtarlığı tarafından İzmir’e gönderildi. Bir heykeltıraş tarafından yapılacak onarımın ardından Aristoteles’in heykeli yeniden Assos Antik Kenti girişine dikilecek. Behramkale Köy Muhtarı Hüseyin Kaplan ise, Aristoteles’in tarihte önemli bir kişi olduğunu ve heykelin de antik kente gelen turistler için önem arz ettiğini belirterek, daha duyarlı olunmasını istedi.

      26.08.2015 onedio.com

      by -
      922

      Çorum’un Bayat İlçesi Derekutuğun Köyü’nde yapılan kazılarda 5 bin yıl öncesine ait bakır ocağı ortaya çıkarıldı.

      Bayat İlçesi Derekutuğun Köyü’ndeki kazı çalışmalarını 4 yıla aşkın süredir yürütenAlmanya Bochum Ruhr Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ünsal Yalçın, 5 bin yıllık bakır madeni üzerinden yola çıkarak o dönemin ticari ilişkilerini, ekonomik yönünü ortaya çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Çorum Müzesi aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alarak, bölgede 4 yıl önce kazı çalışmalarına başladıklarını belirten Prof. Dr. Yalçın, bu yıl ise üç hafta önce kazı çalışmalarına start verdiklerini, Türkiye’den ve Almanya’dan gelen öğrencilerin de kazı ekibinde yer aldığını belirtti.

      corumdaki-kazida-5-bin-yil-once-kullanilan-bakir-ocagi-bulundu

      20’YE YAKIN GALERİ VAR
      Ortaya çıkarılan maden ocağında 20’ye yakın galeri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yalçın şunları söyledi: “5 bin yıl önce insanlar, Kalkolitik dönemde galeriler açmışlar. Yeraltı işletmeciliğiyle bakır madenini kazanmışlar. Yeraltı galerilerini aydınlatmak içinde çıra kullanmışlar. Biz şuan maden içerisindeki galerilerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tarihe ışık tutacak çok önemli bir yerdeyiz. Elimizde 5 bin yıllık maden ocağı var. Tarih tamamıyla doğrudur. Yani tarih kesin bilgidir. O dönemlerde insanlar galeriler açarak sabit bakır çıkarmışlar. Kazılar üç yıl daha sürecek. ‘Şu ana kadar burada en önemli bulgu nedir?’ diye soracak olursanız. Çok kaliteli bakırın oluşudur. Bu bakırın günümüzden 5 bin yıl önce çıkarılmış, işlenmiş o dönemin dünyasında pazarlanmış olması. Ama nerelere gitti, hangi oranda ne amaçla gitti, karşılığında buradaki madenciler ne alıyordu. İşte tüm bunların cevabını bakır üzerinden yola çıkarak anlamaya çalışacağız. Şu an 11 metre ilerledik. Burada madenciler gibi kazma kürekle çalışmıyoruz. Küçük kazı aletleriyle dikkatli bir kazı çalışması yaparak ilerlememizi sürdürüyoruz. 1- 2 hafta içinde detaylı sonuca ulaşacağız.”

      28.08.2015 haberler.com

      by -
      740

      Batı Karadeniz’in günümüze ulaşmayı başaran tek Antik Kenti olma özelliğini taşıyan Konuralp’de uzun zamandır yürütülen kazı çalışmalarında tarihi galeriye ulaşıldı.

      Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi ve Düzce Üniversitesi iş birliği ile uzun süredir devam eden Konuralp yüzey araştırmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Düzce Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin oluşturduğu geniş kazı ekibi uzun zamandır devam eden çalışmalarda bölgede yeni bir galeriye ulaştı.

      Kazı ekibinin yaptığı incelemede edinilen bilgilere göre tarihi galerinin M.S. 130 yılına ait olduğu ve bir oturma grubuna çıkan kapı ile koridordan oluştuğu düşünülüyor. Ekip, bulunan kapı ile koridorun o yıllarda mevcut olduğunu düşündükleri orkestra ve diğer tribünlerin korunmuş olabileceğini dair kanıt niteliği taşıdığını belirtti.

      Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Konuralp’in tarihi varlıklarının zenginliğini her platformda dile getirmeye devam ederken kazı çalışmalarını da yakından takip etmeyi ihmal etmiyor. Başkan Keleş, kazı alanına yaptığı ziyarette gün yüzüne çıkarılan tarihi galeriyi inceleyerek dokusu ve geçmişi hakkında bilgiler aldı.

      Konuralp’in “Dünya Turizm Destinasyonu” olma yolunda hızla ilerlemesi ve hazırlanan projelerin yanı sıra yapılan kazı çalışmalarının da ortaya çıkardığı sonuçlar sayesinde bölge, kısa zamanda turistik cazibe merkezi olacak. Antik Kent Konurapl’i TÜRSAB heyeti de inceledi.

      28.08.2015 haberler.com