Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 2 bin yıllık geçmişe dayanan Sebastapolis Antik Kenti’nde kazı ve restorasyon çalışmaları başladı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman Akyüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sebastapolis’in Roma ve Bizans dönemi eserlerini barındıran bir kent olduğunu söyledi. Kazılardan çıkan neticelere göre Sebastapolis’in Efes kadar büyük bir kent olduğunun düşünüldüğünü belirten Akyüz, “Sulusaray ilçemiz bu kentin üstünde konuşlanmaktadır. Tokat Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden pek çok istimlak yapıldı ve yine istimlak çalışmaları yapılacak. İnşallah, Sulusaray’ın tarih dokusuyla iç içe, Efes gibi bir kent olarak gün yüzüne çıkartıpTürkiye ve Tokat turizmine katkı sağlamak istiyoruz” diye konuştu. 

Sulusaray’da bir de kaplıca bulunduğunu bildiren Akyüz, “Sulusaray’a  Anadolu ‘nun Efes’i denildiğinde abartı olmaz. Buranın turizme katkısı büyük olacak. Şu anda kamulaştırılan, istimlak edilen hamam ve kilise kalıntısı gün yüzüne çıkartılıyor” dedi.

Gizlice gelen Prens Charles’a “açık davet”
Galler Prensi Charles Philip Arthur George’un Sebastapolis Antik Kenti’ne yaklaşık 21 yıl önce gizlice geldiğini ve burayı ziyaret ettiğini aktaran Akyüz, şunları kaydetti: “Buranın ilk kazı çalışmalarında Galler Prensi Charles Philip Arthur George, ilgi duymuştu. Tokat Valimiz Cevdet Can da onun ilgi duyduğu alan bu hale geldikten sonra Charles’ı mektupla tekrar buraya davet etti. Ben de Prens Charles’ı Tokat Sebastapolis Antik Kenti’ne davet ediyorum.”

Abdurrahman Akyüz, Sebastapolis’in gün yüzüne çıkarılması için kendilerine destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anıtlar ile Müzeler Genel Müdürlüğü ve Kazılar Daire Başkanlığına yetkililerine teşekkür etti.

Anadolu’da çalışılan kiliselerin en büyüklerinden biri burada
Sebastapolis Antik Kenti bilimsel danışmanlığını yapan Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi  SanatTarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şengül Dilek Ful, antik kentte ilk olarak 1987-90 yılları arasında kazılar yapıldığını, buradan çıkan kalıntılar üzerine yeniden kazılara devam edildiğini anlattı.

Bu yılki kazalarda kilise ve hamam üzerinde çalışma başlattıklarını belirten Ful, “Şu anda 3 apsisli (kiliselerde koronun arkasındaki yarım çember tasarlı bölüm), 3 nefli (kilise mimarisinde apsise dik yada paralel olarak yer alan ve birbirlerinden sütun yada paye dizileriyle ayrılan uzunlamasına mekanlar) ve bir kilise üzerinde çalışmalara başladık. Doğu batı doğrultusunda uzanan bir kilise. Roma dönemine ait bir hamam yapısı var. Soyunma odaları diye tabir ettiğimiz odaların var olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Sebastapolis’in pek bilinen, araştırılmış ya da duyulmuş bir kent olmadığını kaydeden Ful, antik kaynaklarda da kente çok rastlanmadığını dile getirdi. Ele geçen mimari buluntularda taşların büyüklüğünün buradaki kentin büyüklüğünü hakkında da kendilerine fikirler verdiğini aktaran Ful, Sebastapolis’in büyük, geniş ve önemli bir kent olduğunu düşündüklerini vurguladı. Ful, şöyle devam etti:

“Döneminde önemli ticaret ağı içerisinde olması Sebastapolis’i önemli kılmış. Kilise çok büyük. Şu anda Anadolu’da çalışılan kiliselerin en büyüklerinden bir tanesi. O bizi heyecanlandırıyor. Şu anda hamamın gerçekten bir hamam yapısı mı ya da bir kompleks bir yapının parçası mı onunla ilgili araştırmalar sürdürülüyor. Eğer bunu öğrenebilirsek bizim için çok büyük zevk olacak.”

Ful, Sebastapolis Antik Kenti’ndeki çalışmalar tamamlandığında hem Sulusaray’ın hem de Tokat’ın çehresinin değişeceğini kaydetti.

07.08.2015 Radikal