Tarihi mitler ile gerçeklik arasındaki kayıp Mısır kenti Heracleion, Fransız Sualtı Arkeolog Franck Goddio tarafından 2000 yılında Abu Qir Koyu yakınlarında bulunan kalıntıların keşfedilmesiyle başladı.

2000 yılında şans eseri keşfinin ardından süregelen 13 yıllık arkeolojik kazılar ve öncesinde 3D teknolojisi kullanarak bulunduğu 11 ile 15 kilometrelik alanın haritalanmasıyla tahlil edilen kent, kayıp kıta Atlantis efsanesi gibi günümüze dek gizemini koruyan kentler arasında yer alıyordu.

Yetkililer, yaklaşık olarak 1200 yıl önce deprem ve seller sonucu sulara gömüldüğü ifade edilen kentin bir dönem Akdeniz bölgesinin en yoğun ticaret merkezi olduğunu belirtiyor. Bu varsayıma kazılar sırasında çıkarılan 64 adetten fazla gemi kalıntısının, tarihte bir bölgede çıkarılan en fazla gemi kalıntısı olması gerekçe gösteriliyor. Diğer yandan kazılar sırasında 700 adet gemi çapasının yanı sıra kentlilerin ticarette kullandıkların bronz ve taş para da bulunduğu ifade edildi.

Oxford Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Direktörü Doktor Damian Robinson antik kentle ilgili olarak yaptığı açıklamada, Şaşırtıcı derecede iyi muhafaza edilmiş. Oldukça heyecan verici bir buluş. Yunan ve Fenike medeniyetlerinden de izler taşıyor. İktisadi bakımdan da kent hakkında birçok bilgiye ulaştık dedi.

Heracleion Antik Kenti hakkında
Thonis olarak da bilinen İskenderiye yakınlarındaki bu kent, kıyıdan 2.5 kilometre uzaklıkta ve 10 metre su altında yer alıyor. Antik Yunan tarihçilerinin bahsettiği mitler Milattan Önce 12. yüzyıla dek uzanıyor. Truvalı Helen ile Truva Prensi Paris, Truva Savaşı öncesi burada mahsur kaldıklarına inanılıyor. Diğer yandan Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene oğlu Herakles (Herkül) de kendine başka bir takarak, Heracleion kentini gezdiğine inanılıyor.

Antik tarihçiler; Herodotus, Diodorus ve Strabo da yazıtlarında bu efsanevi şehirden bahseder. Antik kent 2000 yılında keşfedilmesinden önce, kente ait hiçbir iz bulunamamıştı. Bu yıla dek, tarihçileri Heracleion ve Thonis kentlerinin aynı kent olduğundan dahi emin değildi. Ancak yapılan son araştırmalarla, tarihçiler Heracleion kenti hakkında eskiden olduğundan çok daha net bulgulara sahip.

Dönemi itibariyle oldukça gelişmiş bir şehir olan Heracleion, Yunan medeniyeti içinde oldukça büyük bir öneme sahipti. Çünkü tüm Yunan gemileri için Mısır, mecburi bir geçiş istikametinde yer alıyordu. Diğer yandan kent, içinde bulundurduğu Amun Tapınağı vesilesiyle dini bir önem arz ediyordu. Bilim insanlarının tahminlerine göre, deprem ve seller neticesinde kentin 1.200 yıl önce sulara gömüldüğü düşünülüyor.

Bir ucundan diğerine 11 ile 15 kilometre araştırma alanına sahip Heracleion kenti, 2000 yılından bu yana süregelen 13 yıllık arkeolojik kazılar neticesinde birçok bulgu su üzerine çıkarıldı.

06.09.2015 maarifgazete.com