İzmir Aliağa’da bulunan Kyme Antik Kenti’nde 30 yıldır süren kazı çalışmaları kamulaştırma sorunları nedeniyle durma noktasına geldi.

İzmir’in Aliağa ilçesi Nemrut Limanlar Bölgesi’nde yer alan Kyme Antik Kenti’nde 2015 yılı kazı sezonu sona erdi. İtalyan kazı başkanı Antonio La Marca, kazı çalışmalarının kamulaştırma sorunu nedeniyle durma noktasına geldiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da kazı çalışması yapılamadığını belirten La Marca, 2015 kazı sezonunda boşa geçen zamanı verimli kullanmak adına çıkarılan eserler üzerinde restorasyon ve temizlik çalışması yapıldığını belirtti.

Kyme Antik Kenti’nin özel mülkiyet alanında bulunduğunu belirterek bölgede kamulaştırma yapılmadığı taktirde çalışmaların hiçbir zaman nihayete ulaşamayacağını aktaran La Marca, Kyme kazılarının sürdürülmesi adına Aliağa Belediyesi ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde kamulaştırma için girişimlerde bulunacaklarının haberini verdi.

Kyme Antik Kenti MÖ. iki binli yıllarda Yunanistan’dan göç eden Aiol’ler tarafından kuruldu ve 12 Aiol şehrinin başkenti konumunda. Antik çağda oldukça önemli bir kent olan Kyme Antik Kenti’nde agora, sütunlu cadde ile konut yapılarının bulunduğu alanların yanı sıra amfi tiyatrosu da tamamen gün ışığına çıkarılmayı bekliyor.

La Marca ayrıca, dünyanın en eski medeniyetlerinden birinin izlerini taşıyan Kyme Antik Kenti’ni gelip yerinde ziyaret imkanı olmayanlar için yeni bir proje hazırladıklarını ve projenin hayata geçmesiyle birlikte Kyme’nin sanal ortamda da ziyaret edilebileceğini sözlerine ekledi.

Kyme Antik Kenti
Antik Kyme kenti kalıntıları, İzmir’den Bergama’ya giden yolun sol tarafında, Aliağa İlçesi’nin 6 km. güneyinde yer alır. Efsaneye göre, Kyme MÖ. II. binin sonlarında, Çandarlı Körfezi’nin güney kısmında derin bir koy içinde, Hellas’ın kuzeyinden gelen halklarca kurulmuştur. İki nehirle sınırlanmış iki tepe üzerine inşa edilmiş olan kent denizdeki güçlü konumu, verimli ovanın varlığı ile oldukça kısa bir süre içinde “Aiolis kentlerinin en önemlisi ve en büyüğü” durumuna gelmiştir.

MÖ. 8. yüzyılda Kymeli’ler deniz yoluyla ticaret yapıyorlardı; şüphesiz ekonomilerinin temelinde tarım vardı. Önemli liman kenti Kyme (yaklaşık 200 m. uzunluğunda güçlü bir iskele yapısı hala görünür durumdadır), aralarında Kilikya Bölgesi’ndeki Side ve Güney İtalya’daki Cuma’nın da bulunduğu birçok şehrin ana yurdudur; Arkaik Dönem’de şehir büyük bir ekonomik zenginliğe erişmiştir. Sikke basan ilk koloniler arasındadır, Klasik Dönem’de ise Kyme, Ege şehirleri arasında önemli bir siyasi konuma sahipti. Hellenistik Dönem’de bazı önemli yapıların inşası ile yeniden düzenlenen kentte yoğun zanaat faaliyetleri saptanır. Antik kaynakların yanı sıra kazılar sırasında açığa çıkarılan anıtlar ve bazı yazıtlardan anladığımıza göre Kyme, Erken İmparatorluk Dönemi’nde de saygın konumunu korumuştur. Tüm kentte homojen olarak belgelenen arkeolojik veriler, piskoposluk merkezi olması nedeniyle Geç Antik ve Erken Bizans Dönemi’nde, kentin hala yaygın yerleşim alanını koruduğunu işaret etmektedir. Yapılan araştırmalar ve eldeki veriler antik kentin kuruluşundan MS. 13. yy’a kadar kesintisiz iskân gördüğü doğrultusundadır.

02.10.2015 Arkeofili