Aspendos Antik Tiyatrosu’nun restorasyonunda ‘mutfak mermeri‘ benzetmesine yol açan beyaz kireç taşı kullanılmasıyla başlayan tartışmanın bir benzeri, Knidos Antik Tiyatrosu’nda sürdürülen restorasyon çalışmalarında da gündeme geldi.

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Knidos Kazısı Başkanı Doç.Dr. Ertekin Doksanaltı, ‘Venedik Tüzüğü‘ gereği kullanılan malzemenin doğru olduğunu ve restore edilen bölümün orijinalinden ayırt edilmesi gerektiğini söyledi.

‘Mutfak mermeri diye bir şey yok’
Muğla’nın Datça İlçesi’nde M.Ö. 2’nci yüzyılda inşa edilen 5 bin kişilik Knidos Antik Tiyatrosu’nun bir bölümüne, Aspendos’ta olduğu gibi mermer kullanıldığını ve bunun doğru yöntem olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Ertekin Doksanaltı, ‘mutfak mermeri‘ yakıştırmasının doğru olmadığını söyledi.

Knidos’taki restorasyon çalışmalarında, antik tiyatronun bir bölümüne, dört sıra 20 blok mermer oturak yeri konulduğunu belirten Doç.Dr. Doksanaltı şunları söyledi: “Öncelikle berlirtmeliyim ki mutfak mermeri diye bir mermer cinsi yok. Antik dönemde değişik bölgelerden mermerler kullanılmıştır. Afyon mermeri ağırlıklı kullanılan mermer olmakla beraber, Knidos’ta Yatağan bölgesinin mermeri kullanılmış. Yaptığımız incelemeler bunu gösterdi. Bu gri beyaz bir mermer cinsidir. Demir oranı yüksek, sert ve sağlam bir mermerdir. Knidos’taki restorasyonda da gri beyaz mermer kullanacağız.”

mutfak-mermeri-benzetmesine-akademik-itiraz-restorasyon-uygun-farkli-ton-olmali

‘Venedik Tüzüğü geçerli’
Restorasyon çalışmalarında, Venedik Tüzüğü kriterlerinin geçerli olduğuna değinen Doç. Dr., Doksanaltı şöyle devam etti: “Şartlardan biri, var olan malzemenin oranıdır. Belli oranda bu malzemenin bulunması gerekir. Tamamlama yapılacaksa, orijinal malzemeden, örneğin mermerin bir-iki ton farkı olmalıdır. Veya restore edilen yer ile orijinal olan yer arasında ince bir bordür yapılmalıdır ki, fark bilinsin. Bire bir aynısı kullanılamaz. Burada gerekçe, antik dönemde yapılan bir eseri, 2 bin yıl sonra restore ederken, yeni yapılan uygulama ile orijinalinin arasındaki farkı gösterebilmektir. 100 yıl sonra insanlar buraya geldiklerinde, hangisi antik dönemde, hangisi 21’inci yüzyılda yapılmış bilebilmelidir. Yoksa bire bir yapmak mümkün, çünkü elimizde bu teknoloji artık var. Aynısını birebir yapabiliriz ama farklılık yok olur.”

‘Telaşlanmaya hiç gerek yok’
Kamuoyundaki tartışmanın restorasyonda kullanılan mermerle orijinal mermer arasındaki renk uyuşmazlığından kaynaklandığının altını çizen Doç. Dr. Doksanaltı, “Telaşlanmaya hiç gerek yok. Mermer zaten birkaç yıl içerisinde, yağmurun, güneşin, fırtınaların etkisiyle kararmaya başlayacaktır. Antik dönem uygulamasında ilk yapıldığında hatlar keskindi. İnsanlar üzerinde yürüyüp; oturdukça mermerin yüzeyi aşınır. Bu yaşanmışlığı gösterir” dedi.

‘Mermer eskitilerek kullanılabilirdi’
Mermerin eskitilerek kullanılmasıyla ilgili bir soru üzerine Doç. Dr. Doksanaltı, “Bu konu değerlendirilebilir. Kamuoyunun tepkilerinden uzak kalabilmek adına, mermerde eskitme yapılabilir. Ancak çok zorunlu değil. Sadece Türkiye’de değil, Yunanistan’da, İtalya’da restorasyonlar benzer şekilde yapılıyor. Ancak oralarda bu tür tartışmalar yoktur. Çünkü insanlar zaten bunu anlamış ve algılamışlardır” diye konuştu.

02.10.2015 diken.com.tr