Cuma, Mart 24, 2017

Yearly Archives: 2016

by -
164

Mardin’de bulunan 900 yıllık Hüsamiye Medresesi’nin büyük bir bölümü bakımsızlıktan çöktü.

mardinde-900-yillik-husamiye-medresesi-bakimsizliktan-cokuyor

Mardin’in en eski yapılarından biri olan Hüsamiye Medresesi’nin büyük bir bölümü bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı yıkıldı. Mehmet Selim Parlakoğlu adlı vatandaş, “Tarihi kentimiz Mardin’in yıkılmaya yüz tutmuş bu nadide eseri, 1100 yıllarının başlarında Hüsamettin Timurtaş tarafından yaptırılmış olan bu mekanda pek kimsenin bilmediği Hüsamiye Medresesi vardır. Ayrıca Mardin’de 3 meçhul sahabeden birisi olan Muhammed Faris Hazretleri de burada yatmaktadır. Bu da pek kimse tarafından bilinmez. Bu bilinmezlik, bu yapılara sahip çıkılmasının en büyük nedenlerinden biridir” dedi.

mardinde-900-yillik-husamiye-medresesi-bakimsizliktan-cokuyor-1

Medresenin pek bilinmediğini ve keşfedilmeyi beklediğini kaydeden Parlakoğlu, “Birçok medrese bilinirken maalesef Hüsamiye Medresesi hala keşfedilmeyi bekliyor. Ayrıca burada Hüsamettin Timurtaş’ın mezarının da olduğu söylenir. Bu da belgelerle sabittir. Osmanlı kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, bir de mescit vardır burada. Eskiden hükumet erkanı gelip Cuma namazlarını burada eda ederlermiş” diye konuştu.

Yaklaşık 30 ay önce hem İl Kültür Turizm Müdürlüğüne hem de Müze Müdürlüğüne başvurduklarını aktaran Parlakoğlu, şunları kaydetti: “Bu sahipsiz mekanımız kimse tarafından bilinmediğinden gerekli restore işlemlerine başlanmamıştır. Kültür Müdürlüğü ve Müze Müdürlüğüne yaptığımız girişimler maalesef yaklaşık 30 aydır bürokratik engellere takılmıştır. Burada oturan insanlar, bu tarihi mekanın kurtulması için tapularını devlete hibe etmişlerdir. 6 ay önce sağlam olan duvar bile yıkıldı. Bu duvarlar birbirini takip edecek ve bir tarih gözler önünde yok olacak maalesef. Mardin’e tarih ve kültür kenti diyoruz ama bu nadide kültür mekanına sahip çıkamıyoruz. Buranın her tarafı tarih. Medrese eyvanın önünde havuz vardı, ama çocuklar düşmesin diye o havuz toprakla kapatılmış. Bu miraslara sahip çıkılmasını bekliyoruz.”

29.12.2016 İhlas Haber Ajansı

    by -
    416

    1929 yılında Eski Sümer Kenti Ur’da, bir kraliyet mezarında bulunan 6 bin yıllık lir, günümüzde yeniden yapıldı.

    sumer-tabletlerinden-esinlenerek-yapilan-enstruman-tam-6-bin-yillik

    Haber Türk’ten Nuri Mertcan Şener’ın haberine göre 6 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen enstrüman ve notaların bugünkü hali, Sümer tabletlerinin detaylı bir şekilde incelenmesi ve arkeolojik kazılar yapılması sonucu ortaya çıktı. Lir müzik aletinin tekrar yapımı 20 yıl sürdü.

    1929’da İngiliz arkeolog Sir Leonard Woolley tarafından eski Sümer kenti Ur’da (Güney Mezopotamya’da) bulunun bir kraliyet mezarı çukurunda beş şarkı bulundu. Bu aletler ne yazık ki 5 bin yıl önce toprak zeminine serilmiş ve üstü de toprakla ötülmüşler, böylece tamamen düz biçimde ezilmişler ve yapımında kullanılan organik maddeler çabucak çürüyüp toz halini almış. Bununla birlikte, lirlerden ikisi (lir: enstrüman) teneke kutu kalınlığında bir gümüş katmanla kaplanmış ve ahşaptan yapılmıştı. Ancak Gümüşün altındaki ahşap kısım parçalanmış ancak gümüşün kendisi de bulunamamıştı çünkü 5 bin yıl gibi bir zamanda ağır bir şekilde okside uğramış ve siyahlaşmıştı. Arkeologlar, eritilmiş eritilmiş balmumunu lirlerin arkasına döktüler ve mum sertleşince onları yerde dikkatlice kaldırdılar. Bu sayede lirlerin perspektif hali balmumlarının içine kopyalanmış oldu.

    “British Museum’da sergileniyor”
    Bu fotoğraf British Museum’da olduğu gibi ‘sığır’ başlı gümüş liri gösteriyor. Altında tenekeye benzer bir yapı olan lirin gövdesinin baş aşağı çizgilerinin yanı sıra önünde ünlü “altın başlı boğa” amblemini taşıyor.

    sumer-tabletlerinden-esinlenerek-yapilan-enstruman-tam-6-bin-yillik-1

    ”Liri yeniden yapmam 20 yılımı aldı”
    1990’lı yılların başında henüz dünyadaki çoğu insanın lirden ziyade Sümer kabilesini daha tanımadığı yıllarda saygın akademisyenlerden Dr. Anne Kilmer bir yazı tavsiyesinde bulunarak gümüş lirin bir kopyasını istemiş ve uzun yıllar boyunca gereken her türlü bilgiyi de elde etmişti. “Liri inşa etmeye başlamam 20 yılımı aldı” diyen akademisyen “Profesör Richard Dumbrill’in katkısını kabul etmem gerekiyor gümüş lirimizi nasıl inşa ettiğimizin tarifini yazdık tellerini ayarlamamız bile altı haftamızı aldı” diyor.

    Enstrümanın kimse orijinal boyutlarından tamamen emin olamamış ve uzmanlar lirin tekrar inşasında farklı görüşler ortaya koymuş olup fikir birliğine ise varamamışlar. Zaten amacı tıpkı aynısı yaratmak değilmiş ancak gerçeğe en yakın boyutunu alması çok önemli çünkü milim farklarla seslerde değişiklik olabiliyor enstrümanlarda.

    sumer-tabletlerinden-esinlenerek-yapilan-enstruman-tam-6-bin-yillik-2

    Sonraki adım ise ses kutusu yapmak için kestikleri parçaları birleştirmeleri oldu. Liri metal ile kaplandığından ses kutusunun odun ve birleşimlerinin hangi simgeye benzediği pek de önemli değildi çünkü metal plakları tutturmak için güçlü ve sert ağaç olan kırmızı meşe kullanıldı.

    30.12.2016 Haber Türk

    by -
    412

    Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

    “Vandalizm”
    Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

    1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
    İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
    Haberin devamı için

    yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

    2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
    İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
    Haberin devamı için

    urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

    3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
    Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
    Haberin devamı için

    mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

    4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
    Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
    Haberin devamı için

    antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

    5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
    Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
    Haberin devamı için

    bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

    6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
    Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
    Haberin devamı için

    ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

    7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
    Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
    Haberin devamı için

    kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

    8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
    Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
    Haberin devamı için

    8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

    9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
    Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
    Haberin devamı için

    aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

    10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
    Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
    Haberin devamı için

    marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

     

    by -
    282

    Denizli’nin Eskihisar Mahallesi yakınların yer alan Laodikeia Antik Kenti’nde boyu 10 metreyi aşan sütunların bulunduğu 35 bin metrekarelik alana yayılan Kutsal Agora yüzeyin 7 metre altından gün yüzüne çıkarıldı.

    laodikeiada-7-metrelik-tepenin-altindaki-kutsal-agora-gun-yuzune-cikti

    Laodikeia Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, 13 yıldır kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdüğü antik kentte 2016 yıl sonu çalışmalarını değerlendirdi. Bu yıl içinde özellikle Kutsal Agora ile batı tiyatrosunda kazı ve restorasyon çalışmasına ağırlık verdiklerini belirten Prof. Dr. Şimşek, Laodikeia Antik Kenti’nin tarihe ışık tutmaya devam ettiğini söyledi. 2013 yılında UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’ne alınan Laodikeia’da Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ekibinin yaptığı kazı çalışmalarının antik kentin cazibesini arttırdığını belirten Şimşek, “Gelecek 3-4 yıl içerisinde Laodikeia, dünyanın en gözde gezilip görülecek mekanları arasında yer alacaktır. Laodikeia’da arkeolojik materyal çok fazla, Kuzey Kutsal Agora’nın eşi benzeri yok. Arka bölümde 100 metre uzunluğunda 11 metre yükseklikte resimlerle süslü duvarın ayağa kaldırılıp, ahşap çatı sistemi ile buradaki kiremitlerin orijinalindeki gibi bire bir yapılarak konulması, dünya arkeolojisi bakımından çok önemli olacaktır” dedi.

    35 bin metrekarelik alana sahip, buradaki tapınaktan dolayı Anadolu’nun en büyük kutsal alanı olarak bilinen Agora’nın bulunduğu yerde yapılan kazı çalışmalarında M.S. 494 yılında meydana gelen büyük depremde yıkılan, 10.8 metre yüksekliğindeki sütunlarında bulunduğu Kutsal Agora’nın yüzeyin 7 metre derinliğinden gün yüzüne çıkardıklarını ifade eden Şimşek, “Kuzey Kutsal Agora’daki çalışmalar çok önemli, 35 bin metrekarelik bir yüz ölçüme sahip, 265×128 metrekarelik alanı kapsıyor. Burada, 10.8 metrelik ‘portik’ dediğimiz sütunlu galeri sistemi var. Devasa sütunlu galerileri ayağa kaldırmıştık. 4’üncü yüzyıldan itibaren M.S. depremlere bağlı yıkılan binaların dolgularının atıldığı moloz dağı söz konusuydu. Burada yıllara göre sistemli kazı çalışmaları yapıyoruz. 7 metrelik dolgu var. Bu dolgunun içinden heykel başları, takılar, seramik kap ve kacaklar buluyoruz. Bu yıl içinde Kuzey Kutsal Agora güney ve batı portikte 34 adet sütunu orjinali gibi restorasyon yapıp, ayağa kaldırdık. Yaklaşık 2 bin yıl öncesinin yapısını tekrar canlandırmayı düşünüyoruz. Bunun dünyada pek örneği yok, bu yönüyle önemli bir proje. İki yıllık bir proje bu” dedi.

    Prof. Dr. Şimşek, Laodikya Antik Kenti’ndeki Batı Tiyatrosu’nda da önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Şimşek, şöyle devam etti: “Batı Tiyatrosu diye adlandırdığımız Helenistik tiyatroda sahne binasında çalışmalar başlattık. Biz bu tiyatroyu iki yıl içerisinde tüm Denizli ve ülkemizin kullanımına açmayı hedefliyoruz. Sahne binasının birinci katı tamamen, ikinci katının ise bir kısmı ayakta. Tiyatroda çok güzel kabartmalar var ve heykellerle sahne binasını süslendiğini biliyoruz. Heykellerin parçalar halinde buluntuları ortaya çıkarıldı. M.S. 5’inci yüzyılda kentin sur duvarlarıyla küçültülerek daraltılmasına bağlı olarak sahne binasının sur duvarı olarak kullanıldığını biliyoruz” diye konuştu.

    28.12.2016 Hürriyet

    by -
    179

    Burdur’un Bucak İlçesi Karaot Köyü sınırları içerisinde yer alan Sia Antik Kenti’nde defineciler tarafından kaçak kazı yapıldı.

    burdurdaki-sia-antik-kentinde-kacak-kazi-yapildi-1

    Burdur İl Jandarma Komutanlığı tarafından Bucak’ta bulunan Sia Antik Kenti’nde kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Bucak ilçesi Karaot Köyünde bulunan Sia Antik Kenti’nde kaçak kazı yapıldığı ihbarını değerlendiren Burdur Jandarması hemen harekete geçti. Operasyon düzenleyen Bucak İlçe Jandarma ekipleri, antik kentte kaçak kazı olayına karışan 4 kişiden O.Y ve H.Y. isimli şahıslar yakalandı. Operasyonda kaçak kazı yapan define avcıları gözaltına alınırken, kaçak kazıda kullanılan 1 adet kazma, 2 adet kürek, 1 adet balyoz, 1 adet maline demiri, 1 adet demir şiş, 1 adet çapa, 1 adet bakır çubuk ve 1 adet el telsizi ele geçirildi.

    Burdur İl jandarma Komutanlığında ifadeleri alınan O.Y ve H.Y. isimli şahıslar serbest bırakılırken, olaya karışan E.Y ve M.U isimli vatandaşların yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

    burdurdaki-sia-antik-kentinde-kacak-kazi-yapildi-2

    Sia Antik Kenti
    Burdur’a 100 km uzaklıktaki Burdur-Antalya yolu üzerinde bulunan Antalya – Dağbeli beldesinin 19 km doğusundaki Karaot Köyü sınırları içindedir. Bir Pisidia şehri olan Sia’nın sur duvarları ile iki katlı kule ve giriş kapısı günümüzde ayaktadır.  Helenistik Döneme kadar uzanan tarihe sahip şehrin sur duvarlarının hem içinde hem de dışında ev kalıntıları bulunmaktadır. Evlerin ortak özellikleri çatılarda biriken yağmur suları ile beslenen şişe biçimli sarnıçlara ve yapıların zemin katlarında bulunan üç veya beş odaya girişi sağlayan açık avlulara sahip olmasıdır. Roma Dönemi öncesine ait tek yapı Bouleuterion, yani meclis binasıdır. Kentin Nekropol’ü ayaktadır.

    27.12.2016 haberhedef.com

    by -
    240

    Arjantin’in Santa Cruz eyaletindeki Rio Pinturas’da bulunan Eller Mağarası, günümüzden 13 bin ila 9 bin yıl önce yapılan Tarih öncesi dönem mağara sanatına ait muazzam bir örneğe ev sahipliği yapıyor.

    arjantindeki-eller-magarasi-cizimleri-13-000-ila-9-000-yillari-arasina-ait-3

    The Vintage News’te yer alan habere göre İspanyolca adı ‘Cueva de las Manos’ olan Eller Mağarası’nın da içinde bulunduğu bölge 25 yıldan uzun bir süredir arkeolojik araştırmaların başlıca merkezi durumunda.

    Arkeologlara göre Eller Mağarası duvarları yüzeyindeki el izleri, 14 bin 500 yıldan fazla bir tarihe sahip Patagonia yerlilerinden Tehuelche boyunun atalarına ait. El izleri değişik teknikler uygulanarak yapılmış. En belirgin teknik ise ressamların sol ellerini taşın yüzeyine koyarak sağ ellerinde tuttukları püskürtme borularıyla üfleyerek el izi bıraktığı şeklinde. Boyalar ağaç kökü ve kabuğu gibi bitki örtüsünden yapılırken, renklerde siyah, eflatuni kırmızı, sarı, beyaz, mor ve çok nadir olarak yeşil görülüyor.

    arjantindeki-eller-magarasi-cizimleri-13-000-ila-9-000-yillari-arasina-ait-2

    Mağara’da el şablonlarının yanı sıra avlanma sahneleri, çeşitli avlama tekniklerinin tasvir edildiği insan ve hayvan siluetleriyle birlikte daireler, yıldızlar, yuvarlak ve spiral tasarımlardan oluşan geometrik işaretler de mevcut.

    Fazla büyük olmayan mağarayı insanlar yüksek ihtimalle avlandıktan sonra dinlenmek ve bir takım ritüellerini yerine getirmek için kullanıyorlardı.

    arjantindeki-eller-magarasi-cizimleri-13-000-ila-9-000-yillari-arasina-ait

    Eller Mağarası 1999 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı ve ulusal tarihi anıt ilan edildi. Mağara sanatsal ihtişamının yanısıra tarih öncesi avcıların bölgedeki varlığına da tanıklık ediyor.

    Çeviri: Ayşen Yolcu

    by -
    174

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde bulunan ve Nemrut Dağı Milli Park alanı içerisinde yer alan Arsemia Antik Kenti’nde defineciler tarafından kaçak kazı yapıldı.

    Jandarma ekiplerinin, gelen bir ihbar üzerine yaptığı kontroller sonucu Nemrut Dağı Milli Park alanı içinde kaçak kazı yapıldığı tespit edildi.

    Geçtiğimiz günlerde Nemrut Dağı Milli Park alanı içerisinde bulunan Arsemia Antik Kenti’nde kaçak kazı yapıldığı ihbarını alan jandarma ekipleri olay yerine geldiklerinde ihbarın doğru olduğunu gördü. Arsemia heykelinin bulunduğu bölgenin üst kısmında kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından kazılan yerin höyük olduğu ifade ediliyor.

    Jandarma ekipleri şahısların yakalanması için çalışma başlattı. Olay hakkında soruşturma sürüyor.

    24.12.2016 dunyabulteni.net

    by -
    544

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bulunan Zerzevan Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Roma döneminin gizemli tarikatı olan Mithras’a ait yeraltı tapınağının bulunduğu iddia edildi.

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Mardin yolunun kenarındaki bir tepe üzerinde bulunan Zerzevan Kalesi’nde, 2014 yılında kazı çalışmalarına başlandı. Dicle Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nin yönettiği kazı çalışmalarına yer altı kilisesi, gizli geçitler, sığınak, askerlere ait konutlar, kaya mezarları, sunaklar, su sarnıçları, takılar, bronz sikkeler, pek çok askeri ve tıbbi malzeme bulundu.

    Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında bulunan kalenin, yanından geçen ve Perslerin ‘Kral Yolu’ dedikleri ticaret ve askeri yolun korunması için kurulduğu düşünülüyor. Yol, Asurlular tarafından da batı seferlerinde kullanılmış. 3. yüzyılda yapılan ve kullanılmaya başlayan kale, Halid Bin Velid önderliğindeki İslâm orduları tarafından alındığı 639 yılına kadar varlığını sürdürmüş. 

    zerzevan-kalesinde-mithras-dinine-ait-yeralti-tapinagi-bulundu

    “Zerzevan bir döneme ışık tutacak”
    Zerzevan Kalesi’nin bölgedeki ilk Roma dönemi kazısı olduğunu belirten kazı başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun, geniş bir alanda yürütülen çalışmaların bölgedeki Roma varlığına ilişkin pek çok soruyu yanıtlayacağını düşünüyor:“Tepenin üzerinde surlar içerisinde yer alan Zerzevan veya araştırmalarımızdan ulaştığımız sonuca göre Samachi Kalesi, 57 bin metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiş. Bu alan Roma İmparatorluğu için çok önemli. Doğu sınırını koruyor ve yaklaşık bin askerin görev yaptığını tahmin ediyoruz. Önemli çünkü bu kale düşerse Diyarbakır ve Anadolu’nun düşmesi de gündeme gelecekti. Nitekim İslâm orduları tarafından alındığında, önce Diyarbakır sonra Anadolu fethedildi. Zerzevan kazılarının, özellikle M.S. 3 ile 7 yüzyıl arasında süren Roma – Sasani mücadelelerine sahne olan döneme ve erken Hıristiyanlık dönemine dair yeni bilgiler verebileceğini düşünüyoruz. Bu açıdan oldukça heyecan verici ve tarihe ışık tutacak özellikte.”

    Gizemli tarikat Mithras
    Kazıda pek çok sikke ve süs eşyasının yanı sıra askeri malzemeler de bulundu. Ezoterik olarak nitelendirilen ve sırları ancak tarikata kabul edilenlere açıklanan Mithras’ın mistik bir Roma dini ve kültürü olduğunu söyleyen Doçent Aytaç Coşkun, bu tarikata mensup Roma askerlerinin olduğunu ve Zerzevan’da yeni keşfedilen mabedin de onlara ait olduğunu düşündüklerini anlatıyor: “Mithras bir din veya tarikat, mistik bir Roma kültürü olarak nitelendirilebilir. Tarih boyunca gizemini korumuş ve sırlarını ancak mensupları ile paylaşmıştır. Romalı askerler arasında da yaygınlığı bilinmektedir. Zerzevan’da yeraltında kilise, sunak, gizli geçitler ve sarnıçların yanı sıra yeni keşfettiğimiz bir yapı daha var. Bu yapıyı henüz tam incelemedik. Sadece küçük bir bölümden içeriye girerek gözlemde bulunduk. Yapısı ve bir takım özellikleri nedeniyle çok yüksek ihtimalle bir Mithras tapınağı olduğunu düşünüyoruz. Kazı dönemimiz kış şartları nedeniyle bitti. Şubat ayında yeniden başlayacağız. O zaman bundan kesinlikle emin olabileceğiz. Bu bölgedeki ilk Mitras tapınağı özelliğini taşıyacaktır.”

    23.12.2016 aljazeera.com.tr

    by -
    389

    Van’da, bir aracın içerisinde Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirildi. Tarihi eserlere el konulurken, 2 kişi gözaltına alındı.

    vanda-urartu-ve-romaya-ait-tarihi-eserler-ele-gecirildi

    Van Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 20 Aralık’ta şüphe üzerine İpekyolu üzerinde park halinde bulunan otomobilde arama yaptı. Araçta yapılan aramalarda Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirilirken, olayla ilgisi bulundukları tespit edilen S.B. ve M.G. hakkında yasal işlemlerin yapıldığı, tarihi eserlere ise el konulduğu belirtildi.

    23.12.2016 Hürriyet

    by -
    158

    Konya’nın Ereğli ilçesinde bir kamyonetin kasasında Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen ‘sunak taşı’ ele geçirildi. Kamyonet sahibi 36 yaşındaki M.U. da gözaltına alındı.

    konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi

    Konya İl Emniyet Müdürlüğü’nün ‘Alo Polis İmdat’ hattına Ereğli İlçesi Gülbahçe Mahallesi’nde M.U.’ya ait park halindeki kamyonette tarihi eser bir taş olduğu ihbarı yapıldı. Bunun üzerine Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne haber verildi. Verilen adrese giden polis, park halindeki kamyonetin kapalı olan kasasında, tarihi eser ele geçirdi. Bunun üzerine kamyonet sahibi M.U. gözaltına alındı.

    konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi-1

    Ele geçirilen taşta incelenmek üzere Ereğli Müzesi’ne götürüldü. Müze’de görevli uzmanlar yaptığı incelemede taşın 200 kilo ağırlığında, 88 santimetre boyunda, 44 santimetre eninde olduğunu, üstünde boğa başı, insan büstü gibi figürler bulunduğunu, Roma dönemine ait sunak taşı olabileceğini belirtti.

    23.12.2016 CNN TURK