Antalya Korkuteli’nde Selçuklu dönemi stilinde yapılan yaklaşık 800 yıllık Alaaddin Cami restorasyonu sırasında Divriği Ulu Cami Darüşşifası’na benzer taç kapı yıkıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce devam eden restorasyonda taş ustalığının en nadide örneklerinden taç kapının statik yapısının güçlü olmadığı gerekçesiyle numaralandırılarak söküldüğü ileri sürüldü. Ancak restorasyon yapılan şantiyede gördüklerimiz hiç de durumun böyle olmadığı yönündeydi. Taç kapıya ait taş parçaları kırılmış halde etrafa dağılmıştı.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çaycı 1994 yılında yazdığı doçentlik tezinde tarihi yapıya ait taç kapı ile ilgili şu bilgileri veriyor; ‘’Anadolu’nun yerli kültürünün izleriyle birlikte Selçuklu ve Gotik özelliklerini de bünyesinde bulunduran Korkuteli Alaaddin Camii, Anadolu Selçuklu sonrası ortaya çıkan ve yeni bir arayış içindeki bölgesel hüviyetteki beyliklerin sanat denemesinin nadir örneklerinden biri olduğunu göstermektedir. Taç kapının plan şeması ve eyvan şeklindeki düzenlenmesi, Anadolu Selçuklularında görülen klasik özellikleri taşımaktadır. Taç kapıdaki niş kemerinin kademeli profil oluşturması, Divriği Darüşşifası portaliyle başlamış ve Peçin Ahmet Gazi Medresesi ile devam etmiş ve Bergama Ulu (Yıldırım) Camii ile geç tarihli örneği ortaya konmuştur.’’

antalyada-800-yillik-alaaddin-cami-restorasyonu-sirasinda-tac-kapinin-yikildigi-iddia-edildi-1

TERK EDİLMİŞ GÖRÜNTÜDE
Geçtiğimiz günlerde ismini vermek istemeyen bir okuyucumuz tarihi caminin literatüre giren taç kapısının yok edildiğini duyurdu. Yerinde görmek için Antalya’nın Korkuteli ilçesine gittim. Restorasyonu devam ettiği söylenen camiyi yerinde incelemek istedim. Gördüğüm manzara korkunçtu. Şantiye alanına çevrilmiş tarihi camide çalışanlar olmadığı gibi bir bekçi de yoktu. Selçuklu sanatının en nadide eserleri arasında yer alan ‘’taç kapıya’’ ait olduğunu düşündüğüm taşlar etrafa saçılmıştı. Bazı taşların üzerinde numaralar bulunuyordu. Ancak koruma amaçlı tek bir önlem yoktu. Yoldan geçen her hangi birinin o numaralı taşları alıp götürmesi hiçten bile değildi. Etrafa dağılmış taşlar, yarım bırakılmış bir restorasyon görüntüsünün yanı sıra bilim kitaplarına girmiş eşsiz mimari örneği taç kapı da artık yoktu. Komşular bir aydan fazla süredir inşaatta çalışmanın durduğunu belirtti. Üstelik taşların pek çoğu parçalanmış şekilde yol üstüne atılmıştı.

KURUL KARARIYLA SÖKÜLDÜ
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bakır’ı aradım. Bakır göreve yeni getirildiğini ancak hemen araştıracağını söyledi. Kısa süre sonrada dönüş yaptı. Bakır, restorasyon projesinin taç kapının numaralandırılarak sökülüp güçlendirilmesi yönünde önceki kurulun kararı olduğunu söyledi. Restorasyon projesinin mimarı Mehmet Emin Yılmaz ile görüştüm. Yılmaz, tüm duvarların statik incelemesinin yapıldığını, taç kapıdaki taşlardan numuneler alındığını ve sökülerek güçlendirmeye karar verildiğini, nitelikli taşların depoya kaldırıldığını belirtti. Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise restorasyon projesinin Antalya Koruma Kurulu’nun denetiminde ve kurul kararına uygun şekilde devam ettiğini, kış şartlarından dolayı restorasyona ara verildiğini söylediler. Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri ise restorasyon projesinden rahatsız olduklarını ancak koruma kurul kararının ellerini bağladığını, kurulun taç kapıyı sökerek güçlendirme kararı olduğunu belirttiler.

ÖZGÜNLÜĞÜ GİTTİ
Uzmanlar strüktür sağlamlaştırma yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Yıkılmamış, tamamen yok olmamış ve statik problemi olan yapıların sökülüp tüm özgünlüğünün bozulması kabul edilebilir bir durum değil. Uzun yıllardır statik problemi yaşayan Sivas Divriği Darüşşifası’nın sökülerek yeniden yapılması bugüne kadar kimsenin aklından bile geçmedi. Strüktür sağlamlaştırma yöntemi ile taç kapının özgünlüğü bozulmadan restorasyona devam edilmeli, etrafı güçlendirilmeliydi. Restorasyonda yeniden yapma kolaycılığına kaçılmamalıydı.

antalyada-800-yillik-alaaddin-cami-restorasyonu-sirasinda-tac-kapinin-yikildigi-iddia-edildi

 

TAÇ KAPININ ÖZELLİKLERİ
Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çaycı 1994 yılında yazdığı doçentlik tezinde taç kapının özelliklerini şöyle sıralıyor; ‘’Caminin esas giriş kısmını kuzey cephede bulunan ve öne çıkıntı yapan taç kapı oluşturmaktadır. Taç kapı, cepheye hakim durumdaki ana caddeye açılmaktadır. 1.80 m. duvar cephesinden öne doğru taşan taç kapı, adeta bir eyvan görünümündedir. Taç kapıdaki kompozisyonun belli bir sıralamaya tabi tutulmadan serbest bir tarzda düzenlendikleri görülmektedir. Eyvan boşluğu, sivri kemerli ve onu dıştan saran zik-zak kemerli form ile nihayet bulmaktadır. Eyvan boşluğunun önemli unsurunu, mono-blok taşların sınırladığı 1.80 m. ebadındaki kapı açıklığı oluşturur. Kapı açıklığı basık kemer ile sonlanır. Kemerin üzengi taşında çarkı felek motifi bezenmiştir. Basık kemer, hem form hem de malzeme olarak muhkem bir görüntü sergilemeyip, gelişi güzel bir tarzda verilmiştir. Üçgenlerin aralarına yüzeysel olarak işlenen geometrik ve bitkisel karakterli motifler sıkıştırılmıştır. Bu motifler arasında altı kollu yıldız, içi baklava içiminde taranmış üçgen motifi, daire içine yerleştirilmiş üç kollu bezemeler ile palmeti anımsatan bitkisel motifleri olarak sıralayabiliriz.’’

14.01.2016 Radikal Haber: Ömer Erbil