8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu, Neolitik dönemden Osmanlı dönemine dek uzanan zengin tarihiyle bir açık hava müzesini andıran Latmos Dağları’nın koruma sınırları belirlendi.

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Beşparmak Dağları’nın milli park olması konusunda çalışmalarına devam ediyor. Beşparmak Dağları (Latmos)’nda koruma sınırları çizildiğini belirten EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “Güney bölümü Muğla ili sınırları içinde bulunduğundan, aynı çalışmanın Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından yapılarak, Aydın ili sınırları içinde belirlenen koruma alanıyla birleştirilip bir bütün haline getirilmesi, Latmos’un bütünsel geleceğine olumlu katkı yapacaktır. Aydın Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ve müzeler, kurulun belirlediği sınırların dışında kalan yerlerde de kültürel varlıkların tespit ve tescil çalışmalarına devam edecektir.” dedi.

8-bin-yillik-kaya-resimlerinin-bulundugu-latmos-koruma-altina-alindi

Batı Anadolu’nun en bakir alanlarından biri olan Beşparmak Dağları’nın, Neolitik dönemden Osmanlı dönemine uzanan zengin tarihiyle adeta bir açıkhava müzesi olduğunu belirten Sürücü, “Bir heykeltraşın elinden çıkmış gibi duran benzersiz kaya şekilleriyle, dünyada çok az yerde görünen bir coğrafya parkı niteliğinde olup Türkiye’de doğal yayılış gösteren fıstık çamlarının en yoğun olduğu alanların başında gelmektedir. Tarihin geçmiş dönemlerinden günümüze kadar gelen zengin kültür varlıklarıyla dolu olan Beşparmak Dağları’nın en önemli miraslarından biri, tarih öncesi kaya resimleridir. Yaklaşık 30 yıldır Latmos’un bakir coğrafyasında çalışmalar yürüten Alman arkeolog Dr. Anneliese Peschlow tarafından keşfedilen ve Batı Anadolu’da yeni bir kültür olarak tanımlanan bu resimler, Latmos’un çekirdek bölgesinde yoğunlaşmıştır. Aynı alan içinde kaya resimlerinin yanısıra savunma kaleleri, manastırlar, antik taş döşeme yollar, freskler, kutsal alanlar, kaya mezarları ve yaşam alanlarından oluşan pek çok kültür varlıkları, Latmos’un eşsiz coğrafyasına dağılmıştır. Latmos’un doğal peyzajını bozan, kültürel zenginliklerini tehdit eden en büyük unsur maden ocaklarıdır. Dağın çekirdek bölgesine, uzunca bir süredir maden şirketleri tarafından işletme talepleri bulunmaktaydı. Haritada da görüldüğü gibi kırmızı bir hatla sınırlandırılmış olan bölge, aylarca süren çalışmalar sonucunda Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 4491 sayılı kararıyla koruma altına alınarak, maden faaliyetlerine kapatılmıştır. Engebeli arazilerde ve zor koşullarda süren çalışmalar, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun koordinasyonluğunda gerçekleşmiş, Aydın ve Milet Arkeoloji müzeleri arkeologları ve sanat tarihçileri, Aydın Büyükşehir ve Söke belediyeleri arkeologları ile EKODOSD katkıda bulunmuştur.” şeklinde konuştu.

30.01.2016 haberler.com