Bursa’nın Yıldırım ilçesi Setbaşı semtinde bulunan kafeler sokağındaki 300 yıllık Ermeni Ortodoks Kilisesi, internette yayınlanan “her işe uygun satılık kilise” başlığı ile yeni sahibini bekliyor.

Mübadele dönemi öncesinde Bursa’da yaşayan Ermeni Ortodoks cematince kullanıldığı iddia edilen 300 yıllık kilise, Demokrat Parti döneminde kentin önde gelen ailelerinden birine satıldı. Tapuda 500 metrekare bahçe içinde 300 metrekare kullanım alanlı kagir bina olarak görünen kilise imar durumunda soysa kültürel alan olarak geçiyor. Ailenin uzun yıllar tütün deposu olarak işletmelere kiraya verdiği tarihi kilise, 1980 sonrası kapısına kilit vurularak kaderine terk edildi. Kilisenin satış işlemlerini takip eden Hakim Emlak sorumlusu Tayfun Özenginler, ailenin hayatta kalan tek varisinin de yurt dışında yaşadığını söyledi.

Kilise yeniden açılabilir mi?
Mübadele öncesinde Ermeni Ortodoks cemaatinin kullandığı iddia edilen kiliseye dair İstanbul’da bulunan Fener Rum Patrikhanesi dosyalarında herhangi bir kayda rastlanmadığı görüldü. Özenginler’in açıklamasına göre, kiliseye alıcı olmak için cemaatlerden bir teklif gelmedi. Özenginler,  İstanbul’da yaşayan Dr. Damafyan isimli bir gayrimüslimin binayı kiralamak ve kilise olarak hizmete açmak istediğini söyledi. Ancak, kilisenin sahibi mülkiyeti kendisine ait iken binanın kilise olarak açılmasına karşı çıktığı için teklifi reddetti. Özenginler’in bu açıklaması akıllara şu soruyu getiriyor: Eğer bu binayı bir cemaat satın alırsa ya da satın alan şahıs cemaate kiralarsa Setbaşında, Yeşil Camii ve Yeşil Türbe’ye komşu bir kilise açılabilir mi?

Tek varis minesotalı profesör
İsmi sır gibi saklanan ve kilisenin sahibi olan ailenin hayatta tek varisi kaldığı öğrenildi. Hakim Emlak sorumlusu Tayfun Özenginler, bina sahibinin Minesota’da yaşadığını ve bir matematik profesörü olduğunu söyledi. İsmi saklanan profesör yaklaşık 30 yıldır Türkiye’ye gelmediği gibi kilisenin satış işlemlerini de tamamen emlak danışmanına bıraktı.

Definecilerin vazgeçilmez adresi
Uzun yıllardır kullanılmayan ve kapısına kilit vurulan tarihi kilise definecilerin vazgeçilmez adresi haline geldi. Tayfun Özenginler, 10 yıl evveline kadar kilisenin tepesindeki çanın dahi muhafaza edildiğini ancak artık binanın defineciler tarafından delik deşik edilerek tanınmaz hale getirildiğini söyledi. Özenginler, talan edilen tarihi yapının son durumuna dair şu bilgileri paylaştı: “Uzun zamandır atıl kalınca definecilerin tahribine maruz kalmış. Defineciler Ermeni ganimeti bulmak ümidiyle kilisenin içini delik deşik etmiş. Kilisenin çatısındaki çanı bile götürmüşler. Zaten tütün deposu olarak kullanıldığı dönemde de kilisenin tarihi süslemeleri badana yapıldığı için tahrip edilmiş. Hatta kilisenin altında hazine bulmak ümidiyle 10 metrelik bir tünel kazmışlar.”

23.02.2016 Şehir Medya