İstanbul’daki tarihi yarımada Bizans döneminden kalma Bukoleon Sarayı’nı görenler şaşırıyor. Adeta bir viraneyi andıran  bin 600 yıllık tarihi yapı önlem alınmazsa yok olacak.

Tarihi Yarımada’da bulunan bin 600 yıllık Bizans eseri ‘Bukoleon Sarayı’nın hali içler acısı. Çatladıkapı’da Marmara denizine komşu tarihi eser güçlükle ayakta dururken, iç kısmı ise çöplüğe dönmüş durumda. Önce demiryolu, ardından sahil yolu inşaatı ve çarpık yapılaşma nedeniyle yıllar içerisinde büyük tahribata uğrayan eser, tiner ve balicilerin mekanı haline gelmiş durumda. 

Doğu yakası ayakta kaldı
Bin 600 yıllık Bizans eserinin durumuyla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar ise önlem alınmadığı takdirde 1600 yıllık eserin yok olacağını söylediler. Mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur, Bukuleon Sarayı’nın günümüzdeki durumu için “Bukoleon Sarayı’nın geçmişi Hristiyanlık öncesine kadar gidiyor. Sarayın batı kısmı, Sirkeci tren hattının yapımı sırasında tahrip oldu. bugün ayakta olan kısmı sarayın doğu yakası. Günümüzde adeta kaderine terk edilmiş bir halde bulunan parçaların korumasız durumu hepimizi üzmekte. Kentin tarihinin bu çok eski ve dolayısıyla korunması gereken parçasının terk edilmişliği bir bilinçsizlik örneği olarak karşımızda duruyor” ifadelerini kullandı. 

‘Toplum bilinçlendirilmeli’
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Serkan Sunay ise ortaya çıkan manzarayı şöyle yorumladı: “Türkiye’de Bizans devri eserlerine yeterli önemin verilmediğini üzülerek ifade etmek isterim. Sadece bu köklü imparatorluğun başkentinde değil aynı zamanda memleket genelinde bu durum söz konusu. Bunun nedenlerinden biri, birçok eserin zaten harap ve metruk vaziyette günümüze ulaşabilmiş olması. Bu eserleri restore etsek bile toplumu bilinçlendirmedikten ve eserlere işlev kazandırmadıktan sonra sorun çözülemeyecek. Bizans eserleri sadece fetihten sonra tahribata uğramadı. Kendi dönemi içinde de zarar gören binalar oldu. 1204’deki Latin istilası tam bir Vandalizm getirdi. Birçok eser 1261’e dek süren bu periyotta zarar gördü. Kıymetli sanat eserleri o dönemde Venedik gibi merkezlere kaçırılarak büyük bir yağma yaşandı. Günümüzde ise malesef sanat eserini toplum nezdinde siyasetten, dinden ayıracak bilinci tesis edebilmiş değiliz. Bu sebeple Bizans eserleri hak ettiği değeri göremiyor. Sorunun çözümü ancak eğitimle gelir.”

‘Acil önlem alınmalı’
İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Bizans Mimarisi uzmanı Doç. Dr. Nisa Semiz ise şunları söyledi: “İstanbul’un tarihi ve arkeolojik mirasının önemli parçalarından biri olan Bukoleon Sarayı’na ait kalıntıların özenle korunması gerekirken, bakımsızlık içinde adeta kendi kaderine terk edilmiş halde olması çok üzücü. Bukoleon Sarayı’nda, daha fazla zarar ve kayba uğramadan bir an önce gerekli önlemlerin alınarak  konunun uzmanlarıyla işbirliği içinde bu vahim durumun giderilmesi gerekiyor.”

12.03.2016 Milliyet