Ukrayna’da 26 Nisan 1986’da meydana gelen nükleer facia sonrasında Çernobil günümüzün Pompeii’si olarak adlandırılıyor.

20’li yaşlarının ortalarında arkeoloji okumaya başlayan ve bugünlerde 20.yüzyıl terkedilmiş kentler üzerine doktora tezini tamamlamak üzere olan Avustralyalı arkeolog Maxwell, Çernobil’in kendisi için Pompeii olduğunu söylüyor.

gunumuzun-pompeiisi-cernobil

The Huffington Post’a yaptığı açıklamada Çernobil üzerine daha önce hiç bir çalışma yapılmadığını farkettiğini ve bunun üzerine araştırma yapmaya karar verdiğini anlatan Maxwell, 6 yıldır Çernobil yasak bölgesiyle birikte Detroit şehrini ve Londra’da yıkılmış ‘Elephant & Castle’ yerleşim alanı üzerine araştırmalar yapıyor.

Tezinde düşünce tarzı ve maddeselliğin birbirleriyle çatışması ve bunun terk etme sürecine etkilerini ispatlamayı amaçlayan 37 yaşındaki Maxwell; ‘Yaptıklarımız ve yaptıklarımızı söylediklerimiz birbiriyle alakasız. Bu da kayda geçen her hikayeyi bir soruya dönüştürüyor. Yarı gerçek ve yanlı anlatılmış bir olaya inanmaya sürükleniyoruz. Bunu aşmanın yolu fiziksel kalıntıları incelemekten geçiyor’ dedi. En çok Kurchitova Caddesi’ndeki 16 numaralı büyük apatmanı sevdiğini belirten Maxwell, sıra sıra dizilmiş hücrelerde panik anında insanların kaçarken yanlarına aldıkları ve geride bıraktıkları kişisel eşyaların onda merak uyandırdığını söylerken, aynı yerleşim yerini tekrar tekrar kullanacağımızı, şartların zamanla değişeceğini anlamamız gerektiğini vurguluyor.

Çernobil yasaklı bölgede 2010 ve 2012 yıllarında iki saha çalışması yapan arkeoloğun ilk ziyareti sonrası dönüş yolculuğunda bindiği uçak ani bir motor arızası sebebiyle Singapur’a acil iniş yapmış.

gunumuzun-pompeiisi-cernobil-1

26 Nisan 1986’da Ukrayna’da meydana gelen Çernobil nükleer faciası, olay anında onlarca insanın hayatını kaybetmesiyle birlikte etkileri uzun yıllar süren tarihteki en büyük nükleer kazalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Facianın 30.yıldönümünde Maxwell insanlardan bir şekilde tanık oldukları yakın tarihimize ait kalıntılarında tıpkı eki uygarlıklardan günümüze gelenler kadar önemli olduğunun farkına varmalarını ve bölgenin bir gün miras listesine girmesini ümit ediyor.

24.04.2016 The Huffington Post Çeviri: Ayşen Yolcu