Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Fasıllar Mahallesi’nde yer alan yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip kaya oyma Lukuyanus Anıtı’ndaki kitabede, at yarışlarının yazılı kuralları olduğu ortaya çıktı.

Konya’nın Beyşehir ilçesinin 18 kilometre doğusundaki Tarihi Hitit Misthia kentinin üzerinde kurulu Fasıllar Mahallesi’nde Hitit, Bizans ve Roma döneminden kalma çok sayıda anıt ve harabe bulunuyor. Bir dönem Hititlerin en önemli merkezi olduğu bilinen mahalledeki en meşhur eser, 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu sanılan “Bereket Tanrısı” adıyla bilinen 72 ton ağırlığındaki Fasıllar Anıtı olarak ifade ediliyor.

“Kurtbeşiği Anıtı” olarak da bilinen bu anıtın 100 metre kuzeyinde, yerden 10 metre kadar yüksekteki tepecikte, kaya üzerine oyulmuş at kabartması bulunuyor. Kaynaklarda “Lukuyanus Anıtı” olarak bilinen bu yapının, Roma-pagan döneminde yapıldığı biliniyor. Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar, yaptığı açıklamada, anıtın Romalı at binicisi Lukuyanus isimli gencin erken yaşta ölümü üzerine yapıldığını söyledi.

Yörede “Atkaya” ismiyle bilinen anıtın çevresinde at yarışlarının düzenlediğini anlatan Bahar, “Burası bir hipodrom. Bu anıt, Lukuyanus adlı Romalı biniciye ait. Bu kişi yarışçıdır. Bu yapıdan da burada at yarışlarının yapıldığını ve at yetiştirildiğini anlıyoruz. Hititler anıtları çevredeki kutsal olduğuna inandıkları dağlar için yapıyordu. Roma döneminde de at yarışları belki bu dağları kutsamak için yapılıyordu.” diye konuştu.

Lukuyanus, 2 bin yıllık sporcu anıtı
Bahar, at kabartmanın yanında mezar odasının yer aldığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Lukuyanus Anıtı’nın altında ‘Savaşçı Lukuyanus, evlenmeden öldü. Kahramanımız’ deniliyor. Çok üzülmüşler ölümüne. Roma’da, evlilik çok önemli bir aşamadır. İnsanlar için çok üzücü, bekar gencin ölümü. Bu da Helenistik Roma döneminde önemli bir ayrıntı. Bölge, Roma’nın Pisidya eyaletinin doğu sınırı oluyor. Bu yapı, Pisidya dönemine ait bir kabartma diyebiliriz. Roma-pagan dönemi, 2 bin yıllık geçmişe sahip.”

At kabartmasının altında kaya üzerinde Grekçe yazılı kitabede şu kurallar yazıyor;

-Bir at birinci olduysa başka yarışlara katılamaz.
-Atın sahibi de yarışmada atı birinci olduysa ikinci atı katılamaz. Atın kendisi katılamadığı gibi sahibinin ikinci atı da katılamaz.

At yarışıkı kuralları hakkında bilgi veren Bahar, ‘Bir at, 10 kupa aldı, sahibi şu kadar kupa kazandı’ diye sevinmiyor. Aksine ‘ben birinciliği tattım, diğer insanlar ve atları da kazanmalı’ düşüncesiyle, diğerlerine de kazanma şans veriliyor. Güzel bir kaide var. Modern dünyadakilerin aksine yarışlar, centilmenlik üzerine kurulu. Spor kurallarını ortaya döken ve yarışın yapılış şekline ilişkin kuralların bulunduğu benzer bir kitabe görmedim. At yarışlarından bahseden kaynaklar var ama kurallarını ve yapılışını anlatan yok. Lukuyanus Anıtı’ndaki kitabenin, at yarışlarının kurallarını anlatan en eski kitabe olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Bahar, bölgede Selçuklu ve Osmanlı döneminde de atçılık faaliyetlerinin bulunduğunu, Lukuyanus Anıtı’nın mahalleye baktığı vadide cirit oyunları oynandığını sözlerine ekledi.

02.05.2016 Hürriyet