Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde Baltalıin ve İnkaya Mağaralarının duvarlarında keşfedilen 8 bin yıllık resimler Neolitik Çağ’a ait sahneleriyle ilk çiftçi toplulukların inançlarına ilişkin ipuçları barındırıyor.

Balıkesir Dursunbey ilçesindeki iki mağarada bulunan resimler arkeoloji dünyasında son yılların en önemli keşifleri arasında yerini aldı. Delice Köyü’nde birbirine yaklaşık beş kilometre uzaklıkta yer alan Baltalıin ve İnkaya mağaralarındaki resimler büyük olasılıkla Son Neolitik Çağ’a tarihleniyor.

Baltalıin Mağarası, doğu duvarına yapılmış 7,60 x 4,50 metre boyutlarında bir geyik avı sahnesine sahip. Sahne Paleolitik ve Neolitik çağlarda sıkça karşımıza çıkan av resimlerinden farklı olarak avcıların kurduğu tuzak ve hayvanların bu tuzağa doğru sürülmesini konu edinmiş.

İnkaya Mağarası ise girişinin kuzey ve güneydoğu dış kenarlarında yer alan iki duvar resmine sahip. Definecilerin patlattığı dinamit mağaranın zemininden büyük bir bloğun kopmasına ve özellikle kuzey duvarında yer alan resmin büyük bölümünün hasar görmesine sebep olmuş. Bu tahribata rağmen girişinin iki kenarındaki resimler içerik bakımından Neolitik Çağ inançlarıyla ilgili bilgilerimize önemli katkılar sağlayacak. Girişin solunda yer alan pano 1,43 x 0,87 metre boyutlarında. Sahnenin önemli bölümünü dans eden dört kişi oluşturuyor. İkisi kadın ikisi erkek oldukları anlaşılan grubun sağ başında üzerine bir post giymiş gibi görünen figür, diğerlerinden farklı görünüme sahip. Bu grubun sol tarafında yer alan bölümde, anne karnında bir ceninin oluşumu, gelişimi ve doğum aşamaları stilize bir ifade tarzıyla betimleniyor.

Girişin sağ tarafında bulunan ve yine büyük ölçüde tahrip edilmiş panoysa 6,55 x 2,47 metre boyutlarında. Üzülerek belirtmek gerekir ki çok önemli olduğu anlaşılan bu resmin ancak günümüze ulaşabilen parçalarını değerlendirebiliyoruz. Panonun iyi korunan birkaç bölümünden birini ana sahne oluşturuyor. Sahnede, güneybatı panosunda da yer alan, olasılıkla post giymiş figür resmin en başında konumlanmış. Bu figürün karşısında yüksek yerde duran insan betimi ve hemen arkasında bir yılan figürünün durduğu görülüyor. Ölüm anının betimlemesi olarak değerlendirdiğimiz sahnede yılan, ölümü temsil eden hayvan olarak karşımıza çıkıyor. Kollarını ileri uzatan post giymiş insan resmi, ölüm anında insan ruhunun ölüler ülkesine gitmesinde aracılık görevini yerine getiren Şaman tasviri. Tahrip olan bölümler içinde konusunu saptayabildiğimiz diğer sahnedeyse neolitik çağ merkezlerinden Çatalhöyük duvar resimleri arasında örneklerini gördüğümüz, başları bulunmayan insan vücutlarının akbabalar tarafından etsizleştirilmesi konu ediniyor.

Bu mağarada doğum / yaşam ve ölümü konu edinen iki panonun bulunması ve her iki sahnede de konuların önemli parçası konumunda Şaman betimlemelerinin yer alması, resimlerin Anadolu Neolitik Çağ inanç sisteminin aydınlatılmasında özgün konuma sahip olduğunu gösteriyor.

İnkaya ve Baltalıin mağaralarını birlikte değerlendirdiğimizde karşımıza farklı iki fonksiyona sahip uygulamanın varlığı çıkıyor. Baltalıin Mağarası’nın av sahnesi avcılık dolayısıyla beslenme, İnkaya Mağarası’nınsa inançlarla ilgili olarak kullanılmak üzere planlandığı ve bu amaçlara yönelik resimlerin yapıldığı anlaşılıyor.

Başsız insanların akbabalar tarafından etsizleştirilmesini konu alan resim, Neolitik çağdan bildiğimiz kafatası kültü, inanç sisteminin resme yansımış biçimlerinden birini oluşturuyor. Batı Anadolu’da şimdiye kadar örneği bilinmeyen kült merkezi özelliğiyle bu iki mağara Anadolu arkeolojisinde önümüzdeki dönemlerde kendisinden oldukça söz ettirecek gibi görünüyor.

28.07.2016 Magma Fotoğraf/Yazı: Yrd. Doç. Dr. Derya Yalçıklı (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü)