İzmir’in, Görece köyü sınırları içinde ve Menemen’in kuzeydoğusundaki dağlık arazide yer alan Temnos Antik Kenti definecilerin kazı alanına dönüştü. Binlerce yıl boyunca yerleşim gören antik kentin neredeyse kazılmadık, eşelenmedik tek bir boş alanı bırakılmamış.

Definecilerin, Roma döneminin 12 Aiolis (Batı Anadolu) kentinden biri olan Temnos’u talan ettiği ortaya çıktı. Antik kentteki tarihi mezarlarda hiçbir eser bırakmayan defineciler, kazıyı da arkeologlara taş çıkaracak şekilde yaptıkları belirlendi.

Terk edilen Görece köyü sınırları içinde ve Menemen’in kuzeydoğusundaki dağlık arazide yer alan Temnos’tan antik dönemin ünlü tarihçileri Herodotos ve Strabon, 12 Aiolis kentinden biri olarak söz ediyor. Aiolis, Batı Anadolu’nun kuzey bölgesinin antik adı. Gediz Nehri kuzeyinden Bakırçay güneyine uzanan bölgeyi kapsıyor. Kentin kuruluşu ile ilgili efsanede kral Malaos’un kâhine nereye şehir kurayım diye sorduğu, kâhinin dağları göstererek “arabanın dingili nerede kırılırsa şehri oraya kur” dediği ve Malaos’un arabasının dingilinin bugünkü Temnos’ta kırıldığı rivayet ediliyor. Temnos Antik Kenti Roma hâkimiyetindeyken M.S. 9. yüzyılda terk edilmiş.

izmirde-defineciler-temnos-antik-kentini-yok-ediyor

Kamp kurmuşlar
Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberine göre en son 1934 ve 1938 yıllarında Alman tarafından arkeolojik kazı yapılan kent, bugün arkeologların değil, definecilerin hedefinde.

Antik kentin, definecilerin ağır saldırısına uğradığına yönelik bir ihbar üzerine bölgeyi yerinde inceledik. İzmir ve Menemen güzergâhını kullanarak bir noktaya kadar araçla dağ yolunda ilerledik. Ancak yolun geçit vermemesi üzerine Temnos’a ulaşmak için dağ yolunda yaklaşık 5 kilometre yürüdük. Sarp dağlarda keçi çobanı haricinde hiç kimseye rastlamadık. Antik kente girdiğimizde şoke edici bir manzarayla karşılaştık. Yolun sağı ve solu delik deşikti. Ormanlık alanda her ağacın dibinde metrelerce derinlikte çukurlar kazılmıştı. Antik kentin merkezinde, etrafı görülmemesi için çalılarla çevrili dev bir çukur bulunuyordu. Yaklaşık 7-8 metre derinliğinde, 10 metre enindeki bu çukuru kazmak için definecilerin aylarca kamp kurmuş olmaları gerek. Gece-gündüz el yordamıyla kazılan çukurlarda çökme yaşanmaması için de odunlardan önlemler alınmış. Etraftaki çöplerden de definecilerin burada uzun süre konakladığını anlamak mümkün. Definecilerin kazdığı bir çukurda ortaya çıkan basamaklardan podyumlu bir yapının varlığı dikkat çekiyor. Tapınak ya da kutsal bir alan olduğu düşünülen yapıdan definecilerin neler götürdüğünü tespit etmek oldukça güç

Kazılmadık alan bırakmamışlar
Antik kent merkezine yaklaşık 1 kilometre mesafede nekropol yani mezarlık alanı bulunuyor. 2000-2500 yıllık, yüzlerce mezar defineciler tarafından soyulmuş. Mezarlık alan, köstebek yuvası gibi delik deşik. Neredeyse kazılmadık, eşelenmedik tek bir boş alan bırakılmamış. Mezarlık alanda da definecilerin yıllardır kaçak kazı yaptığı görülüyor. Çok yeni, taze kazılmış toprakların olması definecilerin kısa süre önce burada olduklarını gösteriyor. Bölgede ucu bucağı bilinmeyen tüneller kazılmış. İçine girmeye çekindiğimiz tünellerde mezarlar tek tek soyulmuş. Kazma küreklerle el yordamı ile metrelerce derinlikte kazıldığı anlaşılan mezarların içindeki hediyelerin tamamı defineciler tarafından yağmalanmış.