M.Ö. 1. yüzyılda kurulduğu ve M.S. 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianapolis Antik Kenti’ndeki çalışmalar iki yıl aranın ardından yeniden başlatıldı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Sualtı Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Hadrianapolis Antik Kenti’ndeki çalışmaların iki yıl aranın ardından yeniden başlamasından dolayı memnun olduklarını söyledi. 

Bundan önceki çalışmaların alt yapı ve koruma amaçlı olduğunu belirten Keleş, kazıevi, ışıklandırma ve Kilise B’nin mozaiklerinin onarılması ve üstünün kapatılması işlemlerinin tamamlandığını aktardı.

Bundan sonra yapılacak çalışmaların Kastamonu Müzesi ve Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın gözetiminde devam edeceğini, kendisinin ise destek vermeye devam edeceğini dile getiren Keleş, Hadrianapolis Antik Kenti’nde ortaya çıkartılması gereken çok fazla yapı olduğunu vurguladı.

Hac merkezi
Hadrianapolis’in Antik Çağ’da bir hac merkezi olduğuna işaret eden Keleş, “Burada kiliseler, manastırlar inşa edilmiş. Hatta Antik Çağ’ın en önemli kişilerinden birisi olan sütun azizlerinden Stiylos Alpius’un doğum yeri burası. O nedenle hac merkezi olduğu için çok ciddi yapılar var. Bunlar belli bir plan dahilinde kazılacak.” dedi. Korumanın kazmaktan daha önemli olduğunu ve 5 yıldır bunu yaptıklarını ifade eden Keleş, bu alanın kültür turizmine önemli bir katkı sağlayacağına inandığını sözlerine ekledi.

Hadrianapolis Antik Kenti
Eskipazar ilçesinin yaklaşık 3 kilometre doğusunda bulunan ve Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans devirlerinde yerleşilmiş Hadrianapolis’te arkeolojik yüzey araştırmalarında 14 dağınık kamu ve diğer tür yapılar tespit edilmişti. Bu kamu yapıları arasında iki hamam, iki kilise yapısı, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları bulunuyor.

Kiliselerin tabanı mozaiklerle süslenirken, İncil’de adı geçen nehirler Geon, Phison, Tigris ve Euphrates belgelenmişti. At, fil, panter, geyik ve grifon (sanat tarihinde görülen karışık bir hayvana verilen isim) gibi birçok hayvan tasvir edilen mozaiklerle ünlenen ve Zeugma’ya benzetilen antik kentte, 2003’te başlatılan kazı çalışmaları dönemler halinde sürdürülüyor. 

26.11.2016 Anadolu Ajansı