Cuma, Haziran 23, 2017

Yearly Archives: 2017

by -
88

Tunceli’nin Pertek ilçesi yakınlarında Alt Paleolitik döneme tarihlenen yaklaşık bir milyon yıllık taş aletler bulundu.

19401827_1357929490922692_3056052726865503906_o

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Yasemin Yılmaz, yaptığı açıklamada, 2015 yılında Mazgirt ilçesinde başlatılan arkeolojik yüzey araştırmalarına 2016 yılında ara verildiğini, çalışmaları bu yıl Pertek ilçesinde yeniden başlattıklarını anlattı. Yılmaz, çalışmayı Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Araştırma Görevlisi Dr. Ozan Ozbudak, arkeolog Mehmet Ali Polat, Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi Kenan Öncel ile birlikte yürüttüklerini belirtti.

Tunceli’de yapılan çalışmalarda son derece önemli keşifler yaptıklarını ifade eden Yılmaz, “Bunların en önemlisi ve ilki bizim arkeoloji literatüründe paleolitik dönem dediğimiz ve diğer literatürde eski taş çağ olarak geçen, ortalama olarak diğer yerleşmelerde bulduğumuz kalıntılardan bir milyon yıl öncesine tarihlenebilecek taş aletler bulduk. Bu bizim için önemi bir keşif” dedi.

19400646_1357929337589374_126405149066777249_o

Tunceli’de daha önceden yapılan çalışmada paleolitik dönemin bölgede varlığını bildiklerini anlatan Yılmaz, şunları söyledi: “Paleolitik dönemin bölgede bu kadar eskiye gideceğini bilmiyorduk. Bu höyükten bulduğumuz taş aletlerden yola çıkarak benzerlerinin başka yerleşmelerde mutlak tarihlerle bir milyona tarihlendiğini öğrendik. Biz de henüz emin değiliz ama bu döneme kadar gidebileceğini tahmin edebiliyoruz. Bölgede ikinci önemli keşfimiz bizim neolitik dediğimiz ilk yerleşik toplumların izlerini bulduk. Bu neden önemli? Çünkü eski toplumlar paleolitik dediğimiz dönem avcı derleyici olarak yaşıyordu. Cilalı taş devrinde, yani günümüzden 10 bin yıl öncesinde yerleşik hayata geçmeye başladılar. Bu yerleşik hayata geçmiş toplumlara biz daha güneyden Şanlıurfa’dan, Diyarbakır’dan, Gaziantep’ten biliyorduk ama kuzey sınırının bu kadar yukarıya geçebileceğini bilmiyorduk. Bu keşif Tunceli’de de ilk neolitik toplulukların olduğunu bize gösterdi. Çanak çömleksiz neolitik dönem bu. Günümüzden 10 bin yıl öncesine tarihleniyor. Bu döneme ait mimari kalıntılar yüzeyde bulduk.”

“Tunceli, ilk yerleşik toplumlarının Anadolu’da en kuzey sınırını oluşturuyor”
Arkeolojik yüzey taramalarının Tunceli için ilk sistematik çalışma olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi: “Bugünki bilgilerimize göre Tunceli, ilk yerleşik toplumların Anadolu’da en kuzey sınırını oluşturuyor. Bu açıdan önemli bir keşif olduğunu düşünüyoruz” dedi.

23.06.2017 Milliyet

by -
86

Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Sugözü mahallesinde tarlasını süren çiftçi, M.S. 5. yüzyıldan kalma dört metre uzunluğunda mozaik taban buldu.

adiyamanda-1500-yillik-mozaik-bulundu-1

Adıyaman’ın Besni ilçesindeki Sugözü Mahallesi’nde çiftçilik yapan Mehmet Dağ, tarlasını sürdüğü sırada üzerinde çeşitli figür ve yazının yer aldığı dört metre uzunluğunda mozaik buldu. Dağ’ın durumu bildirdiği jandarma ekipleri, tarlaya gelip inceleme yaparak Müze Müdürlüğü’ne bilgi verdi.

Müze Müdürlüğü’ne bağlı arkeologlar tarafından yapılan incelemede ilk belirlemelere göre, yapının Doğu Roma dönemine ait ve bin 500 yıllık olduğu belirlendi. Ekiplerin, detaylı çalışma yapacağı belirtildi. Bu arada mozaiğin tahrip olduğu ifade edildi.

adiyamanda-1500-yillik-mozaik-bulundu

Gölbaşı ilçesinde de mozaik bulundu
Ayrıca geçtiğimiz günlerde Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde tarlalarında çalışma yapan iki kardeş de, Roma dönemine ait 1600 yıllık mozaik bulmuştu.

23.06.2017 ntv.com.tr

by -
33

Elazığ’da yer alan Urartu Krallığı tarafından yapılan Harput Kalesi’nde kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu yılki kazı çalışmalarda ender eserler de bulundu.

harput-kalesinde-urartu-donemine-ait-onemli-eserler-bulundu-1

Urartu Krallığı tarafından yapıldığı bilinen Harput Kalesi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, önemli buluntular elde edildiğini, küçük bir taş balta bulunduğunu ve bunun yerleşimin bilinenden daha geriye gideceğini gösterdiğini söyledi. 

Bulunan eserler içerisinde insan biçimli ellerini kavuşturan bir seramik örneği olduğunu aktaran Doç. Dr. Aytaç, “Bir kamusal yapıya ait olduğunu bildiğimiz ve İznik çinileriyle süslü olan bir parça örneğimiz var. Çeşitli savaşlarda el bombası gibi kullanılan yeni biçimi ortaya çıkardığımız örnekler var. Bunlar içerisinde daha önce bilinen el bombalarının dışında farklı biçim olanların Harput’ta çıkması bizim için bir yeniliktir. Diğer taraftan yine kamusal yapılara ait alçı kabartmaların olduğu bol sayıda örneğimiz var. Ayrıca metal ürün olarak günlük yaşantıda kullanılan nüksük, nal, anahtarlık ve çeşitli mobilya aksamları çıktı. Bu dönem için çok sayıda takıda buluntuları arasında yer aldı” dedi.

harput-kalesinde-urartu-donemine-ait-onemli-eserler-bulundu

“Harput’ta yerleşim, bilinenden daha geriye gidebilir”
Urartu dönemine ait birkaç süs ve boncuk eşyalarının da bulunduğunu dile getiren Kazı Başkanı Aytaç, “Birkaç yüzüğümüz dönemsel olarak bilgi vermesi bakımından önemlidir. Avrupa üretimi porselen parçalarının, Avrupa ile ticaretin 17’inci yüzyıldan sonra hızlandırdığını göstermesi açısından önem taşıyor. Ayrıca küçük bir taş baltamız var. Bu Harput’taki yerleşimin bilinenden daha geriye gideceğini gösteriyor. Geçen sene çıkan kabartmaya ek olarak kalenin içerisinde de yine milattan önce 2 binlere gidecek örnekler olma ihtimalini güçlendirmektedir. Bizim için bu seneki yenilikler de Bizans surlarında Roma dönemine ait mimarı parça ve sütunlar ortaya çıktı” diye konuştu.

“Burçlar içerisinde yeni mekanlar tespit edildi”
Burçların içerisinde çeşitli yeni mekanlar tespit ettiklerine dikkat çeken Aytaç, “Onların iç temizliğini yapıp restorasyonuna kolaylık sağlaması için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Kale içinde 2017 sezonunda yapmayı planladığımız birçok yenilik var. Restorasyonlara ek olarak kalenin ortasındaki mahallede restorasyon projesi çizim aşamasındayız. Kale içi bilgilendirme ve yönlendirme levhalarını hazırlıyoruz. Ayrıca İngilizce tanıtım broşürleri de bitmek üzere. Diğer taraftan zindanın ışıklandırmasını daha modern yapıp ziyarete açacağız” şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Aytaç, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan kalenin iç ve dışından gezi güzergahı projesinin de bitmek üzere olduğunu kaydetti.

22.06.2017 Milliyet

by -
42

Samsun’nun İlkadım İlçesi’nde yol çalışmaları sırasında Bizans dönemine ait iki kiremit mezar bulundu.

samsundaki-yol-kazisinda-bizans-donemi-mezarlari-bulundu

İlkadım ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde sağanak yağış nedeniyle yol için kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede bir göçük meydana geldi. İşçiler göçüğü kaldırdığı esnada ise kiremitten yapılmış mezar taşları ve kafatasıyla karşılaştı. Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine olay yerine gelen ekipler kazı alanında inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından Samsun Müze Müdürlüğü yetkililerine haber verildi.

Yapılan incelemeler sonucunda Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Samsun’un İlkadım ilçesi Ataköy Mahallesi İlyas Kılıç Caddesi’nde 20 Haziran’da gerçekleşen alt yapı ve yol genişletme çalışmaları sırasında saat 18.00’de birkaç adet mezar ortaya çıktığı İlkadım Jandarma Komutanlığı tarafından Samsun Müze Müdürlüğüne telefon yoluyla bildirilmiştir. Söz konusu alana 21 Haziran 2017 tarihinde gidilerek gerekli incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemeler neticesinde, İlyas Kılıç Caddesi’ndeki genişletilen yolun kuzey kesitinde iki adet kiremit mezar kalıntısı ile toprağa hiç bir uygulama olmadan direkt gömülmüş bir adet mezar kalıntısının varlığı saptanmıştır. Bu nedenle kesitlerde fark edilen mezarlarda aynı gün kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Kesit üzerinde en doğuda bulunan mezardaki gömü, kayalık kısmın 0.20 santim derinliğinde düzleştirilen zemin üzerine yerleştirilmiştir. Gömünün üzerine ise sadece toprak serilerek kapatılmıştır. Basit toprak mezar olarak tabir edilen mezardaki gömüye ait sadece baş ile bel arasındaki iskelet kalıntılarına rastlanmıştır. Basit toprak mezarın 0.30 santim batısında ise üzeri kiremitle kapatılan diğer mezar bulunmaktadır. Bu mezardaki gömünün üzeri kiremitler birbirine çatılmak suretiyle kapatılmıştır”

samsundaki-yol-kazisinda-bizans-donemi-mezarlari-bulundu-1

“Ancak toprak kaymaları ve fiziki tahribatlar mezarın yapısını bozmuş yarıya yakın bir kısmının yok olmasına sebebiyet vermiştir. Bu durum mezarın üzerini örten kiremitlerin ve gömüye ait iskeletlerin kaymasına neden olmuştur. Geride kalan kısmında gerçekleşen kazı çalışmalarında mezarın üzerini örten kiremitlerin çevresinin orta boylu moloz taşlarla desteklendiği görülmüştür. Mezarı kapatan kiremitler kaldırıldıktan sonra ortaya çıkan gömüye ait iskeletlerin yatış yönünün saptanmayacak derecede karışmış olduğu görülmüştür. Kiremit mezarın 0.80 santim batısında bulunan birbirine çatık vaziyetteki kiremitler başka bir mezara işaret ettiği gerekçesiyle kazılmıştır. Kazı sonrası çeşitli tahribatların mezarın neredeyse tamamen yok olmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Bu mezar kalıntısında gömüye ait hiç bir bulguyla karşılaşılmamıştır. Bu kiremitlerin ise mezarın kuzeyini sınırlandıran son düzenleme olduğu anlaşılmıştır. Mezarlar zeminin yaklaşık 0.80, 1.10 metre derinliğinde ortaya çıkmıştır. Her üç mezar kalıntısında ölü hediyesi olarak kullanılmış buluntuyla karşılaşılmamıştır. Buluntuyla karşılaşılmamasına rağmen bu tipteki mezarları Doğu Roma Dönemi’nde kullanım gördüğü bilinmektedir

22.06.2017 İhlas Haber Ajansı

by -
45

Muğla’nın Datça ilçesindeki Knidos Antik Kenti’nde kaçak kazı sonucu buldukları tarihi eseri satmaya hazırlanan 3 şüpheli jandarma tarafından yakalandı.

mugladaki-knidos-antik-kentinde-kacak-kazi-yapanlar-yakalandi-1

Datça İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Knidos Antik Kenti Kıyrap mevkiinde şüpheli 3 kişinin tarihi eser çıkararak pazarlamak üzere evlerinde sakladıkları tespit edildi. Adli makamlardan alınan arama kararı ile şüphelilerin evlerinde yapılan aramalar neticesinde saklanan tarihi eserler ele geçirilerek şüpheliler gözaltına alındı.

Datça Cumhuriyet savcılığının talimatı ile tarihi eserlere el konularak şüpheliler adli makamlara teslim edildi. Yakalanan tarihi eser kaçakçıları yapılan sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ele geçirilen tarihi eserler Marmaris Müze Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.

mugladaki-knidos-antik-kentinde-kacak-kazi-yapanlar-yakalandi

Yakalanan tarihi eserlerin yapılan incelemeler sonucu 2500 yıllık olduğu bildirildi.

Datça jandarma komutanlığı ekiplerince başarılı bir operasyonla ele geçirilen tarihi eser ve 3 şüpheli şahıs ve bağlantıları hakkında geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

22.06.2017 Akşam

by -
80

Kırklareli’nde define arayan kişi ya da kişiler, Çukurpınar Nekropol Alanı’nda bulunan mezarları paramparça etti. 2 metreyi aşan çukurlarla beraber bazı mezarların kenarlarında kafatasları ve kemikler bulundu.

defineciler-kirklarelinde-2000-yillik-mezarlari-parcaladi

Kırklareli’nde merkeze bağlı Çukurpınar Köyü mevkiindeki nekropol alanında bulunan mezarlar definecilerin hedefi haline geldi. Birinci derece arkeolojik SİT alanında yer alan ve Kırklareli Müze Müdürlüğü envanterine göre Erken Demir Çağı ile M.S. 3’üncü yüzyıla tarihlenen mezarlar, kimliği belirsiz kişilerce talan edildi. Üzeri taşla kaplı olan mezarların açılarak kemiklerin ortaya çıkarıldığı ve defineciler tarafından ortada bırakıldığı belirlendi.

Trakya Platformu Yürütme Kurulu üyesi Göksal Çidem, bölgedeki taş ocaklarıyla mücadele sırasında yapılan incelemede mezarların talan edildiğini tesadüfen gördüklerini söyledi. Bölgenin Avrupa’nın en büyük doğa alanlarından birisi olduğunu ifade eden Çidem, “Bulunduğumuz alan Istrancalar. Burası korunması gereken Avrupa’nın en büyük doğa alanlarından birisi. Burada tarihiyle, doğasıyla, ekosistemleriyle mutlak korunması gereken alanlardan bir alan. Biz bırakın korumayı, değerlerimize sahip çıkamıyoruz. Burada geçmiş medeniyetlere ait kaya mezarların yüzlercesi talan edilmiş. Büyük bir alanda çok büyük bir tahribat yaşanıyor. Tahribat sadece tarihle ilgili değil. Tarihi yok etmiyoruz, aynı zamanda doğayı da yok ediyoruz. Bulunduğumuz alanın etrafında iki tane taş ocağı var. Biz taş ocakları için buraya gezi düzenlediğimizde o zaman gördük burada yaşanan tahribatı. Korkunç boyutlarda. Çok geniş bir alanda burada mezarlıklar var. Dileriz bundan sonra gereken önlemler alınır. Bu tarihi yok etmeyiz. Bu tarih gelecek nesillere kadar yaşatılır. Doğasıyla ve kültürüyle birlikte yaşanır” dedi.

defineciler-kirklarelinde-2000-yillik-mezarlari-parcaladi-1

Taş mezarların kırılarak açıldığını ve definecilerin kazılarda 2 metreyi aşan çukurlar kazdığını kaydeden Çidem, “Gördüğünüz gibi kafatasları ve kemikler dışarıda. Bu kadar da vahşice tarih nasıl katledilir anlamak mümkün değil. Bir taraftan insanlar bu tarihi doğayı yaşatmak için çaba sarf ederken bir taraftan da birileri yok etmeye çalışıyor. Defineciler, madenciler var. Faaliyeti sona eren ama rehabilite edilmeyen çok sayıda taş ocağı var. Üstelik bunlar doğanın tam ortasında. Yeşil bir alanın içinde saç kıran gibi. Hepsi açılmış ve yok edilmiş” dedi.

defineciler-kirklarelinde-2000-yillik-mezarlari-parcaladi-2

Kırklareli Müze Müdürlüğü yetkilileri, envanterde ‘Çukurpınar Nekropol Alanı’ olarak kayıtlı olan bölgedeki tahribatla ilgili inceleme yapacaklarını belirtti. Yetkililer, konuyu İl Jandarma Komutanlığı’na bildirdiklerini söyledi. Kırklareli Jandarma Komutanlığı ekipleri, bölgedeki taş mezarlarda inceleme yaparak konuyla ilgili soruşturma başlattı.

21.06.2017 haberler.com

by -
167

Mısır’ın Luksor kenti yakınlarındaki Şeyh Abdülkurna nekropolisinde 3000 yıllık ahşap ayak protezi bulundu.

misirda-3000-yillik-ahsap-ayak-protezi-bulundu

İsviçre’de bulunan Basel Üniversitesi’nin Antik Uygarlıklar Bölümü’nden Mısırbilimciler (Ejiptologlar), Teb Mezarlarının Yaşam Tarihçeleri adlı proje bünyesinde inceledikleri bir buluntunun, 3000 yaşında bir ayak başparmağı protezi olduğunu belirttiler. Protez cihazının keşfedildikten sonra teslim edildiği Kahire’deki Mısır Müzesi uzmanları ve Zürih Üniversitesi Evrimsel Tıp Enstitüsü bilimcileri de bu çalışmada rol aldı. İnsanlık tarihindeki en eski protez cihazı olabileceği düşünülen ve ahşaptan oyulmuş olan yapay başparmak, Mısır’ın Luksor kenti yakınlarındaki Şeyh Abdülkurna nekropolisinde keşfedildi. Bu alan üzerinde şu anda son teknoloji ürünü yöntemler kullanılarak yapılan çalışmalar sürüyor.

Araştırmacılar türünün tek örneği olan protezi, modern mikroskopi, X-ışın teknolojisi ve bilgisayarlı tomografi kullanarak inceledi. Günümüzden binlerce yıl önce yaşamış olan bir rahibin kızı tarafından kullanılan ahşap başparmağının, kullanıcısının ayağına birkaç kez yeniden uydurulduğu anlaşıldı. Ayrıca kullanılan malzemeler ve oldukça gelişmiş olan bu protezin üretiminde kullanılan teknik de tanımlandı.

Milattan önce birinci bin yıldan kalma olan yapay başparmak, insan fizyonomisini oldukça iyi bilen sanatçının elinden çıkmışa benziyor. Teknik ustalığın farkına varmak için protez uzantının hareketliliğine ve kuşağının sağlam yapısına bakmak yeterli. Protezin ne kadar ince işlenmiş olduğundan, kullanıcısının doğal bir görünüm, estetik ve rahat kullanım istediği de anlaşılıyor. Ona bu özellikleri taşıyan bir protez üretebilecek nitelikte bir uzman bulmayı başarmış.

misirda-3000-yillik-ahsap-ayak-protezi-bulundu-2

Erken Demir Çağı’nda yapıldığı düşünülen protez, daha eski bir gömü şapelinin temel kayasının içine kazılmış olan yağmalanmış bir kuyu mezarında bulundu. Bu şapel, kraliyet ailesine yakın olan küçük bir üst tabaka için yapılmış olan M.Ö. 15.yy’dan kalma bir mezarlar grubuna dahil. 2015 sonlarından bu yana, Basel Üniversitesi eski Mısır’ın seçkinlerinin gömüldüğü bu mezarlığı, kullanın tarihini ve çevresini inceliyor.

20.06.2017 Bilimfili

by -
340

Büyük İskender’in alamadığı şehirlerden biri olan Antalya’daki Termessos Antik Kenti’nde 2300 yıllık yeni yol bulundu.

antalyadaki-termessos-antik-kentinde-2300-yillik-yol-bulundu-1

Antalya kent merkezine 30 kilometre uzaklıkta, 1665 metre yükseklikteki Güllük Dağı’nın tepesinde doğal bir platform üzerine kurulan Termessos Antik Kenti’nde, 2300 yıllık tarihe sahip yeni yol bulundu. Daha önce hiç kazı yapılmamış ve görkemli yapısını korumaya devam eden antik kentte çalışmaları inceleyen Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, bulunan yolun kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi. Termessos ile Attaleia arasındaki yolun erken dönemlerden bu yana kullanılmış olma ihtimali üzerinde durduklarını kaydeden Karabayram, “Yenice Boğazı tüm zamanlarda Pisidia’yı denize bağlayan tek doğal güzergahtır. İskender’in de kullandığı öngörülen bu yolun bir kısmı bugünkü asfalt yolun altında kalmıştır” dedi.

antalyadaki-termessos-antik-kentinde-2300-yillik-yol-bulundu

Cemil Karabayram, daha hiç kazı çalışması yapılmamış olan Termessos’ta ilk defa bu yıl Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun talimatıyla bir bilim kurulu oluşturulduğunu söyledi. Çalışmalar için planlama yapıldığını kaydeden Karabayram, şöyle konuştu: “Bu kent çok iyi korunmuş ama ne yazık ki kentte arkeolojik kapsamlı bir çalışma yapılmamış. Sur duvarlarında çalışmalara başladık. Çalışmalar esnasında güneye doğru giden büyük bir ana yol bulduk. Bu buluntunun bizim için önemi çok büyük. Merdivenler ve geçiş güzergahları da bulundu. Çalışmalarla Termessos o ihtişamlı görünümüne tekrar kazandırılacak. Bugüne kadar yola yönelik veri yoktu. Artık elimizde 2300 yaşında bir yol var ve bütün orijinalliğini koruyor. Yol depremlerden etkilenmiş ama önemli zarar görmemiş. Turizm için büyük bir kazanç. Çalışmalar bittiğinde insanlar 2300 yıllık yolda gezebilecek. İskender’in de bu yolu kullandığına yönelik öngörülerimiz var.” Karabayram, Antalya Valiliği’nin ilk etapta çalışmalar için 2 milyon lira ödenek verdiğini kaydetti.

Termessos Antik Kenti
Termessos Antalya’nın kuzeyinde Pisidia bölgesine ait çok önemli bir kent. Luvi halklarından Solymler tarafından kuruldu. Büyük İskender M.Ö. 333’de burayı kuşattı, ancak ele geçiremedi. Bugünkü kalıntılar Hellenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait. Kentin yapılarının kalitesi ve korunmuşluk durumu iyi. Termessos mezarlıkları ile de göz kamaştırıyor. Kentte her dönemden ve tipten mezar bulunuyor. Termessos’u alamayan İskender’in, “Bırakın kalsın, yolum daha çok uzun benim, ordumu bu kartal yuvasının önünde kaybedemem” dediği rivayetler arasında.

21.06.2017 Milliyet

by -
237

2010 yılında İsviçre’nin Cenevre gümrüğünde ele geçirilen ve Herakles’in 12 İşi’nin tasvir edildiği 2200 yıllık Perge Antik Kenti kökenli lahit Eylül ayında Türkiye’ye teslim ediliyor.

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor-1

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, İsviçre’nin Cenevre Gümrüğü’nde 2010 yılında ele geçirilen Herakles lahdinin geri dönüş sürecini başlatmak için Pazartesi Cenevre’ye gidiyor. Lahit, Perge Antik Kenti nekropolünde 1960’lı yıllarda yapılan kaçak kazılarla bulunmuş ve yurt dışına kaçırılmıştı. Cenevre Başsavcılık makamınca yürütülen soruşturma sonucunda lahdin 2015’te Türkiye’ye iade edilmesine karar verilmişti. Ancak karşı taraf konuyu üst mahkemeye taşıyarak iade kararına itiraz etmişti. Temyiz başvurusunun geri çekilmesiyle lahdin Türkiye’ye iadesi karşısında bir engel kalmadı. Karşılıklı görüşmeler sonrasında Herakles lahdinin Cenevre Üniversitesi’nde üç ay süreyle sergilenmesi; 19 Haziran 2017 tarihinde de Bakanlık yetkililerinin de katılımıyla resmi bir tören düzenlenmesine karar verildi. Törenin ardından lahdin iade sürecini anlatan uluslararası bir konferans düzenlenecek. Üç ayın sonunda (Eylül ayı içerisinde) eser, Cenevre’den Antalya’ya transfer edilecek. Yaklaşık 235 cm boyunda ve 112 cm genişliğindeki lahit, 3 ton ağırlığında.

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor

17.06.2017 Türkiye Gazetesi

by -
182

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde tarlalarında çalışma yapan iki kardeş, Roma dönemine ait 1600 yıllık mozaik buldu.

adiyamanda-bir-tarlada-1600-yillik-mozaik-bulundu

Gölbaşı ilçesine bağlı Çakmak Mahallesi’nde, tarlalarında çalışma yapan Kemal ve Mehmet A. kardeşler, Roma dönemine ait mozaik taban buldu.

adiyamanda-bir-tarlada-1600-yillik-mozaik-bulundu-1

Kardeşlerin durumu jandarmaya bildirmesi üzerine ekipler, tarlaya gelerek inceleme yaptı. İncelemenin ardından mozaik taban Adıyaman Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Müze Müdürlüğüne bağlı arkeologlar tarafından yapının yaklaşık 1600 yıllık olduğu belirlendi.

18.06.2017 Anadolu Ajansı