Cumartesi, Şubat 25, 2017

Yearly Archives: 2017

by -
1244

Sultanahmet’teki bir gecekondudan Sultanahmet Camisi’ne ve Ayasofya’ya doğru tünel kazan defineci suçüstü yakalandı. Kaçak kazı sırasında Bizans dönemine ait 23 adet toprak küp, seramik parçalar ve sikkeler gün yüzüne çıktı.

ayasofyanin-altina-tunel-kazan-defineci-yakalandi-1

İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, define avcılarının “Sultanahmet Camisi ve Ayasofya’nın altına doğru kaçak kazı yaptığı” yönündeki ihbar üzerine harekete geçti. Bunun üzerine yabancı dil bilen sivil polisler Sultanahmet bölgesinde turist gibi gezerek gece gündüz çalışmaya başladı.

EL ARABASIYLA KUM TAŞIYAN BİR KİŞİ YAKALANDI
Sivil polis ekipleri, gece geç saatlerde el arabasıyla kum taşıyan bir kişiyi belirledi. Sultanahmet Camisi’nin alt tarafındaki bir gecekondu eve girip çıkan kişi izlemeye alındı. Takip edilen kişinin gecekondu evden sürekli olarak kum taşıdığı belirlendi. Kaçak kazı yapan kişinin o olabileceği değerlendirilerek eve baskın düzenlendi.

ayasofyanin-altina-tunel-kazan-defineci-yakalandi

6 METRELİK TÜNEL BULUNDU
Sultanahmet Albıyık Değirmeni Sokak No:19’da bulunan gecekondu eve yapılan baskında 6 metrelik bir tünel bulundu. Sultanahmet Camisi’ne doğru kazılan tünelde aydınlatma sistemi yapıldığı da belirlendi. Matbaacı olduğu öğrenilen define avcısı Hakan Ö. gözaltına alındı.

TARİHİ ESERLERE EL KONULDU
Kazı alanı ve gecekonduda yapılan aramalarda, Bizans dönemine ait 23 adet küp ve seramik parçalar, kazı yapılan yerin altında Bizans ve daha eski dönemlere ait olduğu belirlenen tarihi eser kalıntıları, 2 adet Bizans dönemine ait sikkeler, 1 adet kemer tokası ele geçirildi.

Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, Sultanahmet Camisi’nin altına doğru kaçak kazı yapan Hakan Ö.’nün tarihi yapıya zarar verdiği belirledi. Gözaltına alınan Hakan Ö. hakkında adli işlem başlatıldı.

23.02.2017 Haber Türk

by -
148

Aydın’ın Karacasu ilçesindeki Karınderesi mevkinde çöplük olarak kullanılan alanın içinde kalan tümülüs kurtarılmayı bekliyor.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim

Karacasu’da geçtiğimiz yaz uzun süre yanmasıyla gündeme gelen çöplüğün bulunduğu alanda yer alan tümülüs yok oluyor. Yenice Mahalle muhtarı Cavit Paksoy’un gündeme getirdiği konu yetkili makamlarca doğrulandı. Çöplük Ataköy mahalle sınırları içerisinde bulunuyor. Karacasu-Tavas karayolu Geyre-Ataköy yol ayrıma gelmeden önce Tavas istikametine giderken yolun sağ tarafında bulunan çöplüğün 20 yıl önce dönemin muhtarı İsmail Yörük tarafından 49 yıllığına kiraya verildiği öğrenildi. Yaz aylarında çıkan yangınlarla gündeme gelen çöplük özellikle Ataköy mahallesine kötü koku yayarken, sineklerde de artış yaşanıyor.

Tümülüs Çöplük Altında Kaldı
Konuyu gündeme getiren Yenice mahalle muhtarı Cavit Paksoy verdiği röportajda “Ataköy çöplüğünün altında antik mezar olmasına rağmen orası çöplük yapıldı. Bunun dönüşü yok zaten. O çöplüğü oradan kaldırmak zaten artık mümkün değil. Ataköy çöplüğüne gidenler görecektir. Bir tane kazılmış höyük mezar vardır. Çöplüğün altında kalan ben 80’li yıllardan öncesinden biliyorum binlerce küçük mezar vardı. Ama çöplüğün altında kaldı şu anda. Ben çöplerin altında kalan bir sürü mezar biliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim-1

Kayıtlarda Geçiyor
Çeşitli kaynaklarca “Daha önce orada kazısı yapılmış olan, tamamlanmış olan bir mezar yapısı vardır. Kayıtlarda öyle geçiyor. Dolayısıyla belirli bölgelerde bunun gibi birçok tescil edilmiş, varlığı kesinleşmiş, daha önceden varlığı kesinleşmiş mezar yapıları var. Çamlıbel’de aynı şekilde var. Nazilli’ye giderken yolun sağ tarafından kalan bölgede yine bir mezar yapısı var” bilgisi verildi. Böylesine her yerinden tarih fışkıran Karacasu’da turizme kazandırılamamış onca değer bulunurken bir tanesinin çöplük altında kalması ise tarihe verilen değeri gözler önüne seriyor.

İçine Girilemiyor
Çöplük alanında bulunan tümülüste 80’li yıllarda bir çalışma yapıldığı ve ardından o şekilde bırakıldığı öğrenildi. Tümülüsün geçmişi hakkında bilgi veren Ataköylü Halil İbrahim Karaca, “Çocukluğumuzda bunun içerisinde girebiliyorduk. Şimdi bazı göçükler oluştuğu için buraya girilemiyor. Burası koruma altında deniyor ama nasıl bir korumak bu bilemiyorum” dedi. Bu tümülüsün içerisinde 3-3,5 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğinde 3 oda olduğu tahmin ediliyor.

23.02.2017 sesgazetesi.com.tr

by -
2773

1. Alaeddin Keykubad tarafından Kayseri’de yaptırılan Keykubadiye Sarayı kazılarında, bugüne dek hiçbir üslupta rastlanmayan bir çini ortaya çıktı. Bahçıvan figürlü çini, saray mimarisi ve kültürü hakkında ipucu veriyor.

kayserideki-keykubadiye-sarayinda-yeni-bir-cini-turu-bulundu-1

Anadolu Selçuklu Sultanı 1.Alaeddin Keykubad tarafından Kayseri’de yaptırılan Keykubadiye Sarayı gün yüzüne çıkıyor. 1950’lerin başlarında Zeki Oral tarafından keşfedilerek ilim dünyasına ve kamuoyuna duyurulan saray için kazı çalışmaları, Prof. Dr. Ali Baş öncülüğünde yeniden başladı. Çalışmalarda arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bir keşif yapıldı. Kobalt mavi, siyah ve turkuvaz maviye boyalı, sır altı tekniğinde yapılan, bugüne dek hiç rastlanmayan bir üslupla yapılmış çinide, elinde kürek tutan, ön ve arkada birer bitki ile sınırlandırılan bir erkek görülüyor. Sola dönük vaziyette küreğiyle toprağı bellerken betimlenen figürün, bir bahçıvanı yansıttığı tahmin ediliyor. 

Türk tipinden farklı
Anadolu Selçuklu hakkında yapılan en önemli kazının Beyşehir’deki Kubadabiye Sarayı olduğunu ve burada da çok sayıda çiniye ulaştıklarını belirten Baş, Kayseri’deki üslup ile ilk kez karşılaştıklarını söyledi. Baş şöyle konuştu: “Bu üslubun bizim geleneksel minyatür, maden sanatımızda örnekleri vardı ama çinide yoktu. Çinide Uygur geleneği dediğimiz bir tip vardır. Çekik gözlü, hokka burunlu özelliklere sahiptir. Minyatürlerde, çinilerde vardır. Ama buradaki figür öyle değil. Etnik anlamda da dini anlamda da farklı olabilir. Özetle Türk tipi diye bahsettiğimizin dışında bir figür üslubu bu. Sekiz kollu yıldızı Selçuklu’da her yerde görürsünüz. Oradaki figürlerle bu figür arasında farklılıklar var. Kayseri yöresi için de ilginç bir keşif.”

kayserideki-keykubadiye-sarayinda-yeni-bir-cini-turu-bulundu-2

Yeni keşiflere yol açacak
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle iki yıldır süren kazıların saray mimarisini keşif için bir yol açtığın kaydeden Prof. Baş, “Anadolu Selçuklu’nun cami, medrese ve han mimarisini iyi biliyoruz. Ama saray mimarisiyle çok bir bilgimiz yok. Keykubadiye Sarayı’nı biliyorduk. Fakat orası özel mülkiyetti. Gidip gezme imkanı olsa bile iki küçük kalıntıdan başka bir şey göremezdiniz. Bu kazı bize Anadolu Selçuklu döneminin saray mimarisini, saraydaki kültür ve sanatını gösterecek. El sanatlarından çok sayıda çini ve cam çıkıyor. Bunlar saray için çok önemli. Selçuklu saray mimarisini çok iyi yorumlama şansımız olacak” diye konuştu.

23.02.2017 Yeni Şafak

by -
224

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Artemis Tapınağı çevre düzenleme projesinin 2017 yatırım programında yer aldığını açıkladı.

artemis-tapinagi-icin-bakanlik-dugmeye-basti

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine Efes Antik Kenti ile birlikte giren Artemis Tapınağı’nın kaderine terk edilmiş bataklık halini ‘Artemis Battı’ haberiyle Hürriyet gündeme getirmişti. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği tapınak için Kültür ve Turizm Bakanlığı düğmeye bastı.

Bakan Nabi Avcı bürokratlara talimat vererek tapınak alanının düzeltilmesini istedi. Çevre düzenlemesi ve gezi güzergâhı için nisan ayında ihale açılacak. Artemis bataklık ve tarla görünümünden kurtarılacak. Tapınakla ilgili halihazırda bir proje olduğunu ve bunu hızlandırdıklarını ifade eden Avcı şöyle konuştu: “Artemis’e yakışır bir projeyi hayata geçireceğiz. Buradaki eserlerin yurtdışına götürüldüğünü de gelen ziyaretçilere anlatmalıyız. Orada askeriyeye ait bir binayı almışız. Orayı da enformasyon binası olarak kullanabiliriz. Gelen ziyaretçiler burada bilgilendirilir. Mutlaka bir maketini yapmalıyız ve gelen ziyaretçilere aslının böyle olduğunu anlatmalıyız. Vakit kaybetmeden bu yanlışı düzelteceğiz.”

22.02.2017 Hürriyet

by -
94

İstanbul’da Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor.

istanbulda-banliyo-hattinda-bulunan-bizans-kalintilari-naylonla-ortulmus

Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. İdealtepe Feyzullah mahallesindeki hatta bulunan tarihi kalıntıların geç dönem Bizans eserleri olduğu belirtilirken, bölgedeki kazılar İstanbul arkeoloji Müzesi denetiminde devam ediyor. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor. Arkeoloji Müzesi tarafından korunmaya alınan kalıntıların durumunu yorumlayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serkan Sunay şunları söyledi: 

‘Arkeopark yapılmalı’
“Üzülerek söylemem gerekir ki kazı çalışması bilimsel kriterlere göre yapılmamış. Burada üstü naylon brandayla örtülü bölümün altında ne var merak ettim. Bu bölgenin Bizans devrinde tarihi yarımada ve önemli bir iskan merkezi olarak kullanıldığını biliyoruz. Küçükyalı çevresinde daha evvel yapılmış çalışmalar, bölgede Orta Bizans devri başında inşa edilen çeşitli yapıların olduğuna işaret ediyor. Bu alan bir arkeopark olarak değerlendirilmeli, mutlaka korumaya alınmalı.”

Mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur kalıntıların ciddi anlamada korunmaya alınması gerektiği belirterek şunları söyledi:

‘Güzergâh değişebilir’
“Avrupa’da bu tür eserler ortaya çıkarıldığında medya ve kurumlar sahip çıkıyor. Maalesef Türkiye’de yeterli duyarlılığa sahip değiliz. Alan arkeoloji parkı haline getirilebilir. Bilimsel çalışmalar sürdürülmeli. Arkeoloji Müzesi’nin duyarlılığından şüphem yok. Ancak eserlerin bir kısmının üzeri naylon branda ile örtülmüş. Bu tür koruma doğru değil. Biriken sular çekilmeli. Kalıntı alanının inşaat alanından ayrı olarak çevresine bant çekilmeli. Güzergâhın bu kısmı birkaç yüz metre farklı bir noktadan geçirilebilir. Kalıntılar tren yoluna kurban edilmesin.”

23.02.2017 Milliyet

by -
112

Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yer alan ve bölgede kurulmuş Aiol kentlerinden biri olan Aigai Antik Kenti’ndeki kazılarda Halk Meclisi Binası’nda (Bouleuterion) ele geçen heykeller Almanya’da bilim dünyasına tanıtıldı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi

Almanya’nın Freiburg kentinde düzenlenen uluslararası sempozyumda bilim dünyasına sunulan Aigai heykeltıraşlık eserleri sempozyum kitabında da yer aldı. Söz konusu yayın Aigai Kazı Başkanı, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yusuf Sezgin ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç.Dr. Serdar Aybek tarafından hazırlandı. Heykellere ait yazıtlarda heykellerin ait olduğu kişilerin isimleri ve soyağaçları yer alıyor. 2 bin 200 yıl önce heykelleri üreten heykeltıraşın imzası da heykellerin üzerinden bulunuyor. Ayrıca heykellerin orijinal konumları ve işlevleri de Aigai kazı ekibi tarafından tamamıyla ortaya çıkarılmış durumda. Tüm bu özellikleri sayesinde çok önemli ve istisnai bir buluntu gurubunu oluşturan heykeller bilim dünyası ve uluslararası camiada büyük bir ilgi ile karşılandı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-1

Heykeller Helenistik Döneme Ait
M.Ö. 2. yüzyıla (Helenistik Dönem) ait olan heykellerden bir tanesi kentin ve meclisin koruyucu tanrıçası Hestia’ya aitken 6 tanesi ise meclisin inşaatına sponsorluk yapan bir ailenin bireylerine ait. Aile bireylerinin isimleri: Apollonidas, Megiste, Yaşlı Diaphenes, Antiphanes, Aristodike ve Genç Diaphenes. Bu kişilerin kent meclisinin inşaatının tamamlanmasında sağladıkları maddi yardımları nedeniyle, Aigai halkı tarafından onurlandırıldığı ve heykelleri meclis binasının içine konulduğu ortaya çıktı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-2

16.02.2016 manisamanset.gen.tr

by -
208

39. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, 22-26 Mayıs 2017 tarihinde Bursa’daki Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde (Merinos AKKM) düzenlenecek.

39-uluslararasi-kazi-arastirma-ve-arkeometri-sempozyumu-bursada-duzenleniyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Uludağ Üniversitesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle yapılacak sempozyum süresince Türkiye’de 2016 yılında bakanlığın izniyle Türk ve yabancı bilim insanlarınca gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yüzey araştırmaları ve bu çalışmalarda ele geçen buluntular üzerindeki “arkeometrik” çalışmalara ilişkin bildiriler sunulacak.

‘Kazı Sonuçları Toplantısı’, ‘Araştırma Sonuçları Toplantısı’ ve ‘Arkeometri Sonuçları Toplantısı’nda yaklaşık 340 bildirinin geleceği sempozyumda ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada ve Polonya’dan da bilim insanları yer alacak.

hataydaki-iskeletli-mozaikle-ilgili-bilimsel-calisma-tamamlandi

Arkeoloji alanında Türkiye’de gerçekleştirilen en önemli bilimsel faaliyet olma özelliği taşıyan sempozyum, 1979’dan beri her yıl kesintisiz düzenleniyor. 1979-2003 yıllarında Ankara, İstanbul, İzmir ve Çanakkale’de bakanlık imkanlarıyla gerçekleştirilen sempozyum, 2004 yılından itibaren ise üniversiteler ile ortaklaşa gerçekleştiriliyor.

arkeoloji.uludag.edu.tr

by -
363

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü. Yakın tarihe kadar her yıl milyonlarca turistin gezdiği İzmir’in Selçuk ilçesindeki tapınak arazisinde yağmur suları kazı çukurlarını doldurdu. Güvenlik, sadece panodaki uyarılardan ibaret.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

İzmir’in Selçuk ilçesinde ‘Dünyanın 7 Harikası’ arasında yer alan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Artemis Tapınağı, bataklık içinde ve terk edilmiş vaziyette. Dünya harikasından çok bir çöplüğü andırıyor. Turizmin yoğun olduğu yıllarda Efes’i ziyarete gelen iki milyonu aşkın ziyaretçinin önemli bir kısmının gezdiği tapınak, bugün girişine konan paslanmış bir tanıtım panosu dışında bir turizm alanı görünümünde bile değil. Çevre düzenlemesi, gezi güzergahının olmadığı tapınak kaderine terk edilmiş boş bir tarlayı andırıyor. Yağmur suları kazı çukurlarını doldurmuş vaziyette. Güvenlik ise sadece panolardaki uyarılardan ibaret.

Efes Müzesi yetkilileri tarihi tapınak için bir süredir üzerinde çalıştıkları bir proje olduğunu ve bunun koruma kurulunca da onaylandığını belirtiyor. Mevcut durumun kendilerini de çok rahatsız ettiğini anlatan yetkililer Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile önce tapınak etrafının çevre düzenlemesinin yapılacağını, tabandan gelen suyu kontrol altına alacaklarını, gezi güzergahı oluşturulacağını, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacıyla tapınağın maketinin görülebilir bir noktaya yerleştirileceğini söylüyor.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

 

2 Bin 500 Yıllık Tapınak
Tarihi tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından M.Ö. 560-550 yıllarında İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356’da Herostratus isimli bir delinin tapınağı yakması üzerine aynı büyüklükte ancak, 3 metre daha yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 metre boyutlarında, mermer heykelleriyle ünlü tapınak, Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. Tapınak, 262 yıllarında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmadı.

Kazılar 1869 yılında başladı
Efes’te ilk arkeolojik kazılara, British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başlandı. Tapınakla ilgili bulunan pek çok eser British Museum’a götürüldü. Avusturya Viyana Müzesi’nde de Artemis tapınağından götürülen çok sayıda eser bulunuyor. Efes Müzesi’nde ie iki büyük Artemis heykeli sergileniyor. Tapınak hem İngiliz hem de Avusturyalılarca yağmalanmış durumda. Tapınak’tan geriye mermer parçaları, sütun başları, tanbur gibi mimari parçalar kaldı. Tapınak alanında sadece bir sütun gelişi güzel üst üste dizilerek sergileniyor. Diğer mimari parçalar ise etrafa gelişi güzel atılmış vaziyette.

18.02.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
96

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Göktepe Kaya Mezarları define avcıları tarafından tahrip ediliyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor

Yarımada genelinde bir çok bölgede farklı devirlere ait tarihi bölgeler bulunurken, bu bölgelerden bazılarında zaman zaman kaçık kazılar meydana geliyor. Define avcıları yaptıkları kaçak kazılarda tarihi ve doğal değerlere de zarar verirken, özellikle Göktepe’de yapılan kaçak kazılarda tarihi kaya mezarları zarara uğruyor.

Yetkililer ve tarih uzmanları Göktepe’de yapılan kaçak kazıların tahribata yok açtığını, define avcılarının Göktepe’de önemli bir şey bulamayacaklarını söylediler. Genelde Helenistik ve Roma dönemiyle tarihlendirilen bu mezarların çevresinde yapılan kaçak kazılar son yıllarda artış gösterirken, kazılar sonrasında tarihi mezarlar zarar görüyor. Yüzlerce kaya mezarının bulunduğu Göktepe tarihi ve doğal yapısıyla Bodrum’un merkezinde eşsiz güzellikleriyle doğa tutkunlarını kendine çekerken, yaşanan bu tür olaylar vatandaşlarında tepkisini çekiyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-1

Çoğunluğu Helenistik ve Roma Devrine tarihlendirilen bu mezar odalarının çok azında yer yer fresk izlerine rastlanırken,  bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-2

Bodrum’un genel manzarasını görmek, şehir surlarını izlemek isteyen birçok turistinde ziyaret ettiği Göktepe ve çevresinde meydana gelen kaçık kazılarla ilgili yetkililerin gerekli çalışmaları yaptığı ve yapmaya devam ettiği, bazı kaçak kazıların ise adli makamlarca soruşturulduğu öğrenildi.

14.07.2017 bodrummuhabiri.com

by -
70

Rusya Savunma Bakanlığı, Palmira Antik Kenti tiyatrosunda IŞİD tarafından yapılan tahribatın ‘drone’ ile çekilmiş son görüntülerini yayınladı.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti

Görüntülerde taş platformlar üzerine oturtulmuş, 16 adet sütunun üzerinde duran Tetrapylon anıtının büyük oranda tahrip edildiği görülüyor. Tetraplylon, küp şeklinde inşa edilen, dört yüzünün her köşesinde bir kapı bulunan, genellikle dört yol ağızlarına inşa edilen yapılara verilen antik yunan anıtlarının bir tarzı olarak da biliniyor.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti-2

Görüntülerde antik dönemden kalma tiyatronun ön cephesi tamamen yok edildiği ve heykellerden geriye sadece moloz yığınları kaldığı görülüyor. Pazartesi günü Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca Suriye hükümetine ait güçlerin kentin yaklaşık 12 mil yakınında olduğu da kaydedildi.

13.02.2017 CNN TURK