Cumartesi, Mart 25, 2017

Monthly Archives: Ocak 2017

by -
191

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde Ilısu Barajı tamamlanınca su altında kalacak 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi, taşıyıcı sistemle 8 saatlik çalışmanın ardından yeni yerine taşınmış olacak.

hasankeyfteki-650-yillik-zeynel-bey-turbesi-tasiniyor

Ilısu Barajı ve HES Projesi Kültürel Varlıkları Koruma ve Kurtarma Çalışmaları kapsamında Zeynel Bey Türbesi’nin, Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı’na taşınması için çalışmalar yoğun şekilde sürdürülüyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce iki yıl önce ihale edilen ve Diyarbakır Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanan projeye göre, bin 100 tonluk türbe, tek parça halinde “Hollanda” yöntemiyle yeni yerine taşınacak. Taşıyıcı treyler sisteminin kullanılacağı çalışmalar, aralarında 6 mühendis ve 3 mimarın da yer aldığı 52 kişilik ekip tarafından gerçekleştirilecek.

Zeynel Bey Türbesi, 1462-1482’de Hasankeyf’te hüküm süren Akkoyunlular’dan kalan tek eser olma özelliğini taşıyor.

24.01.2017 Anadolu Ajansı

by -
145

Isparta’nın Yalvaç ilçesi yer alan Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde kazılar sonucunda bulunan tiyatroda açığa çıkan gladyatör kabartmaları, kentte gladyatör okulu olabileceğini gösteriyor.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir

Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde 1980 yılında Dr. Mehmet Taşlıalan ve ekibi tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu bir tiyatro ortaya çıkarıldı. Yalvaç Müzesi’nde sergilenen ve üzerinde gladyatör resimlerinin bulunduğu kabartmalarda yapılan incelemede tiyatronun gladyatör müsabakaları yapılan bir alan olduğu bilgisine ulaşıldı.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir-2

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Pisidia Antiocheia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, 2 lejyon birliğinin konuşlandığı antik kentte savaşçıların ölümüne maçlar yaptığı, bazen gladyatörlerin birbiriyle bazen de vahşi hayvanlarla dövüştüklerini betimleyen kabartma resimler olduğunu aktardı. Özhanlı, “Roma döneminde İmparator Augustus tarafından kolonileştirildikten sonra kente 2 lejyon emekli askerin yerleştirilmiş olduğunu biliyoruz. Kentin tiyatrosunda gladyatör oyunlarının düzenlenmiş olduğunu hem tiyatro içindeki düzenlemelerden hem kentte ele geçen gladyatör kabartmalarından anlıyoruz” dedi.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir-1

Gladyatör okulu olabilir
5 bin kişilik küçük bir tiyatro olmasına karşın orkestra duvarlarının yükseltildiğini ve caveada (antik dönem tiyatrolarında oturulan bölümlere verilen ad) oturanların hizasına kadar çıkarıldığını vurgulayan Özhanlı, “Bu da tiyatroda hem insanın insana karşı mücadelesi hem de yabani hayvanlara karşı gladyatör oyunları olduğunu belgeliyor. Roma İmparatorluk döneminde belki de bir gladyatör okulu olabileceği belgelemektedir” diye konuştu.

25.01.2017 Doğan Haber Ajansı

by -
474

Muğla’nın Milas ilçesinde yapımı devam eden bir inşaat alanında, mezar odası ve tarihi kalıntılar bulundu. Mezarın üstü beton dökülerek kapatılmaya çalışılmış.

milasta-insaat-alaninda-mezar-odasi-bulundu

Alınan bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren Milas Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, İsmet Paşa Mahallesi Sanayi Caddesi’nde bir inşaat alanında inceleme yaptı. İncelemede sırasında inşaat alanında mezar odası ile bazı kalıntılara rastlandı. Milas Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü ekipleri, mezarın bulunduğu alanda arkeologlar eşliğinde inceleme başlattı.

Mezar girişinin beton dökülerek kapatılmaya çalışıldığı görüldü. İncelemenin ardından, mezarın dönemi ve özelliklerinin belirleneceği kaydedildi.

25.01.2016 Anadolu Ajansı

by -
108

Antalya’nın Kepez İlçesindeki Lyrboton Kome Antik Kenti’ndeki işlikler, hamamlar ve kiliseler, yapılan bitki temizliğinin ardından gün yüzüne çıktı.

antalyada-lyrboton-kome-gun-yuzune-cikiyor-1

Geçen Kasım ayında arkeolojik kazı çalışmasını başlatıldığı Lyrboton Kome Antik Kenti’nde, bitki temizliği çalışmasının tamamlanmasıyla işlikler, evler, hamamlar ve kiliseler gün yüzüne çıktı. İlk aşamada ortaya çıkarılacak merkezi kalıntıların arasından geçen ana yerleşim aksı üzerindeki gezi yolu düzenlenerek, bu yıl içinde ziyarete açılması hedefleniyor.

Doğaseverler buraya geliyor
Yapılan temizlik sayesinde düzenli bir görünüme kavuşan antik kent, şimdiden yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Doğaseverler, yürüyüşçüler ile arkeolojiye merakı olanlar, Varsak üzerindeki tepedeki 2 bin yıllık yerleşim yerini geziyor. Yöredeki köylülerin de sık sık ziyaret ettiği antik kent, henüz ziyarete açılmamışken bile cezp etmeye başladı. Bölgenin dönemindeki en zengin kentlerinden Perge Antik Kenti’ne zeytinyağı üreten Lyrboton Kome’ye gelenler, çam ormanlarının altındaki saklı cennetteki yaşam koşulları hakkında fikir sahibi oluyor.

antalyada-lyrboton-kome-gun-yuzune-cikiyor

İkinci etabında restorasyon başlayacak
Antik kentin ziyarete açılmasından sonra başlatılacak ikinci etapta, kazı, onarım ve sağlamlaştırma çalışmaları sürdürülecek. Proje tamamlandığında restore edilmiş Arete Kulesi, zeytinyağı işlikleri, konutlar, kiliseler, hamam, sarnıçlar, mezarlar, floral ve jeolojik zenginlikte doğa ve tarih parkı halka ve turizme kazandırılmış olacak. Bu zenginlik Apollon zeytin hasadı şenlikleri, doğa yürüyüşleri ve kültür gösterileri, müzecilik etkinlikleriyle canlı tutularak geliştirilecek.

24.01.2017 Milliyet

by -
270

İzmir’in Ödemiş ilçesi Kurucuova Köyü’nde koyun otlatan Akif Geniş, tesadüfen bir kiliseye ait kalıntılar buldu.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu-2

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Kurucuova Köyü yakınlarında koyun otlatan Akif Geniş, tesadüf eseri bir kilisenin tavanını buldu. Ayasuluk Tepesi olarak bilinen bölgede çocuk yaşlardan bu yana koyun otlattığını belirten Geniş, tepede eski dönemlere ait çok sayıda kalıntıyı gördüğünü söyledi. Geniş, bölgeye zaman zaman müze yetkilileri ile arkeologların gelip gittiğini belirtirken, Arkeolog Prof. Dr. Veli Sevin, “Bu alanın yakınında yeni ortaya çıkmış olan kuyu görünümlü yeni kalıntının büyük dinsel kompleksin bir parçası, bir şapel olması mümkündür. Meselenin tam olarak anlaşılabilmesi için bu alanda geniş çaplı bir yüzey araştırması ve arkeolojik bir temizlik çalışması gereklidir” diye konuştu.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu

“Koyunlar Çöküntüye Düştü”
Yaşadığı olayı anlatan Akif Geniş, “Koyunları otlatırken tepelik alanda bir gürültü duydum. Hemen o tarafa yöneldim. Koyun seslerini takip edince bir yerde çöküntü olduğunu ve koyunların buraya düştüğünü gördüm. Bir koyun telef oldu, diğerlerini kurtardım. Çöküntüyü görünce, buranın eski dönemlerden kalma bir yapının çatısı olduğunu anladım. Bu ya bir kilise ya da bir hamam idi. Hemen durumu müze yetkililerine bildirdim. Burada içinde 5-10 bin kişilik tiyatronun da bulunduğu büyük bir yerleşim yeri varmış. Benim gözlemlerime göre su sarnıcı bile var. Kale duvarları gibi duvarlar ve binlerce işlenmiş taş, mermer ve tuğla var” dedi.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu-1

“Küçük Asya’nın en şaşaalı kiliselerinden biri yer alıyordu”
Arkeolog Prof. Dr. Veli Sevin ise “Anılan yeri biliyoruz. Yetkililere konuyla ilgili bilgiler verdik. Gazete ve dergilerde de yazılar yazdık. Eski adı Ayasuluk olan Türkönü Köyü ile Kurucuova arasında kalan Neikaia Antik Kenti’nin akropolünde, burayı 1926 yılında ziyaret eden Alman din bilgini Victor Schultze’ye göre Küçük Asya’nın en şaşaalı kiliselerinden biri yer alıyordu. Günümüzde defineciler tarafından kısmen tahrip edilmiş bulunan bazilikal planlı bu yapının zemini mozaiklerle kaplıdır. Bu alanın yakınında yeni ortaya çıkmış olan kuyu görünümlü yeni kalıntının da bu büyük dinsel kompleksin bir parçası, bir şapel olması mümkündür. Nitekim kilisenin yakınında eski bir şapelin varlığından söz edilmektedir. Meselenin tam olarak anlaşılabilmesi için bu alanda geniş çaplı bir yüzey araştırması ve arkeolojik bir temizlik çalışması gereklidir.” ifadelerini kaydetti.

24.01.2017 haberler.com

by -
862

Aydın’da yer alan Tralleis Antik Kenti’ne ait tarihi eserlerin saklandığı depo kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce soyuldu.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu-1Edinilen bilgiye göre; Yıllardır kazıları devam eden ve çıkan birçok tarihi eserin saklandığı Tralleis Antik Kenti’nin kilitli, çevresi tel örgülerle çevrili ve aynı zamanda elektronik güvenlik sisteminin de mevcut olduğu belirtilen depoya tarih kaçakçıları ya da hırsızlar girdi. Tel örgüleri kesip merdivenle deponun çatısına yakın pencerelerinin demir parmaklıklarını keserek içeri girdiği öğrenilen kişiler tarihi eserleri çalıp kaçtılar. Kaçarken çaldıkları bazı eserleri de düşürdüğü öğrenilen tarihi eser kaçakçısı ya da hırsızların yakalanması için Aydın Polis bölgede operasyon yaptı.

İlk önce Antik kent ve çevresinden gelen tüm yolları tutan polis ekipleri bölgeden gelen tüm araç ve kişileri didik didik aradı. Bir yandan da deponun bulunduğu 2 bin 350 yıllık Tralleis Antik Kenti’ne gelen polis ekipleri el fenerleri ile zifiri karanlıkta kaçakçıları aradılar. Kaçakçılar henüz yakalanamazken polisin arama ve olay yeri inceleme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu

Tralleis Antik Kenti
Aydın’ın Kemer Mahallesi yakınlarında bulunan Tralleis antik kenti Argoslular ve Tralleis’liler tarafından kurulduğu biliniyor. Menderes Havzasının verimli toprakları üzerine kurulmuş olan bu kent M.Ö.334’te İskender tarafından alınmasından sonra Helenistik Krallıklar arasında sık sık el değiştirdiği için pek çok medeniyete ait kıymetli eserlerin bulunduğu antik kentler arasında yer alıyor. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, ve stadyumun bulunduğu Tralleis Antik Kenti ilk çağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek, Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını ve Ayasofya’ın mimarlarından Anthemios’u da yetiştiren kent olarak da biliniyor.

24.01.2017 Milliyet

by -
152

Antalya’nın Kemer ilçesindeki Selçuklu dönemine ait 786 yıllık Av Köşkü’nün horasan harcı ile yapılmış duvarları, onarım ihalesini kazanan firma tarafından tahrip edildi.

kemerdeki-selcuklu-av-kosku-duvarlarini-restorasyon-firmasi-tahrip-etti

Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kemer ilçesindeki Selçuklu Av Köşkü’nün restorasyon ihalesini alan firmanın gerekli şartlara uymadığı gerekçesiyle çalışmalarının durdurulduğunu hatırlattı.

Av köşkünden alınan harç örneklerinden, yapıda 1925-1930 yıllarında bir uygulama yapıldığını tespit ettiklerini belirten Karabayram, Cumhuriyet döneminde av köşkünde bazı onarımların yapıldığını belirlediklerini ifade etti.

Karabayram, av köşkü ile ilgili bilim heyeti kurulduğunu anlatarak, şöyle konuştu: “Restorasyon çalışmalarına devam edilecek. Bilim heyeti kuruldu. Heyetin görüşleri doğrultusunda projeler tekrar çizilecek. Bölgenin deprem bölgesi olması nedeniyle yapıldığı tarihi içeren daha sağlam ve kalıcı restorasyon ve harç yöntemleriyle turizme kazandırılacak. Bu kapsamda yapının yağmura ve iklimsel koşullara terk edilmemesi için Antalya Valisi Münir Karaloğlu başkanlığında ve Valiliğin sağlamış olduğu ödeneklerle köşk, gelecek nesillere aktarılacak. Köşk, bölgeye ve turizme kazandırılması için sergi amaçlı toplantılar ve çeşitli faaliyetlerin yürütüleceği sosyal bir merkez haline getirilecek. Yapılan çalışmalar tekrar gözden geçirildi. Tescilli taşınmaz kültür varlıkları kapsamında gerekli tedbirler alınacak.”

Anadolu’da bilinen 3 av köşkünden biri olan yapının 1230-1248 yılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor.

23.01.2017 haberler.com, Hürriyet Akdeniz Fotoğraf: Arşiv

by -
397

Mısır’daki Keops Piramidi’ne izinsiz tırmanış yaptığı için gözaltına alınan Türk vatandaşı Fatih Kömürcü, çektiği fotoğraf ve videoları silmek şartıyla serbest bırakıldı.

misirda-keops-piramidine-tirmanan-turk-serbest-birakildi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Fatih Kömürcü, daha önce Alman ve Rus turistlerin piramitlere tırmandığını bildiğini, piramitlerin ihtişamını görünce kendisini tutamadığı ve birden içindeki hislere kapılarak 7 dakika gibi kısa bir sürede kendini Keops’un zirvesinde bulduğunu söyledi.

Zirvede çok muhteşem bir manzara olduğunu dile getiren Kömürcü, “Tırmanmak beklediğimden de kolaydı. Ancak iniş çok daha zor oldu. Beni epey uğraştırdı. Tırmanma esnasında görevli polislerin geri dönmem için beni Arapça ve İngilizce olarak uyardığını hatırlıyorum. Ancak ben artık başka bir dünyadaydım ve onları duyacak psikolojide değildim, kendimi iyice kaptırmıştım. Orada bulunan yabancı turistlerin de beni alkışladıklarını hatırlıyorum” dedi.

Aşağı indikten sonra karakola götürüldüğünü ve polislerin kendisine iyi davrandığını anlatan Kömürcü, “Fotoğrafları ve görüntüleri silmek şartıyla beni serbest bırakacaklarını söylediler ama kabul etmedim. Bu nedenle gözaltına aldılar. Bir gece nezarette kaldıktan sonra daha fazla dayanamayacağımı anladım ve zirvede çektiğim bütün görselleri silmeyi kabul ettim. Savcılıkta, çektiğim fotoğraflar ve videolar silinirken gözyaşlarımı tutamadım ağladım. İnternetten indirdiğim bir program sayesinde bazı fotoğrafları kurtarmayı başardım, ancak videoları henüz kurtaramadım” diye konuştu.

Nezarette bir gece tutulan Kömürcü, 6 Ekim şehri savcılığı tarafından sorgulandı. Türkiye Büyükelçiliğinden yetkililerin yakından takip ettiği ve büyükelçilik avukatının da hazır bulunduğu sorgulama sonucu Kömürcü, serbest bırakıldı.

20.01.2017 haberler.com

by -
319

Marmaris’te Bozburun açıklarında, 2 bin 700 yıllık Kıbrıslı bir tanrıçaya ait olduğu belirlenen heykel bulundu. Pişmiş topraktan yapılan büyük boyutlarda olduğu tespit edilen tanrıça heykeli, bir tabak batığında yapılan araştırmalar sırasında gün yüzüne çıktı.

marmariste-2-bin-700-yillik-tanrica-heykeli-bulundu

Marmaris’e bağlı Bozburun Mahallesi açıklarında geçen kasım ayında tespit edilen 2 bin 700 yıllık Tabak batığında, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından yapılan sualtı araştırmaları çalışmasında, 43 metre derinlikte, 2 bin 700 yıllık ve arkaik döneme ait olduğu saptanan 60 santimetre uzunluğunda heykel bulundu. Enstitüye bağlı Ege Bölgesi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (EBAMER) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Harun Özdaş başkanlığındaki kazının, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan izin ve Kalkınma Bakanlığı desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. Sadece belden aşağısı bulunan seramik heykelin ortaya çıktığı yerde ayrıca seramik tabaklar ve amforalar da gün ışığına kavuştu.

Yaklaşık 300 metrekarelik bir alana yayılan eserlerin Akdeniz’de çok önemli bir tarihe ışık tutacağını belirten Doç. Dr. Harun Özdaş, şöyle dedi: “Ülkemiz kıyılarında ilk defa bu boyutlarda pişmiş toprak bir heykel tespit ettik. Antik dönemlerde Akdeniz medeniyetlerinin aralarındaki en önemli iletişimi ve etkileşimi deniz yoluyla sağladığını günümüz araştırmalarınla artık anlayabiliyoruz. Bugüne kadar yapılan araştırmalara ek olarak, en sonteknolojik cihazlar ve yöntemlerle de yaptığımız çalışmalarda, medeniyetlerin arasında sadece ürün ve malların değil, akıl, düşünce ve felsefenin de deniz yoluyla taşınmış olması gibi bir sonuca ulaşıyoruz. Akdeniz medeniyetleri çağlar boyu denizde iz bırakarak ilerlemiştir. Bizlerde bu izlerden yola çıkarak ülkemiz kıyılarındaki tarihsel süreçte ortaya çıkan ve yok olan medeniyetleri incelemekteyiz”

marmariste-2-bin-700-yillik-tanrica-heykeli-bulundu-1

Heykelin üst kısmı aranıyor
Bozburun açıklarında 43 metrede tespit edilen batıkta yapılan detaylı araştırmalar sonunda yüzeye yakın kum yığını altında farklı bir seramik bulduklarını belirten Doç. Dr. Özdaş, şunları anlattı: “Etrafını temizlediğimizde önce heykelin ayak parmakları görüldü. Çok heyecanlandık. Daha sonra ise heykelin sağlam belden aşağı bölümü ortaya çıktı. Belden aşağısı bulunan tanrıça heykelinin üzerinde elbisesi vardı. Pişmiş toprak heykelin iki parçadan oluştuğu ortaya çıktı. Bu tür heykeller birbirine geçmeli iki parça olarak yapıldığını biliyoruz. Bu nedenle, ikinci yani tanrıça heykelinin üst bölümünde aynı bölgede olduğunu tahmin ediyoruz. Bu eşsiz eser, uzun bir etek giymiş çıplak ayaklı bir kadına olasılıkla da bir tanrıçaya ait. Orijinal boyunun yaklaşık 120 santimetre olduğunu tahmin etmekteyiz. Gerek hava şartları, nedeniyle araştırmamızı kısa kesmek zorunda kaldığımızdan heykelin üst parçasını bulamadık. Fakat 2017 yılında bölgede kazı çalışmalarına başlamayı planlıyoruz. İlk verilere göre heykeli ve batığı MÖ. 7’inciyüzyıl sonuna tarihlemekteyiz. Büyük bir olasılıkla Kıbrıslı bir tanrıçaya ait.”

Eserin konservasyon çalışmalarının Bodrum sualtı Arkeoloji Müzesi laboratuvarında yapıldığını belirten Doç. Dr. Özdaş, “Heykeli bulduğumuz batığın ana yükünü ise tabaklar oluşturmakta. Geniş bir alana dağılmış olan batık alanından Kıbrıs kökenli amforalar bulunmakta. Gerek buluntular gerekse pişmiş toprak heykel geminin Kıbrıs kökenli olabileceğini göstermekte. Arkaik dönemde Akdeniz’den Ege’ye seyahat eden gemi kendi dönemi içinde Akdeniz Medeniyletleri ile Ege arasındaki ilişkiyi açıklayan önemli veriler sunmakta” dedi.

21.01.2017 Hürriyet

by -
268

Manisa’da 1953 yılında inşa edilen Seyitli Mahallesi Camisi, 2 bin 800 yıllık Aigai Antik Kenti’ndeki Athena Tapınağı’ndan sökülen taşlarla yapılmış.

manisada-2-bin-800-yillik-athena-tapinaginin-taslari-cami-yapiminda-kullanilmis

Manisa’nın Seyitli Mahallesi’nde 64 yıl önce yaptırılan camide kullanılan taşlarının 2 bin 800 yıllık tarihi geçmişe sahip Aigai Antik Kenti’ndeki Athena Tapınağı’na ait olduğu ortaya çıktı. 

Aigai Antik Kenti’ndeki bilgelik tanrıçası olarak bilinen Athena’nın tapınağındaki taşların sökülerek taşındığını fark eden kazı heyeti, antik kente yakın yerleşim yerlerini mercek altına aldı. Yapılan incelemelerde tapınak taşlarının antik kente 8 kilometre mesafedeki Manisa’nın Seyitli Mahallesi camisinin inşaatında kullanıldığı belirlendi.

manisada-2-bin-800-yillik-athena-tapinaginin-taslari-cami-yapiminda-kullanilmis-1

Seyitli Mahallesi’nde yaşayan Nazif Gürca da o dönemde mahallenin ileri gelenlerinin cami inşaatı için taşları Aigai Antik Kenti’nden getirdiğini doğruladı. Caminin yapımında kullanılan taşların neredeyse tamamının tapınak taşları olduğunu belirten Aigai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin ise hiçbir şekilde camiye müdahale edilmeyeceğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Sezgin, “Seyitli Mahallesi Camisi 1953 yılında inşa edilmiş. Özellikle caminin önünde görülen yüksek sütunların Athena Tapınağı’ndaki sütunlar olduğunu biliyoruz. Cami yapılırken oradan getirilerek kullanılmış. Kutsal bir yapıdan alınan taşlar başka bir kutsal yapıya taşınmış” dedi.

21.01.2017 t24.com.tr