Anadolu’ya Ait En Eski Yazının Acemhöyük’te Bulunduğu İddia Edildi

874

Anadolu’nun bilinen en eski yazılı belgesi, Aksaray ilindeki Acemhöyük kazılarında ele geçti. “Kaya kristalinden” bir parça üzerine kazınmış, tek satırlık bu yazıt; yalnız Anadolu’nun değil, Avrupa’nın da var olan en eski yazılı belgesi konumunda.

anadolunun-en-eski-yazisinin-acemhoyukte-bulundugu-iddia-edildi-1

Tuz Gölü’nün güney kıyısında kurulmuş olan Acemhöyük, Anadolu’nun en eski krallık merkezlerinden biridir. Bu merkez (800×700 m) boyutlarında bir tepe ve onu çevreleyen bir aşağı kentten oluşuyor. Tepe, söz konusu krallığın “akropolü” konumundaydı ve yönetici sınıf burada yaşıyordu. Tüccarların ve halkın yaşadığı aşağı şehir ise bir çeşit uluslararası pazaryeriydi. İlk kez 1962 yılında Prof. Dr. Nimet Özgüç’ün başlattığı Acemhöyük kazılarını, 1989’dan bu yana Prof. Dr. Aliye Öztan yürütüyor.

Bir Ortadoğu metropolü
Kuruluşu yaklaşık 4 bin 500 yıl önceye dayanan Acemhöyük’te, toplam 12 arkeolojik tabaka saptandı. Prof. Özgüç ve Prof. Öztan, yaptıkları kazılardan elde ettikleri sonuçları, yazılı tarihsel belgeler ile kıyaslayıp Acemhöyük’ün, antik “Puruşhattum” kenti olduğunu ortaya çıkardılar.

Kente ilişkin ilk bilgiler, Akad Devleti’nin (Güney Irak) kurucusu Sargon’un zaferlerini anlatan “Şartamhari (Savaş Kralı)” tabletlerinde geçiyor. Tabletteki anlatıma göre, Puruşhattum’da çalışan tüccarlar, kentin yerel kralını büyük kral Sargon’a şikâyet ediyorlar. Bunun üzerine Sargon, Irak’tan Toros Dağları’nı aşarak Anadolu’ya girerek, kenti ele geçiriyor.

anadolunun-en-eski-yazisinin-acemhoyukte-bulundugu-iddia-edildi

Anadolu’nun bilinen en eski yazılı belgesi
Eski Ortadoğu’da tüccarlar, değerli malların ölçümü için hassas bir biçimde hazırlanmış “ağırlıklar” kullanıyorlardı. Anadolu’nun önemli ticaret merkezlerinden biri olan Acemhöyük’te de değişik malzemelerden yapılmış, çok sayıda “ağırlık” bulundu. Ancak geçen yıl açığa çıkarılan bir örnek, kazı heyetinde ayrı bir heyecan yarattı. Çünkü bu ağırlığın üzerinde çivi yazılı bazı işaretler vardı.

“Kaya kristalinden” yapılmış olan “ağırlık”, İlk Tunç Çağı’na ait bir yapının içinde ele geçti. Bu yapının bulunduğu tabaka, “Karbon 14” ölçümlerine göre M.Ö. 2250 yıllarına tarihleniyor. Dolayısıyla, bu tabakada açığa çıkarılan bu kristal ağırlık, gerek Anadolu’nun, gerek tüm Avrupa’nın bilinen en eski yazılı belgesi durumuna geçiyor.

Prof. Öztan, yazıtın okunmasına yönelik çalışmaların, çivi yazısı uzmanlarınca hâlâ sürdürüldüğünü belirtiyor. Ağırlık üzerindeki işaretlerin yeterince okunaklı yazılamamış olması, yazıtın çözümünü zorlaştırıyor.

Bu nedenle yazıtın yerel bir Anadolu dilinde mi, yoksa dönemin uluslararası dili olan Akatça mı yazılmış olduğu henüz anlaşılabilmiş değil. Ancak her ne olursa olsun 10,4 gr. ağırlığındaki bu küçük buluntu, “Anadolu’nun bilinen en eski yazılı belgesi” unvanını şimdiden kazanmış durumda.

23.05.2017 Cumhuriyet