Monthly Archives: Haziran 2017

0 145

Denizli’nin Buldan ilçesindeki Tripolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda, tavlanın erken versiyonu ve Roma döneminin popüler oyunu olan ‘Ludus duodecim sctiptorum’a ait parçalar bulundu.

tripolis-antik-kentinde-tavlanin-erken-versiyonu-ait-parcalar-bulundu-1

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Bahadır Duman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Helenistik Dönem’de Frigya, Karya ve Lidya bölgelerinin kesişim noktasında, Lidya sınırları içerisinde yer alan Tripolis Antik Kenti’nde 2017 yılının kazı çalışmalarına 50 kişilik bir ekiple başladıklarını anlattı.

Tripolis’te 3 bin 500 metrekare büyüklüğündeki pazar yerinin doğusundaki üstü kapalı sütunlu galeri yakınlarında ve Sütunlu Cadde üzerinde kazı ve restorasyonları tamamlayarak ziyarete açtıklarını hatırlatan Duman, temmuz ayından itibaren kazı planına kaldıkları yerden devam edeceklerini belirtti. Kentte birçok pazar yeri bulduklarını ifade eden Duman, agora denilen 3 yer tespit ettiklerini anlattı.

Agoralardaki sosyal aktivitelerden birinin tavlanın erken versiyonu Roma döneminin popüler oyunu “Ludus duodecim sctiptorum” olduğunu söyleyen Duman, şu değerlendirmeyi yaptı: “2 bin yıl önce de o dönemde de pazar yerinde dükkan açan esnaf ve işportacılar boş zamanlarını geçirmek için bu tavla oyununu oynamışlar. Üç zar ve oyun pulları ile oynanan bu oyunla ilgili birçok buluntu kazı çalışmalarında tespit edildi. En önemli buluntu grubunu ise bu oyunun üzerinde oynandığı mermer plakalar yer almaktadır. Tavlanın daha erken bir versiyonundan oynanıyormuş diyebiliriz.”

Duman, anıtsal çeşmenin ortaya çıkartılmasının maddi açıdan çok zorlu olacağını ve bunun içinde bir sponsor arayışına girdiklerini sözlerine ekledi.

tripolis-antik-kentinde-tavlanin-erken-versiyonu-ait-parcalar-bulundu

“2 bin yıllık anıtsal çeşme bulundu”
Doç. Dr. Duman, bu yıl başındaki çalışmalar sırasında Roma dönemine ait anıtsal bir çeşme tespit ettiklerini ve o bölgede kazıları hızlandırdıklarını vurgulayarak, “Bu yılın en önemli buluntuları arasında yerini alacak anıtsal bir çeşmeye rastladık.” dedi.

Yılın ilk yarısında daha çok restorasyon faaliyetlerine ağırlık verdiklerini belirten Duman, şöyle konuştu: “Geçen yıl kazmaya başladığımız ve bu sene tamamen ortaya çıkarttığımız anıtsal dev bir çeşme binası var. 31 metre uzunluğunda yaklaşık 7 metre genişliğinde 14 metre yüksekliğinde üç katlı çeşme. Bu Anadolu’da nadir bulunan yapılardan bir tanesi. Ve yapıda ele geçen yazıtta bu çeşmenin M.S. 2. yüzyılın sonlarında Antik Roma imparatoru Hadrian onuruna yapıldığını bu yazıtlar sayesinde öğrenebiliyoruz. Yaklaşık 2 bin yıllık bir çeşme ve geçtiğimiz yıl bu çeşme kazısında ortaya çıkartılan 4 heykel var. Bu heykellerin devamının da aynı şekilde bu yılki kazı çalışmalarında çıkacağını ümit ediyoruz”

27.06.2017 Milliyet

0 128

Antalya’da Roma dönemine ait 2000 yıllık granit sütunun bir apartmanın girişine süs olarak konulduğu ortaya çıktı.

antalyada-roma-donemi-sutunlari-apartman-susu-oldu-2

Antalya Kaleiçi’nde 1994 yılında bulunan Roma dönemine ait 2 bin yıllık granit sütunların su altı araştırmacısı Mustafa Aydemir tarafından Muratpaşa İlçesi Şirin Yalı Mahallesi’ne taşınarak kendisinin de oturduğu 3 katlı binanın girişine süs olarak koyduğu ortaya çıktı. Olay, sütunları fark edip sosyal medya hesabında “2000 yıllık sütunları yürütüp süs eşyası yapmışlar. Bu kadarına pes” yazan emekli sanat tarihi öğretmeni Ertekin Kaya’ya (66) açılan hakaret ve ceza davası ile ortaya çıktı.

Kaya, tesadüfen geçtiği sokakta 2 bin yıllık granit sütunların süs olarak evin önüne dikildiğini görünce inanamadığını belirterek, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: Gidip eserleri inceledim. Ve hemen fotoğraflarını çektim. Araştırmam sonucu sütunların Kaleiçi’nden buraya taşındığını, 3 katlı evin girişine de ‘Sütunlu Konak’ yazıldığını gördüm. Hatta belediyeden bu sütunların mimarı proje içinde yer almadığına dair resmi yazı aldım.”

antalyada-roma-donemi-sutunlari-apartman-susu-oldu-1

‘Müze Müdürü Beni Azarladı’
Olaydan hemen sonra Antalya Müzesi ile irtibata geçtiğini vurgulayan Kaya “Müze müdürüyle bizzat görüştüm. Fotoğrafları gösterdim. ‘Senin işin yok mu? Sütunların sana ne zararı var’ denince şaşkınlığım ve öfkem daha da arttı. Ama mücadeleyi bırakmadım. Kaleiçi ve diğer bölgelerde amacı dışında kullanılan bütün tarihi değerlerin tek tek fotoğraflarını çekip Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderdim” diye konuştu.

Tespit çalışmaları yaparken hakkında hakaret ve tazminat davası açıldığını öğrendiğini söyleyen Kaya, “O sütunları evinin önüne diken Mustafa Aydemir, hakkımda hem tazminat hem de ceza davası açtı. Yaklaşık 2 yıldır yargılanıyorum. Ama o sütunlar hâlâ orada duruyor” dedi.

antalyada-roma-donemi-sutunlari-apartman-susu-oldu

Konağın önündeki sütunların üzerinde şöyle yazıyor: “Roma Dönemi Sütun/M.S. 2. Y.Y., Korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı iade belgesi 2863 sayılı yasanın 25. maddesi gereği ‘Mustafa Aydemir’ adına kaydının izin belge ve no’su ve tarihi; Sütun: 94-1/11.4.1994, Sütun başı: 94-2/11.4.1994, Antalya Müzesi Müdürlüğü. Tarihi eserler tüm insanlığın ortak kültürel mirasıdır. Sütun bu anlayışla herkesin görsel temaşası adına müzenin izniyle 1994 yılında ‘Mustafa Aydemir tarafından ‘Sütunlu konağın” önündeki kamuya terk edilmiş sokak kaldırımına dikilmiştir.”

1994’te taşınmış
Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, taşınma işinin 1994 yılında gerçekleştiğini söyledi. O yıllarda resmi kurumların bu taşınma işlemine izin verdiğini belirten Karabayram, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vatandaşın şikayetiyle ilgili gerekli çalışmaları yaptığını aktardı. Karabayram, “Bakanımız Nabi Avcı bu tür konulara çok büyük önem vermektedir. Tarihi eserlerin gelecek nesillere taşınmasına yönelik kesin bir talimatı var. Sütunlar ilgili vatandaşımız tarafından bugüne kadar çok iyi korunmuştur. Bakanlığımıza bağlı ekipler de dönem dönem sütunlara yönelik denetimler yapmaktadır” dedi.

29.06.2017 Aydınlık

0 264

Kütahya’nın Şaphane ilçesi Ulu Cami önünde çeşme olarak kullanılan 2000 yıllık lahit gün geçtikçe eriyor.

kutahyada-2000-yillik-lahit-cesme-olarak-kullaniliyor-1

Şaphane ilçesinde, Ulu Cami önünde bulunan çeşmeye bilinçsizce konulan lahit, su aktıkça özelliğini kaybedip yok oluyor. 26 yıldır Şaphane tarihi hakkında araştırmalar yapan Tahsin Ünlü taşın gün geçtikte özelliğini kaybetmesini üzüntüyle izlediklerini belirtti.

kutahyanin-saphane-ilcesinde-ulu-cami-onunde-bulunan-cesmeye-001

Ünlü, “Roma dönemine ait işaretlerin bulunduğu taş asırlar önce şaphane merkeze dönemin ağaları tarafından şaphane dağlarından bulunup getirilmiş ve bir çeşmeye konmuş. Daha sonra imar planı değişikliği dolayısıyla Şaphane Ulu Cami önünde olan çeşmeye daha önceki belediye başkanlarından biri tarafından yerleştirilmiş. Lahite ait olduğu çok net bilinen taşın üzerinde taşıdığı simgelere bakıldığında Roma döneminin işaretlerini taşıdığı görülüyor. Bu taşın burada akan suyun yanında durması tarihi bir ayıptır. Mevzu olan taş, Şaphanemizin geçmişine ışık tutabilecek bir tarihi eserdir. Şaphane’de yaşayan uygarlıklar hakkında fikir edinebilecek bir tarihi eserin üzerindeki simgelerin su aktıkça kaybolmasını, silinmesini üzüntüyle izlemekteyiz. Taş lahit mezara ait bir taştır. Asla çeşme taşı değildir. Çeşmeye alelade getirilip bilgisizce konulmuştur. Konu hakkında gerekli çalışmaların yapılması ve bu eşsiz tarihi eserin hak ettiği değeri görmesi yetkilerden ricamızdır” ifadelerini kullandı.

29.06.2017 haberler.com

0 166

Antalya’nın Korkuteli İlçesinde bağlı Çağman Tepesi’nde bulunan tarihi kalıntıları defineciler hiltiyle delik deşik edip büyük tahribata yol açtı.

antalyada-defneciler-tarihi-eserleri-delik-desik-etti

Antalya’nın Korkuteli İlçesinde, Çağman Tepesi’nde bulunan tarihi kalıntılar, define kazıları yüzünden harabeye dönüyor. Mezar anıtı kabartmalarını ağır inşaat malzemeleriyle kıran defineciler, tepenin etrafında yer yer 6 metreyi bulan çukurlar açtı.

Hiltiyle delik deşik edildi
Roma dönemine ait kaya mezarlarının yer aldığı tepede, M.S. 1’inci ve 3’üncü yüzyıllar arasından kalma mezar anıtı kabartmalarına çokça rastlanıyor. Bazı tarihi eserleri kazma ve küreklerle kıran defineciler, ulaşılması güç olanları da hiltilerle delik deşik etti. Bazı eserlere de silahla ateş edilmiş olduğu görüldü.

antalyada-defneciler-tarihi-eserleri-delik-desik-etti-2

Definecilerin altın arama maceraları boşuna
Tepede incelemelerde bulunan Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Cemil Karabayram, gördükleri karşısında isyan etti. Definecilerin altın arama maceralarında boşluğa kürek sallayarak olmayacak hayaller peşinde birçok yapıyı tahrip ettiğini dile getiren Karabayram, definecilerin tamamının kronik hasta olduğunu söyledi. Definecilerin altın bulma arzusunun, kumar oynayanların kazanma arzusuyla aynı olduğunu aktaran Karabayram “Definecilerin ailelerine sesleniyorum. Bu kaçak define avcılığını eşiniz ya da oğlunuz yapıyorsa bu konuda tedavi görmesi gerekiyor. Onu tedaviye ikna edin. Her sabah uyandığında bir gün sonra altın bulacakmış hissine kapılıyor. Her gün aynı şeyi yaşıyor. Bununla ilgili Türkiye’deki psikologlar, define avcılarının tedavi edilmesi için panel ve sempozyumlar düzenlemeli. Birçok kişi bu süreçte ailesini kaybediyor, aile bütünlüğü bozuluyor” dedi.

antalyada-defneciler-tarihi-eserleri-delik-desik-etti-1

Sempozyumlara katılıyorlar
Cemil Karabayram, define avcılarının kazı başkanlarının düzenlediği panel ve sempozyumları kaçırmadıklarını söyledi. Bu kişilerin panellere katılma nedeninin bilimsel bilgi elde etmek olmadığını dile getiren Karabayram, katılış amaçlarının verileri ve bölgeleri öğrenerek daha rahat kazı yapmak olduğunu kaydetti.

Van Kalesi’nde çalışmaları incelediği esnada yaşadığı bir olayı anlatan Karabayram, “Kaleye gittiğimde bir horozun açık sahada koştuğunu gördüm. Horozun boynunda muska vardı. Vatandaşa ne yaptıklarını sordum, horozu okuttuklarını, böylece horozun altının yerini göstereceğini anlattılar. Hem güldüm, hem üzüldüm. Aklın ve mantığın almayacağı yöntemlere başvuruyorlar” dedi.

antalyada-defneciler-tarihi-eserleri-delik-desik-etti-3

Tarihi eserleri yok ediyorlar
Bazı alanlarda taşların üstünde hayvan figürleri olduğunu hatırlatan Cemil Karabayram, bunların uyarı işaretleri anlamına geldiğini söyledi. Karabayram, “Eğer kayanın üstünde yılan görmüşseniz burada yılanlar olduğu, bir ayı görmüşseniz ayılar olduğu ve dikkatli olmanız gerektiği anlamına geliyor. Keklik resmi görüyorsanız bu da keklik avı yapılmaz anlamına geliyor. Fakat insanlarımız bu işaretlerin altında tarihi bir şeyler olduğunu düşünerek çevreye büyük zarar veriyor” diye konuştu.

antalyada-defneciler-tarihi-eserleri-delik-desik-etti-4

Müdür Cemil Karabayram, daha sonra mahallenin kahvesinde bir araya geldiği köylülere yaşadıkları alanın tarihe önemli bir ışık tuttuğunu belirterek kaçak kazıya izin vermemelerini istedi. Kaçak kazı yapanları kendilerine ve jandarmaya ihbar etmelerini isteyen Karabayram, köyde bulunan ve kullanılmayan eski bir caminin de restorasyonu için söz verdi.

26.06.2017 Evrensel

0 153

İtalya’nın Roma şehrinde C hattı metro inşaatında 1800 yıllık kalıntılar gün yüzüne çıktı.

romada-metro-insaati-calismalarinda-1800-yillik-kalintilar-bulundu-1

İtalya’nın başkenti Roma’da yapılan metro çalışmaları sırasında M.S. 2 ya da 3. yüzyıla ait olduğu düşünülen yanmış arkeolojik kalıntılar bulundu. İtalyan basınının, Roma metrosunda “Mini Pompei” başlıklarıyla duyurduğu haberde, Roma’nın kent merkezinde Kolezyum ile Caracalla hamamları yakınındaki Amba Aradam Caddesinde devam eden metronun C hattı inşasında önemli bir keşif yapıldı.

AGI ajansının haberine göre, metro inşaatında, Napoli kenti yakınlarındaki Vezüv yanardağının MS 79’da patlamasıyla lavlar altında kalan Pompei Antik Kenti’ni andıran biçimde bir keşif yapıldığı belirtildi. Metro şantiyesinde, yerin 9 metre altında M.S. 2 ila 3. yüzyıl arasında bir dönemden olduğu anlaşılan iyi korunmuş ahşap bir zemin, ahşap mobilyalar, mozaikler ve bir köpeğe ait olduğu düşünülen kalıntılara rastlandı.

romada-metro-insaati-calismalarinda-1800-yillik-kalintilar-bulundu-2

 

İnşaat çalışmalarının hemen durdurulduğu bölgede kalıntılar üzerinde inceleme yapan Roma Arkeolojik Alanlar Denetim Amiri Franco Prosperetti, “C hattının inşaatı olmasaydı belki de böyle bir keşif hiç yapılmayacaktı” dedi.

Bölgede çıkan yangının hayatı durdurduğunu anladıklarını belirten Prosperetti, bulunanlar arasındaki iskeletin de söz konusu yangından kaçmaya çalışırken sıkışıp kalan bir köpeğe ait olduğunu söyledi.

romada-metro-insaati-calismalarinda-1800-yillik-kalintilar-bulundu

Kalıntıları inceleyen arkeologlardan Simona Morretta da “O dönemden kalma ahşabın bu şekilde korunmuş kalması çok zor. Burada çıkan yangının bu objeleri kömürleştirdiğini ve nemli hava sayesinde objelerin toprak altında korunarak bugüne kadar geldiğini görüyoruz. Şimdi bu objelerin dizimi üzerinde çalışıyoruz. Buradaki metro istasyonunun açılışı 2021’i bulabilir” diye konuştu.

Roma Belediye Başkanı Virginia Raggi, sosyal paylaşım hesabından yaptığı paylaşımda, “Roma, şaşırtmaya devam ediyor. C metrosunun şantiyesinde son ihtişam: Geçmişten gelen büyük bir patlama” ifadesini kullandı.

26.06.2017 ntv.com.tr

0 313

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, dere yatağı üzerinde sel suları tarafından sürüklenen lahit kapağı bulundu.

ereglide-dere-yataginda-lahit-kapagi-bulundu

Ereğli’nin Cemaller Köyü ile Ballıca Köyü arasındaki Çavuşağzı mevkisine inen yol güzergahındaki dere yatağında bir lahit kapağı bulundu. Sel suları tarafından sürüklendiği düşünülen lahit kapağını vatandaşlar buldu ve yetkililere bilgi verdi.

27.06.2017 Ereğli Önder Gazetesi

0 1223

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Efes Antik Kentinde sünnet düğünü yapıldığına ilişkin haberler üzerine bir basın açıklaması yaptı.

efes-antik-kentindeki-organizasyon-nedeniyle-bakanlik-aciklama-yapti

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıklama metni şu şekilde;
“Bazı haber siteleri ile sosyal medyada Efes Antik Kentinde sünnet düğünü yapıldığına ilişkin haber, yorum ve fotoğraflar kullanılmıştır.

Efes Antik Kentinde kesinlikle sünnet töreni, düğün, nişan ve nikâh gibi törenler yapılmamaktadır.

Efes Antik Kent içerisinde; Büyük Tiyatroda Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile Odeon, Celsius Kütüphanesi, Liman Caddesi ve Liman Hamamlarında, Bakanlığımızın “Süreli Kullanım Yönergesi” kapsamında sınırlı kültürel ve turistik etkinliklere izin verilmektedir.

Bu etkinlikler, Antik Kent ziyarete kapandıktan sonra, saat 19.00 -23.00 arasında yapılabilmekte; ertesi sabah Antik Kent ziyarete açıldığında etkinliğin yapıldığı alan tamamen toparlanmış ve temizlenmiş olmaktadır. Etkinlik sırasında Müze görevlileri alanda bulunmaktadır. Etkinlik öncesi ilgili kişi veya kuruluşla protokol yapılmakta, etkinlik sırasında protokol hükümlerine uyulması görevlilerimiz tarafından tavizsiz şekilde takip edilmektedir.

Yapılan etkinlikler tamamen turizm ve tanıtma hedefli olup çoğunlukla gemi (kruvaziyer) ziyaretçileri için, turizm meslek kuruluşları, işletmeler, vakıflar, kamu kurum kuruluşlarınca, Efes’in, İzmir’in, ülkemizin tanıtımı için yapılmaktadır.

Etkinlikler genellikle klasik müzik dinletisi, kokteyl, yemek veya tiyatro oyunu olarak gerçekleşmektedir.

Yapılan etkinliklerle ilgili bu güne kadar turizm meslek kuruluşları, işletmeler, katılımcılar, ziyaretçiler daima olumlu görüş ve takdir bildirmişlerdir.

Haberde ve sosyal medyada paylaşımlarda kullanılan fotoğraflar 27.06.2017 tarihinde SEA SONG TOURS tarafından Celsus Kütüphanesi önünde Wind Star Curise Gemisi ziyaretçileri için düzenlenen yemeğe aittir. Şirket tarafından Bakanlığımızın ilgili birimi DÖSİMM’e tahsis ücreti ödenmiştir. Fotoğraflarda kütüphanenin önünde masaların ve sandalyelerin konulduğu zemin restorasyon çalışmalarından kalma, 1978 tarihli beton kaplamalıdır; etkinliklerin alandaki tarihî ve arkeolojik yapıya zarar vermeyecek konum, mesafe ve nitelikte olmasına en yüksek düzeyde dikkat edilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

0 143

Erzurum’da Fırat’ın kolu Karasu üzerinde bulunan ve 4. Murat’ın yaklaşık 400 yıl önce yaptırdığı defineciler tarafından delik deşik edilen Karaz Köprüsü onarıma alındı.

erzurumda-definecilerin-tahrip-ettigi-karaz-koprusu-onarima-alindi-1

Dördüncü Murat’ın 1635 yılında Revan seferine giderken yaptırdığı 8 kemerli, 35 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindeki Karaz Köprüsü, dedektörlü definecilerin kaçak kazıları ile harabeye döndü. Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı Kahramanlar Mahallesi’nin ulaşımını sağlayan taşköprü ve çevresinde, ayrıca definecilerin iş makineleri ile kazı yapmaları büyük tepki gördü.

8 kemerli köprünün yanında tarlası bulunan Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Birliği Başkanı Nazmi Ilıcalı’nın “Köprüler yapılırken, onarımları için bir ayağına bir miktar altın konulduğu yönünde efsaneler anlatılıyor. Yıllardan beri bu efsaneye inananlar, tarihi köprüleri, çeşmeleri delik deşik etti. Köprünün iki ayağında iş makineleri ile kazı yapılmış. Adam boyu çukurlar açılmış. Bunlara ‘dur’ diyecek kimse yok mu?” yakınması üzerine, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ulaşıma kapatılan tarihi köprüde restorasyon çalışmaları başlatıldı.

erzurumda-definecilerin-tahrip-ettigi-karaz-koprusu-onarima-alindi

İlk restorasyonda Karaz Höyük’ten çıkan taşlar kullanılmış
Yıllardan beri Karaz Köprüsü’nün tahrip edilişine üzülerek tanık olduğunu hatırlatan Nazmi Ilıcalı, köprünün adını yakınında bulunan Karaz Höyüğü’nden aldığını belirtti. Höyükte yapılan kazılar sırasında üzerinde çeşitli hayvan motifleri bulunan taşlar çıkarıldığını, daha sonra bu taşların köprünün onarımında kullanıldığına işaret eden Nazmi Ilıcalı, şunları söyledi: “Köprünün ilk onarımını yapan müteahhit, o höyükten çıkan üzerinde hayvan motifleri bulunan taşları kullandı. Hayvan motifli taşları görenler de bunları işaret sandı. ‘Köprüde altın var’ iddiaları üzerine defineciler Karaz’a hücum etti. Taşı sökerken altın çıkacağını düşündüler ama hiç bir şey çıkmadı. Köprü de harabeye döndü. Yapılan haberlerden sonra Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bu köprü ihale edildi. Bölgede aynı mimariye sahip toplam üç köprü onarıma alındı. Köprünün onarım çalışmaları 3 yıl içinde tamamlanacak. İnşallah bu köprü aslına uygun olarak yeniden onarılır. Karaz Köprüsü de hayata tutunmuş olur. “

26.08.2017 haberler.com

0 506

Adıyaman’ın Besni ilçesinde bulunan M.S. 5. yüzyıla ait dört metre uzunluğunda mozaik tabanın üstünde yer alan yazı çözümlendi. Mozaikte “Bu en kutsal günlerde ve Aziz Marana huzurunda, kutsal bir kilise bu topraklarda yükseldi. Aziz Marana’nın gayretleriyle” yazıyor.

adiyamandaki-tarlada-bulunan-mozaikteki-yazit-cozumlendi-1

Geçtiğimiz günlerde Besni ilçesine bağlı Sugözü mahallesinde tarlasını süren çiftçi, 1500 yıllık dört metre uzunluğunda üzerinde yazı yer alan mozaik taban buldu. Mozaikte ne yazdığı merak konusu olmuştu.

Grek yazıtlar alanında uzman olan Atina Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sophia Aneziri, mozaikteki yazıyı çözümledi. Aneziri göre “Bu en kutsal günlerde ve Aziz Marana huzurunda, kutsal bir kilise bu topraklarda yükseldi. Aziz Marana’nın gayretleriyle” yazıyor. Prof. Dr. Aneziri, yazıda adı geçen Marana’yı, bölgenin yerli piskoposu olarak yorumladı ve yazıtın da Marana tarafından, burada kutsal bir mekânın olduğunu ortaya koymak amacıyla yazıldığını dile getirdi.

adiyamandaki-tarlada-bulunan-mozaikteki-yazit-cozumlendi

“Jüstinyen Dönemi”
Arkeolog Nezih Başgelen ise yazıtların 5. yüzyılda Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Jüstinyen (M.S. 482-565) döneminden kaldığını söyledi. Başgelen, yazıtın dini bir mâni olabileceği yorumunu yaptı. Başgelen, “Yazıt bir kilisenin tavanı, tabanı ya da duvarında yer alıyor. Komagene Krallığı’nın bölgede hüküm sürmeye başlamasının ardından Adıyaman bölgesi önem kazanmış. Daha sonra bölge Romalılar tarafından işgal edilmiş. Art arda bulunan mozaikler, bunun kanıtı zaten. Son bulunan mozaik, Jüstinyen döneminde Maranas adlı bir kişi tarafından yazılmış.”

28.06.2017 Haber Türk Haber: Melis İnce

0 199

 

Muğla’nın Yatağan İlçesi’nde kömür ocağı çalışmaları sırasında antik döneme ait çocuklar için yapılmış mezarlık ortaya çıktı.  Mezarlardan bazılarının iş makineleri yüzünden hasar gördüğü tespit edildi.

yataganda-komur-ocagi-calismalarinda-tarihi-mezarlar-yok-edildi-2

Yatağan Turgut Mahallesi yakınlarında bulunan kömür ocakları, on binlerce zeytini olduğu kadar tarihi de yok etmeye devam ediyor. Mahallenin zeytinliklerinin bulunduğu alanda genişleme faaliyetlerini sürdüren kömür ocağının çalışmaları sırasında çok sayıda küçük çocuk mezarı ortaya çıktı. Mezarlardan birisi iş makinesi tarafından kırılırken kalan mezarların incelenmesi için civardaki çalışmalar durduruldu. Bölgede çok sayıda çocuk mezarı bulunduğu dile getiriliyor.

yataganda-komur-ocagi-calismalarinda-tarihi-mezarlar-yok-edildi-1

‘Müze Müdürlüğü’nü Uyarmıştık’
Turgut Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Kazım Erol, çocuk mezarlarının tespit edildiği bölgenin Lagina Antik Kenti’ne bir-iki kilometre uzaklıkta olduğunu belirterek “Yerel dilde Çapalıbağ deriz biz o bölgeye. Bu bölgede antik zamana ait olduğunu sandığımız duvar kalıntıları ve su kuyusu vardı. Bunların video ve fotoğraf çekimlerini yaptık bir-iki ay önce ama şimdi onların hiçbirisi kalmamış. Kepçeler yıkıp geçmiş. Ayrıca daha önce kömür madencilerinin yaptığı çalışmalar sırasında çok sayıda antik değer taşıyan sütun ve taşın traktörlere yüklenerek götürüldüğüne şahit olanlar var. Müze müdürlüğüne burasının özelliklerini anlatıp kömür madencileri alana girmeden önce bölgenin incelenmesi, tarihsel buluntuların ortaya çıkarılmasını istediğimizde bize ‘Arkeologlarımız alanda çalışıyorlar. Bizim kontrolümüz altında her şey’ yanıtını veriyorlardı. Şimdi bu çocuk mezarları ortaya çıktı. Belki bir kırım, belki de salgın hastalıktan ölen çocuklar gömülmüş muhtemelen buraya ve kaç tane çocuk mezarı var hala bilemiyoruz. Öbek öbek, değişik alanlarda çocuk mezarları ortaya çıkmaya devam ediyor. Çalışmalar şu an için durmuş durumda” dedi.

yataganda-komur-ocagi-calismalarinda-tarihi-mezarlar-yok-edildi

26.06.2017 Evrensel