Yeşilova Höyüğü’nde 8000 Yıllık Ayı Heykelciği Bulundu

1915

İzmir’in Bornova ilçesindeki Yeşilova Höyüğü’nde Neolitik Çağ’a ait 8000 yıllık ayı heykelciği bulundu.

İzmir’in en eski yerleşim alanı olarak bilinen ve tarihi 8500 yıl önceye uzanan Yeşilova Höyüğü’nde yaz dönemi kazıları kapsamında Neolitik Çağ’daki yaşamı yansıtan önemli buluntulara rastlandı.

“Binlerce yıl önceki yaşama ilişkin ipuçları elde ettik”
Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz dönemi sonuna kadar 200’den fazla buluntu çıkardıklarını, çok değerli buluntular arasında bölgede binlerce yıl önceki yaşama ilişkin ipuçları elde ettiklerini belirtti.

Buluntular arasında en çok ilgi çekenlerden birinin yaklaşık 5 santim boyundaki pişirilmiş topraktan yapılma ve günümüzden 8000 yıl öncesine tarihlenen ayı heykelciği olduğunu söyleyen Derin, “İzmir ve civarında yapılan kazılarda panterin, Anadolu parsının önemli bir hayvan figürü olarak yer aldığını görmüştük. Çatalhöyük kazılarında ise ayı figürüne rastlanmıştı. Anadolu’da bu dönemde hayvanlara olan ilgi çok fazla. Kimi zaman korku, kimi zaman da kutsallık içeren bağlantı var. Yeşilova Höyüğü’nde bulduğumuz küçük ayı heykelciği de bunu gösteren en eski örneklerden biri.” dedi.

Derin, eşine çok nadir rastlanabilecek 8000 yıllık ayı heykelciğinin çocuklara yabanıl hayatı sevdirmek amacıyla “oyuncak” olarak kullanıldığını düşündüklerini bildirdi.

Serçe formunda biberon
Derin, aynı kazılar kapsamında Yassıtepe Höyüğü’nde Tunç Çağı’na ait 5000 yıllık serçe formundaki gagalı testi çıkarıldığını, bunun bebeklerin beslenmesinde kullanılmış olabileceğini söyledi. Dönem itibarıyla hayvan ve insan yaşamının çok iç içe olduğuna dikkati çeken Derin, “Küçük bir serçe kuşu gibi yapılmış gaga ağızlı testicik 5000 yıl önce bebeklere su ya da süt vermek için kullanılmış olabilir. Hani çocuklara süt içirmek için anneler ‘bak kuş geliyor’ derler ya belki de bu binlerce yıl önceden gelen bir ifade.” diye konuştu.

Binlerce yıllık ayı dişi ve ev heykeli
Neolitik Çağ’a ait bir başka buluntunun da küçük bir ev heykeli olduğunu, 8000 yıllık buluntunun dönemin mimarisi hakkında bilgi verdiğini dile getiren Derin, şu değerlendirmede bulundu: “Bu küçük heykel Ege’nin bir evi. Kutsal bir ev gibi. Evin bir köşesine konulmuş, tapınım görmüş, bereket ve doğurganlığı yansıtmış bir eser. O dönemin mimarı deneysel olarak bu çalışmayı yapmış ve günümüze miras bırakmış. Çünkü çatısı düz değil, eğimli ve bu da yağmurdan zarar görmemesi için yapıldığını anlatıyor. Daha önce Batı Anadolu’daki Yunan tapınakları gibi yapılmış. İçindeki küçük boşluğa da bereket getirmesi için hububat konulmuş olabilir.”

Derin, Yassıtepe’de gerçek bir ayının 10-12 santimlik ön parçalayıcı dişini de kazılar sırasında çıkardıklarını belirterek, ölmüş ya da avlanmış bir ayıya ait buluntunun güç göstergesi için takı olarak kullanılmış olduğunu düşündüklerini kaydetti.

22.10.2017 Anadolu Ajansı