Göbeklitepe’deki Kaya Tapınağı’nın Çevresine Beton Döküldüğü İddia Edildi

4496

Arkeolog Çiğdem Köksal-Schmidt, Göbekli Tepe yer alan arkeolojik alana beton döküldüğünü söyleyerek konu ile ilgili fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaştı.

Göbeklitepe’nin 2014 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat eden kazı başkanı Klaus Schmidt’in eşi Çiğdem Köksal-Schmidt, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Göbekli Tepe’de yer alan Kaya Tapınağı’nın çevresine beton döküldüğünü söyledi.

Çiğdem Köksal-Schmidt’in sosyal medyadan yaptığı açıklama ise şu şekilde:
Benden başka kimsenin canı acımıyor mu? Burası Göbekli Tepe . Taze beton dökülen alanın yanıbaşında görülen F yapısı (Kaya tapınağı) adını verdiğimiz alan, üzerinde iş makinalarının eze eze bitiremediği alan da hemen bu neolitik döneme ait mimari kalıntıların üç metre ilerisinde, orada yüzeyde bir şey görmeyince altında da bir şey yok sanıyorlar ama orada da 15 cm. derinlikte anakaya üzerinde neolitik döneme ait izler var. 2013 yılında başlayan ahşap yürüme yolu projesinin bir kısmını sökmüşler, neden, başka bir güzergah saptamışlarmış. Yeni saptanan güzergah tam da Klaus’un ziyaretçi yoğunluğu yönelmesin diye ferah tuttuğu bir alanda. Eski tren yollarından kalma ahşaplarla yürüme yolunu aşağıdaki ziyaretçi merkezinin oraya kadar kesintisiz yapacağız, SİT alanına kesinlikle beton dökmeyiz, asfalt yapmayız demişlerdi Klaus hayatta iken. Onun yapılmasını istemediği, Göbekli Tepe’yi tahrip edeceğini bildiği her şeyi koştura koştura yapıyorlar. Bu sabah Göbekli Tepe’yi ziyaret ettiğimde nasıl hızlı bir tahribat vardı anlatamıyorum. Ben tahribat diyorum, onlar Doğuş yol yapıyor, proje böyle diyorlar. Bir tane arkeolog, Bakanlık Temsilcisi, Müze görevlisi yok alanda. Bir arkeolog neredeyse çevre gezisi yaparken bile ancak Bakanlık Temsilcisi ile hareket edebilirken, ihale alan inşaat şirketlerine SİT alanlarında süresiz dolaşım ve ne istersen onu yap izni mi veriliyor?

Köksal-Schmidt, son paylaşımında ise F yapısı (Kaya Tapınağı) alanın fotoğrafını paylaşarak “Özlemimiz, önceliğimiz, koruma arzumuz bu görüntü için olmalıydı…” dedi.

Özlemimiz, önceliğimiz, koruma arzumuz bu görüntü için olmalıydı… Plansız programsız keyfi uygulamalardan bahsediyorum, yazıktır diyorum hala benim paylaşımımı bana karşı kullanıp bana saldırıyorlar. Beton dökülmeden önce altına bir şey serilmiş onun için tahribat yokmuş. Göz kararı ile şuraya da şunu yapalım yapbozunu Göbekli Tepe den uzak tutmaya çalışan kimse yok. Herkes yapılanı savunmakla ve hayır diyeni linç etmekle meşgul. Güya arkeoloji haberleri veren bir site bile kendini zorlaya zorlaya haber yapmış ve Çiğdem Köksal-Schmidt beton döküldüğünü iddia etti, daha önce de iddialarda bulunmuştu yazmış. Ben gördüğümü belgeleyip yazdım, iddia falan etmedim. Birisi de gitsin kendisi incelesin, sonra Koruma Kurulu’ na, Alman Arkeoloji Enstitüsüne, kazı ekibi’ bilimsel danışma kurulu’ nda yer alan üç hocaya, UNESCO komisyonlarına sorsun hangi plan çerçevesinde yapılıyor bu çalışmalar, Kurul’dan nasıl geçti. SIT alanı içersinde yapılaşmayı ve yoğunluk yaratacak her türlü üniteyi asgariye indirmek için SIT in hemen dışında ziyaretçi merkezi yapılmışken, niye buraya da betondan, kesme taştan yeni platformlar yapmalar, masalar yerleştirmeler. Doğuş Holding in planladığı açılış partisi için Güney Afrika’ dan getireceği dansçılar için mi bu hazırlık. Birisi de Doğuş Holding ile Kültür Bakanlığı arasındaki anlaşmayı sorsa, incelese. Bir arkeolojik araştırmanın yayın ve araştırma hakları orada çalışmayı yapan kişiye verilir. Klaus’ un aramızdan ayrılmasının hemen ardından Göbekli Tepe’nin tüm pazarlama ve tanıtım haklarını Doğuş’ a veren bir anlaşma varmış. Pazarlama ve Göbekli Tepe kavramlarını yan yana getiren ve başka örneği olmayan bu anlaşmayı irdeleyen olacak mı bir gün? #GöbekliTepe

Çiğdem Köksal-Schmidt (@cigdemkoeksalschmidt)’in paylaştığı bir gönderi ()